En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

Baykal’ın danışmanı kim?



CHP lideri Deniz Baykal’ın dün sabah gazete manşetlerine yansıyan ve öğleden sonra basın mensuplarının karşısına geçerek detaylandırdığı açıklamaları Türk siyasetini yakından izleyenler için aslında heyecan verici. Sadece heyecan verici değil, Baykal’ın açıklamalarını ‘tarihi’ bulduğumu hemen belirtmeliyim.

Bu yüzden dün iyibilgi’de Baykal’ın açıklamalarına geniş bir yer ayırdık. Farklı noktalardan yeni açılımı irdeledik. ‘Kuzey Irak ikinci yavru vatan mı olacak’ diye sorduk. Hasan Celal Güzel ile ‘Baykal’ın neden bir gecede değiştiğini’ konuştuk.

Baykal’ın açıklamaları önemliydi… Çünkü yeni açılımın özeti ‘yumuşak güç’tür. Düşmanlıkları eriten, ekonomik ilişki kuran, bölge halklarını gönüllü olarak Türkiye’ye bağlayan bir yaklaşım bu. Aslına bakılırsa iddiası olan tüm ülkelerin uygulayageldikleri bir yöntem. ABD bu yöntemden vazgeçince Irak’ta nelerle karşılaştığını, Orta Doğu’da yaptırım gücünü nasıl kaybettiğini gördük.

*  *  *

Aslına bakılırsa Baykal’ın açıklamaları ile ilgili dün yazacaktım. Ancak bekledim… O açıklamaların nasıl tepki doğuracağını gözlemlemek istedim. Anladığım kadarıyla gazeteciler Baykal’ın açıklamasına hak ettiği önemi vermiyor. Oysa bana göre dün Türkiye tarihi bir gün yaşadı.

Evet, Baykal daha önce de ‘Anadolu solu’, Edebali, Mevlana gibi çıkışlarla gündeme gelmiş ardından yıllardır uyguladığı sert politikalara geri dönmüştü. Yani Baykal ne kadar güvenilir, bu soru işareti. Gazetecilerin ve köşe yazarlarının ilgisizliği bununla da açıklanabilir. Ancak genel konjonktür düşünüldüğünde Baykal’ın bu sözlerinden pek de geri döneceği söylenemez. Çünkü Kuzey Irak ile ilgili sürpriz açılım Baykal’ın ortaya koyduğu bir tasarı değil. Baykal öncülük yapmıyor bu noktada. Usta politikacı gelişmelere ayak uyduruyor ve yelkenlerini yeni rüzgarla dolduruyor.

*  *  *

Uzun bir süredir esen bir rüzgar bu… Ancak son bir yılda resmiyet kazanıyor. Baykal’ın yelkenlerini doldurduğu rüzgar ilk olarak uzmanlarca tartışma programlarında estirilmişti.

Söylenen şuydu: Hemen yanıbaşımızda kendimize düşman bir halk yaratmayalım. Ekonomik, sosyal ve diplomatik adımlarla o toplumları kendimize bağlayalım. Bizden korkmasınlar, bize sevgi bağıyla bağlansınlar. Yani sert güç kullanmayalım. Yumuşak güç kullanalım…

Elbette Türkiye uzun yıllardır terörle mücadele ediyor. Terörün kaynağı da otorite eksikliği olan o bölge olduğu için sert güç-yumuşak güç ayrımı ortadan kalkıyor. Bir şekilde terörle mücadele için askeri gücünüzü devreye sokuyorsunuz. Canınızı yakan terör saldırılarına o bölge yönetiminden de üstü örtülü destek gelince elinizdeki araçların hareket imkanı kalmıyor. Yani size düşmanlık yapana el uzatamıyorsunuz.

Ancak tam da Baykal’ın söylediği gibi… Şu anda konjonktür gerçekten farklı… Teröristle mücadeleyi askeri alanda sürdürürken, terörle mücadelede yumuşak güç kullanma önerisi Baykal’dan gelen. Tıpkı MİT müsteşarı Emre Taner’in yılbaşında yaptığı o önemli açıklama gibi…

Emre Taner’in ‘inisiyatif almalıyız’ çağrısını ben özellikle ‘Kuzey Irak ile ilgili kapsamlı proje geliştirmeliyiz’ çağrısı olarak okumuştum. Taner bölgede çok hızlı değişimler yaşandığını, Türkiye’nin bu değişimlere ayak uydurmada geç kaldığını ima ediyordu. Taner’in açıklamasından sonra da Sönmez Köksal, Cevat Öneş gibi emekli MİT mensupları özellikle Kuzey Irak ile ilgili konuştu. Yani mesele resmileşiyordu.

Son olarak ‘inisiyatif alalım’ açıklamalarına emekli Genel Kurmay Başkanlarının geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalar eklendi. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu meseleye yaklaşımının sorunlu olduğunun altı çizildi bu açıklamalarda.

Bu açıklamaların üstüne bir de Prof. Dr. Mahir Kaynak’ın şu tespitini eklemeliyiz elbette. Kaynak uzun bir süredir şunu söylüyor: "ABD, Türkiye’den Kuzey Irak’ı kontrol etmesini, onu koltuğunun altına almasını, ‘arka bahçesi’ olarak görmesi gerektiğini, ilişkilerini geliştirmesini istiyor. Bu Türkiye’nin de çıkarına…"

İşte Baykal’ın açılımı, bana göre, bu zincirin son halkası. Bu yüzden tarihi bir açıklama… Çünkü Baykal basit bir siyasi partinin lideri değil. Usta politikacı anamuhalefet partisi CHP’nin lideri. ‘Cumhuriyet’i kuran’ partinin…

*  *  *

Bu arada Baykal’ı dinlerken aklıma ‘komşularla sıfır sorun’ politikası geldi. Çünkü Baykal’ın yaklaşımının temelinde de bu politika yatıyor. Bu yüzden Baykal’ın açıklamalarını irdelerken bir isme de haksızlık yapılmaması gerektiğini düşündüm. Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na… Eğer CHP liderinin sözlerini ‘Türkiye’nin bölgesinde etkili olmasını sağlayacak bir adım’ olarak değerlendiriyorsanız, eğer Baykal’ın sözlerinde ‘ancak tecrübeli devletlerin kurgulayacağı uzun vadeli politikaların izi’ni buluyorsanız, siz de benim gibi Davutoğlu’na haksızlık etmeyin derim. Çünkü Davutoğlu uzun bir süredir tüm Ortadoğu’yu kapsayacak şekilde bu politikayı izliyor ve başarısız olduğunu söylemek şimdilik mümkün değil.



Bu yazı 2,310 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,799 µs