En Sıcak Konular

Ferai Tınç


Ferai Tınç
0 0 0000

Annapolis neden dönüm noktası



ÇANKAYA’daki yemekten önce İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, masalara Türkçe çevirisi dağıtılan konuşmasını bir kenara bıraktı, "Kalbimden gelenleri söylemek istiyorum" diyerek içinden geldiği gibi konuşmaya başladı.

"Türkiye, daha önce öngörülmeyen bir şekilde çok önemli bir rol oynamaktadır. İslamiyetin geleceğe dönük yüzünü Türkiye temsil etmektedir. Türkiye, İslamiyetin derinliklerini taşıyan bir ülke olarak bugün halklar ve dinler arasında barış olabileceğini gösteriyor. Türkiye, tarihte yeni bir sayfa açıyor, bir yandan umut meşalesini taşırken, öte yandan beraberlik ateşini yakıyor."

Yaşayan devlet adamları arasında entelektüel derinliğine en fazla hayranlık duyduğum politikacı olan Peres, ertesi gün Meclis’teki konuşmasında da "Barış geçici bir menfaat değildir. Savaş gibi tek taraflı olamaz, umut gibi çok taraflı olmalıdır" diyordu.

* *Ê*

FİLİSTİN ve İsrail liderlerinin Ankara’daki buluşması, Meclis’te yaptıkları konuşmalar, bazıları tarafından Türkiye’ye aşırı bir önem atfeden biçimde yorumlanırken, kimileri de aşırı küçümsediler.

Gerçek ise her zaman olduğu gibi yine ikisinin ortasında.

Annapolis Zirvesi öncesindeki bu buluşma ve bunun Türkiye’de gerçekleşmiş olması, Ortadoğu’da sadece bölge içi aktörlerin değil ABD gibi bölge dışı aktörlerin de Türkiye’den beklentilerinin olduğunu gösteriyor.

Türkiye bu beklentilere yanıt veriyor mu? Evet. Büyük ölçüde veriyor.

Belki inisiyatif ortaya koyup, bunu sonuca ulaştıracak bir rol değil bu.

Ben yardım etmesem haliniz harap olur dedirtecek bir konum da değil.

Herkesle iyi geçinmeyi temel alan bu siyaset çizgisi, Türkiye’yi başkaları tarafından çizilen siyasi yol haritalarının uygulanabilmesi için yardımı istenecek bir ülke haline getiriyor.

Annapolis toplantısı öncesinde, ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın defalarca, konferansın başarıya ulaşması için uluslararası desteğin öneminden söz etmesi göz önüne alındığında, Türkiye’nin rolünün önemi daha iyi kavranıyor.

Bu ay sonu, Annapolis Konferansı’nda dört yıldan beri kapalı duran bir defterin, Ortadoğu barış sürecinin kapağı aralanacak. Bu küçük adımın, desteğe ihtiyacı ise çok büyük.

* * *

TOPLANTIYA davet edileceklerin listesi önümüzdeki hafta açıklanacak. Türkiye, büyük bir olasılıkla bu listede yer alacak. Arap Birliği ülkeleri, İsrail ve Filistin’in yanı sıra Suriye’nin katılıp katılmayacağı henüz belli değil. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, "Golan’ı görüşmedikten sonra oraya gitmemizin anlamı yok" demişti ama durum önümüzdeki hafta kesinleşecek.

Bu toplantının gündemi de henüz net değil. Ortak bildiri çalışmaları ekimden beri sürüyor. Filistinliler, barış görüşmelerine hemen bu toplantıdan sonra başlanması için ısrarlılar. Bu yeni süreçte, ABD Başkanı Bush’un 2002’de iki devletli çözümü önerdiği "Yol haritası" ve Arap Birliği’nin, Golan’dan çekilmesi karşılığında İsrail’in, Birliğe üye tüm Arap ülkeleri tarafından tanınmasını öngören "Barış Planı" temel alınacak.

Bu toplantı ile ABD Irak öncelikli politikasından Ortadoğu sorununun çözümüne dönüyor.

Bu süreçte herkesin desteğine ihtiyaç var. Avrupa Birliği ülkeleri dışişleri bakanları pazartesi günü konuyu görüşmek üzere toplanıyorlar.

Annapolis Konferansı tam bir bıçak sırtı. Radikalliğe karşı ılımlı siyasetin zafer kazanması için belki de son bir fırsat.

Bu toplantı başarılı olmazsa ne Batı Şeria’da barışın, ne de Mahmud Abbas’ın geleceği olur.

Ortadoğu’da silah ve savaşla çözüm dayatanların borusu her taraftan duyulmaya başlar.

hürriyet



Bu yazı 300 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Kasım 2010 Talabani'nin resti
    • 2 Ağustos 2010 Ortadoğu’da gerilim yüksek
    • 21 Mayıs 2010 Acem oyunu
    • 14 Eylül 2009 12 Eylül ne zamana kadar?
    • 7 Ağustos 2009 Mahmur Kampı neden önemli
    • 10 Mayıs 2009 Anneler en çok barış istiyor
    • 2 Ocak 2009 Geçen yılın iki olayını birinci seçtim
    • 13 Ekim 2008 İlerleme raporunun pazarlama stratejisi belli oldu
    • 11 Ağustos 2008 Gürcü lideri kim itti?
    • 10 Ağustos 2008 Kafkasya’da süper güç rekabeti
    • 4 Ağustos 2008 Kerkük krizi tırmanıyor
    • 26 Mayıs 2008 Fransa’nın eski başbakanı, Sarkozy’ye aldırmayın diyor
    • 25 Nisan 2008 Ortadoğu barışı ve Golan
    • 7 Nisan 2008 Zirvelerin ardından
    • 17 Mart 2008 Dış politikada baskı dönemi başlarken
    • 14 Mart 2008 Açlığın yeni yüzü ve füze kalkanı
    • 25 Şubat 2008 Kıbrıs’ta nerede kalmıştık?
    • 18 Şubat 2008 Kontrollü bağımsızlık
    • 25 Ocak 2008 Ege’de yeni sayfanın manşeti ’cesaret’
    • 21 Ocak 2008 Soğuk savaş üslubu geri dönerken

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,302 µs