En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

DTP kavgası



DTP'nin yaptıklarını onaylayan yok. Bazı DTP milletvekillerinin ileri geri konuşmaları her partiden tepki çekiyor. DTP'nin bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koyamaması aklı başında herkesin canını sıkıyor. Şiddeti kesin dille reddetmemesi, tüm çağrılara rağmen terörü kınayamaması DTP'yi olağan siyasi parti görünümünden hızla uzaklaştırırken, terör örgütüne yaklaştırıyor.
DTP büyük yanlış içinde, bu konuda farklı düşünen neredeyse yok. Ancak bunun bedeli ne olmalı? Tartışılan bu. Partinin kapatılması çözüm mü? Daha önce defalarca denendi, DTP'nin geçmişteki izdüşümü olan partiler birer birer kapandı. Yerine yenisi kuruldu. Kapatma sonuç vermedi. Yeni parti kaldığı yerden yoluna devam etti. Türkiye parti kapatma konusunda mahir, engin deneyime sahip. Sağdan soldan kapatılan parti sayısı çok fazla. İsterse yine kapatır.

Neticeleri ortada, kapatmak çare olmadı. 'DTP'yi kapatarak, siyasetin dışına itmek bölücü terör örgütünün ekmeğine yağ sürer' tezi yabana atılmamalı. Negatif siyasetin buradan beslendiği ortada. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın DTP kapatılırsa ertesi gün uzantısı olacak bir başka parti çıkacak karşımıza. Ve Türkiye uluslararası arenada 'parti kapatan ülke' olarak haksız eleştirilerin odağına yerleşecek. Haklı olduğu bir konuda haksız duruma düşecek.

Oysa terörle mücadele konusunda son dönemde epey mesafe aldık. Bugün Batılı ülkeler terör konusunda Türkiye'ye yakın noktada duruyor. ABD ve AB'deki birçok ülke 'sınır ötesi harekâtı' bile anlayışla karşılama eğiliminde. Biliyorum, kapatma uzun bir süreç, dava daha yeni açıldı; ancak DTP'nin kapısına kilit vurulması Türkiye'nin lehine esen rüzgârları tersine çevirebilir, bu olumlu havayı bozabilir.

DTP kavgası dün Meclis'e de yansıdı. TBMM'de AK Parti ve MHP'nin grup toplantısı vardı, Erdoğan ve Bahçeli gündemi değerlendirirken birbirlerine 'DTP salvoları' gönderdi. Her iki parti siyasi pozisyon olarak çok farklı yerde duruyor. DTP konusunda MHP'nin çizgisi çok sert. İlk günkü tokalaşmanın etkisi çok kısa sürdü. AK Parti ise daha yumuşak, mutedil siyaset üretmeye çalışıyor. Sistemin dengelerini bozacak davranışlardan özellikle kaçınıyor. MHP, bölücü terör örgütünün uzantısı olarak gördüğü DTP'nin derhal kapatılmasından yana. AK Parti, DTP'nin politikalarını ağır dille eleştirmesine rağmen parti kapatmanın çözüm olmadığını ve bunun demokratik sürece zarar vereceğini savunuyor.

Şu an DTP siyasetin en sıcak gündemi. Siyasetin mekânlarında 'kapatılma davası' konuşuluyor. MHP ve AK Parti'de karşılığını bulan egemen iki çizgi söz konusu: İlki DTP'yi şiddetten uzak tutarak olağan siyasetin içine çekmek, diğeri siyasetin dışına itmek. Dün Erdoğan ve Bahçeli Meclis'te milletvekillerine bu konudaki görüşlerini anlatırken ortaya kendiliğinden bu kapışma tablosu çıktı. Başbakan, 'Ayrımcılığın, dışlayıcılığın, yargısız infazın, siyaseten lincin bizim kitabımızda yeri yok.' dedi. Buna karşılık MHP Lideri'nin şu cümlesi dikkat çekti: 'TBMM'nin linç vasıtası olmayacağını, bunun hukuk devletinin temel ilkeleriyle çatışacağını söyleyenler, PKK'nın maşalarını korumaya kararlı olduklarını ortaya koyuyorlar'.

AK Parti ve MHP'nin DTP konusunda karşı karşıya gelmesi iktidar ve muhalefet olmanın doğal sonucu değil, temsilcisi oldukları siyasi çizgilerinin gereği. Onun için farklı duruşlarını olağan karşılamak lazım. Sadece kapatma davası yüzünden değil, genel siyaset açısından da DTP odaklı tartışmaların uzun süre daha siyasetin gündeminde kalacağı anlaşılıyor.

zaman



Bu yazı 564 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,125 µs