En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

PKK'ya terörist diyen kaybeder!



Irak'ın üçe bölüneceğini ne zaman yazmıştım diye geriye doğru bir araştırma yaptım. İşgalden önce yazmaya başlamışım. İşgal sırasında ciddi iddialarla gündeme getirdim. O zamandan bu yana da planın aynen uygulandığını görüyorum. Hayret ve ibretle izliyorum. Koca koca adamlar, devleti yöneten, dünya kadar bilgiyi/istihbaratı elinde bulunduranlar, söz söyleme kudretine sahip olanlar bu süre içinde Irak'ın toprak bütünlüğünü garantiliyorlardı!

Nihayet resmileşti. Artık her şey ortada. Artık üç Irak var. Artık Türkiye bazı şeyleri bütün dehşetiyle düşünmek zorunda. Artık Türkiye için eskiye dönmeden ileri bakıp yeni kapılar açma zamanı.

ABD Senatosu'nun kabul ettiği Irak planı bölünmeyi, ülkenin üçe parçalanmasını öngörüyordu. Ve bu plan kabul edildi. Kabul edilen tasarıda, "ABD'nin, federal bir hükümet sistemi oluşturulmasına ve federal bölgelerin kurulmasına izin veren Irak Anayasası hükümleri çerçevesinde Irak'taki önemli gruplar arasında siyasi anlaşma sağlanmasını aktif şekilde desteklemesi" istendi. Planın tespitler bölümünde, "Kuzey Irak'taki üç vilayette Kürt bölgesel yönetiminin idari rolünün tanındığı ve Kürt bölgesinin genel olarak istikrarlı ve barış içinde olduğu" anlatıldı.

Yani fiili bölünme ortamı oluşturulmuştu, şimdi resmileşiyor. Bir süre sonra, bölgesel şartlar uygun olduğunda bu siyasi durum dünyaya kabul ettirilecek, Birleşmiş Milletlere üç yeni devlet katılmış olacak.

Buraya kadar şaşırtıcı bir durum yok. Ancak Türkiye'nin resmi tezlerini, politikalarını, doğru ya da yanlış, bugüne kadar savunduğu argümanları toprağa gömen gelişmeler bunlar. Bir büyük planlamanın sonucu olarak birer birer önüne geliyor.

Örnek mi? Önceki gün Irak İçişleri Bakanlığı ile Türkiye arasında terörle mücadele ve PKK konusunda müzakereler yapıldı. Anlaşma metnine göre, iki ülke PKK konusunda işbirliği yapacak, terörle mücadele çerçevesinde sıcak takip için Kuzey Irak'a girilebilecekti. Ancak Kürt yönetiminin baskısıyla Irak, sıcak takibe izin şartı getirdi. Bu izin hem Bağdat hem de K. Irak yönetiminden alınacak! Fiilen uygulanması mümkün olmayan bir durum çıktı ortaya.

Bağdat yönetimi ile Kuzey Irak arasındaki güç mücadelesini bir kez de böyle gördük. Kürt yönetimi, anlaşmaya, özellikle sıcak takibe şiddetli karşı çıktı. Kuzey Irak'taki Kürt Yönetimi'ne bağlı güçlerin sözcüsü Cebbar Yaver, "Anlaşmanın asılsız ve Türk medyasının propagandasından ibaret olduğunu" açıkladı ve "Irak, Kürdistan hükümetinin onayını almadan PKK konusunda Türkiye ile herhangi bir anlaşma imzalayamaz" dedi.

Daha önce de Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Irak Başbakanı'nın Ankara ziyareti sırasında varolan terörle mücadele mutabakatı çerçevesinde PKK'ya operasyona izin verilmeyeceğini, mutabakatın kabul edilmeyeceğini açıkça söylemişti.

Türkiye, İran, Suriye ve Bağdat yönetimi arasındaki bölgesel işbirliği, yakınlaşma arayışlarının önündeki en büyük engel ABD ve dolayısıyla K. Irak yönetimi. Bu yadırganacak bir durum değil. Bağdat ile K. Irak arasındaki güç dengesi, petrol ve askeri seçenekler çerçevesinde Kuzey Irak lehine ağır basıyor.

Şimdi bir resim çizelim:

PKK'ya ABD silahları veriliyor. PJAK'ı kuran ve kullanan ABD ve müttefikleri. Irak üçe bölünüyor. İran K. Irak'ta kendi başına operasyonlar yapıyor, durum gerginleşiyor.

Türkiye'nin terör kaygısı giderilmiyor. ABD, birkaç yıldır Türkiye ile oyun oynuyor. Washington'un güçlüleri petrol için K. Irak'a yerleşiyor. Türkiye'nin tezlerini sadece İran ve Suriye dinliyor.

Nicolas Burns, dosyalarla dolu bir çanta ile Ankara'ya geliyor. İran var, petrol var, PKK var, K. Irak var.. Ama genel af da var. Terörle mücadele konsepti çerçevesinde Türkiye'nin ABD ve Irak'la bir sonuca gitme şansı yok artık, olmayacak da.

İddialı bir şey olacak ama.. ABD, Türkiye'yi hem K. Irak yönetimi hem de PKK ile masaya oturtacak. Bir pazarlık yapılacak. Çünkü PKK'ya terörist diyenlerin kaybettiği bir dönem bu.

Nasıl olacak, ne zaman olacak bilmiyorum ama bu yol açıldı. Karşılığında Türkiye'ye ne verirler bilmiyorum..

Türkiye direnirse, karşı koyarsa, uzlaşmazsa, hizaya gelmezse, bölgesel direnç merkezlerinin kaygılarını önemsemeye devam ederse ne olur?

Taksim'de bombalar patlar. Ankara'da bulunan yüzlerce kiloluk patlayıcı, o zaman bulunamaz ve patlar!

Ankara'ya, İstanbul'a ve memleketin muhtelif bölgelerine gönderilen yüzlerce kiloluk C-3 ve C-4'ler boşuna mı stoklanıyor. Yabancıların bu sevkıyatlarda nasıl rolü oluyor!

İnanın patlar! Allah korusun..

yenişafak



Bu yazı 517 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,846 µs