En Sıcak Konular

Abdülhamit Bilici


Abdülhamit Bilici
0 0 0000

Tehlikeli sorular



Bugünlerde kiminle konuşsanız, son günlerde tırmanan olaylarının perde arkasında ne olduğu sorusuyla karşılaşıyorsunuz. Her yerde kaygı ve öfke havası var.
Kafalar, cevabı sisli yüzlerce soru ile zonkluyor. İnsanlar haklı olarak merak ediyor: Türkiye'nin daha fazla demokratikleşmesi, Avrupa Birliği sürecinin de katkısıyla önemli reformların yapılması, refahın artması etnik ve dinî kökeni ne olursa olsun herkesi memnun etmesi beklenirken, neden böyle bir reaksiyon gösteriliyor?

Bölücü örgüte yakın bir siyaset izleyen çizginin temsilcileri 22 Temmuz'da Meclis'e girmiş olmasına rağmen neden PKK terörü tırmandırıyor? Acaba seçim sonuçlarını analiz eden örgüt, taban kaybettiğini fark ettiği için mi, bu gerilim siyasetine yöneliyor? Bu sürecin sonunda, bölge halkını yine devletten uzaklaştıracak OHAL'in geri getirilmesi mi amaçlanmaktadır? Yoksa bu olaylar, terör örgütü içinde siyasî ve barışçıl çözüm yanlıları (ova) ile şiddet yanlıları (dağ) arasındaki rekabetin bir sonucu mudur? Ya da hadisenin özünde, örgüt içinde İran'a karşı kullanılmaya hazır Amerikancı kanat ile Rus eksenine daha yakın, Amerikan karşıtı taraf arasındaki rekabet mi bulunuyor? Her türlü ayak oyununa rağmen AK Parti'nin Türkiye genelinde elde ettiği büyük seçim zaferine ilaveten cumhurbaşkanlığı makamına da aynı partiden önemli bir ismin oturması ile tırmanan terör arasında bir münasebet var mıdır? Sivil anayasa ve köklü demokratik reformlardan rahatsız olan çevrelerin son hadiselerdeki rolü nedir? Artan terör olayları nedeniyle bu konuların aniden gündemden düşmesi tesadüf müdür? Bu büyük çaplı ve tahrikkâr saldırılarla toplumu sokağa dökmek isteyen güçler neyi amaçlıyor? Defalarca, toplumu suni gerilimlere yönelterek, çıkan kaosu anti-demokratik emellerine gerekçe yapanlar, bu kez de Türk-Kürt kavgası mı sahnelemek istemektedir? Yoksa bu olaylar, Hamas liderinin Türkiye'ye davet edilmesi, İran ve Suriye ile kurulan iyi ilişkilerden dolayı Türkiye'yi cezalandırmak isteyen çevrelerin bir planı mıdır? Ya da Türkiye'yi İran'a karşı muhtemel bir operasyona ikna etme çabası mıdır?

Yoksa tırmandırılan terörle, Türkiye dış ilişkiler denkleminde bir eksen değişikliğine mi zorlanmaktadır? Her bir şehit haberinin Türkiye'de ABD'ye duyulan öfkeyi ne kadar artırdığını bilen güçler, bu yolla Türkiye'nin Batı'dan kopararak, demokrasinin daha kolaylıkla rafa kaldırılabileceği Doğu'ya kaymasını mı istemektedir? Hatırlarsanız, eski MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç, Türkiye'nin Rusya-Çin-İran eksenine dönmesini önermiş; Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Washington'da temaslarda bulunurken Putin'in ABD'yi kıyasıya eleştiren Münih konuşması Genelkurmay'ın web sitesine konulmuştu. Bu siyasî ve stratejik soru listesi, bölgede yüz binlerce askerin yığınak yaptığı bir dönemde yüzlerce teröristin nasıl elini kolunu sallayarak dolaştığı; bir tavşanın hareketinin bile fark edilmesini sağlayan termal kameraların neden Dağlıca'da işe yaramadığı; bölgedeki bütün birlikler teyakkuzda olmasına rağmen helikopter desteğinin neden 2 saat sonra geldiği ve benzeri sorularla daha da uzatılabilir.

Bu soruların her biri ayrı ayrı ele alınabilir. Ancak burada sadece birine cevap olduğunu düşündüğüm bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Arap kamuoyu üzerinde oldukça etkin TV kanallarından El Arabiye'nin Türkiye temsilcisi Abdülhalim Gazali, PKK terörü ve muhtemel sınır ötesi operasyonun ele alındığı bir programda özetle şöyle diyordu: Bugün Ortadoğu'nun her köşesinde, Filistin'de, Suriye'de, Irak'ta, İran'da büyük yangınlar var. Son dönemde, Türkiye, bölgede adeta bir itfaiye gibi çalışıyordu. Bu yangınları söndürmeye, bölgede güven ve barışın tesisine gayret ediyordu. Bu çabaları sonucunda, hemen herkesin güvendiği bir aktör haline gelmişti. Yaşanan son olaylar bizi çok üzüyor. Çünkü bu olaylar, Türkiye'yi bölgeden ve burada oynadığı rolden koparıyor. Çünkü kendi yangınıyla uğraşmaktan dışarı bakamaz hale geliyor. Bilmem, bu sözler son hadiselerin perde arkasının anlaşılmasına birazcık yardımcı olur mu? Haftaya, Irak'ın komşuları, Güvenlik Konseyi ve G-8 üyeleri, Dışişleri bakanları düzeyinde Irak'ı konuşmak üzere İstanbul'a geliyor. Orada Irak'ın geleceği üzerine fikirler yarıştırılacak. Ama biz Irak'a yapacağımız operasyonla meşgulüz.

Zaman



Bu yazı 1,065 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Ankara'nın Suriye'ye bakışı
    • 1 Eylül 2012 İran'a Mursi tokadı!
    • 14 Ağustos 2012 Suriye kimin meselesi?
    • 7 Ağustos 2012 Başbakan da 'terörist' oldu!
    • 28 Temmuz 2012 Yüksek riskli Suriye politikası
    • 24 Temmuz 2012 Suriye nereye gidiyor?
    • 14 Temmuz 2012 "Derin devlet"
    • 10 Temmuz 2012 Türkiye'nin kaybettiği üç lüks
    • 3 Temmuz 2012 Ortadoğu için hangi Türkiye?
    • 26 Mayıs 2012 Gül'ü kaçıran Google aracı!
    • 21 Nisan 2012 Neden Batı Çalışma Grubu?
    • 13 Mart 2012 Abant'ın 4 mesajı!
    • 4 Şubat 2012 Araplar bilmez, biz biliriz!
    • 24 Ocak 2012 Obama'yı vur, İsrail'i koru!
    • 14 Ocak 2012 Silivri boşalsın, Türkiye rahatlasın!
    • 24 Aralık 2011 Fransa'ya en iyi cevap
    • 29 Ekim 2011 Keşke Başbakan da okusa!
    • 27 Kasım 2010 Psikolojik harekâta dikkat!
    • 30 Haziran 2010 AK parti'yi kaybetmenin sifreleri!
    • 28 Kasım 2009 Davutoğlu Yeni Osmanlıcı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,721 µs