En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!



Bir Malezya’dır tutturmuş gidiyor ya Özkök’ün Hürriyet’i… Yine ortalığı bir telaş aldı: “yandım anam türban her yerde…” Bu olmayan, Hürriyet’in abarttığı bir korku mu? Hayır… Ortada korku için yeterli sebep olmaması insanların korkmayacağı anlamına gelmez. Sayımız az olsa da korkuyoruz… Hem de gerçekten…

Geçmişte yaşananlar, gördüklerimiz, duyduklarımız, hiç yoksa “öğretilmiş” korku ve önyargılar sınırlarını çiziyor kaygılarımızın. Bugüne kadar hayatımızda türbanlılardan korkacak, en azından bu korkuyu genelleştirecek hiçbir şey yaşamadık mesela… Bu yüzden neden korktuğumuza yanıt bulamıyoruz, ama olsun: Korkuyoruz

Ancak bu korku süreklilik arz etmiyor. Yani hep korkmuyoruz… Zamanı gelince siren çalıyor, ondan sonra başlıyoruz endişelenmeye. Bu siren deprem tatbikatına ait de olsa, bunun bir tehlike işareti olduğunu bildiğimizden… “Under attack” diye bağırıyoruz. O vakit öğrendiğimiz duygular sarıyor benliğimizi… İlkokulda üzerine çarpı attığımız siyah şeyin güneşimizi örteceğine inanıyoruz. Sesimiz titriyor, gözbebeklerimiz ufalıyor. Yaşam tarzımızın tehlike altında olduğunu sanıyoruz.

Kısaca: “Öğrendiğimiz,” “eğitilmiş” korkularımızla sanıyor… inanıyor… ve endişeleniyoruz… Korkumuza iman ediyoruz!

Halbuki öyle mi? Türbanlılardan korkmalı mı? Bu sorunun karşılığı peşin hükümlü-öğrenilmiş yanıtlar olacak biliyorum. Çünkü modern olmak, modern okullarda eğitim almak geri kalmış korkulardan sıyrılmaya yetmiyor. Kulağımıza birbirimizden korkmamızı telkin eden “korku iblisi”ni savuşturmak ancak sorgulamakla oluyor. Şimdi size “korku iblisi”ni savuşturmak için küçük bir pencere açacağım...

Önce şunu bilmelisiniz: Türbanlı dediğiniz kitle blok bir kitle değil! Ben –hissikablelvuku “mahalle baskısı"ndan söz eden Şerif Mardin hocamdan güç alarak- türbanlıları üçe ayırıyorum: Töre için örtünenler, dini vecibelerini yerine getirmek için örtünenler, bir de hem dini vecibelerini yerine getirenler hem de ağzı siyaset kokanlar…

Türbanı töre için takanlar türbanlıların %55’idir bana göre. Töre için takmak “anamdan-ablamdan gördüm” temellendirmesine dayanır. “Ananemin başörtüsü” olarak da anılır… “Üstü Mekke, altı Paris” olarak da… Kesinlikle “tehlikesizdir!” Yani asla ve kat’a sizin yaşam alanınıza tecavüz etmezler… Bilakis örneklik küçük bir kısmı size temizliğe gelirler. Bu yüzden bilirsiniz onları... Geri kalanını İbrahim Tatlıses konserlerinde, Seda Sayan’larda görür, Sami Yusuf konserlerinde bulabilirsiniz… Bu noktada size özenmez de değiller hani...

Türbanı dini vecibe olduğu gerekçesiyle takanların –bunların arasında babasından-anasından telkin görmeyip, kendi kararıyla örtünen kitle de çoktur hani- oranına ben %40 diyorum. Bu kesim de sizin için tehlikesizdir sevgili “yaşam tarzını tehdit altında hissedenler!” Çünkü onlar türbanlarıyla hayata katılmak, üniversiteye girmek ve başarıyla bitirmek, daha iyi bir iş bulmak, işinde gücünde olmak, daha çok para kazanmak, bu arada dini vecibelerinden kopmamak, Allah ile arasında kurduğu bağı sürdürmek sevdasındadırlar… Evet, siz bu kesim ile daha çok karşılaşıyorsunuz artık. Çünkü gittiğiniz alışveriş merkezlerinde… Çocuğunuzu gönderdiğiniz üniversitede… Kahve içtiğiniz Starbucks’ta… Akmerkez’e gidiyorsanız orada… Bebek sahilinde yürüyorsanız karşı kaldırımda… Onlar hayatın içinde… Eskiden de hayatın içindelerdi, ama şimdi toplumsal dönüşümdür yaşadığımız. Bu yüzden siz onları daha çok görüyor olmalısınız.

Şimdi geldik üçüncü sınıfa… Yani ağzı siyaset kokanlar… Aslında bu kesim türbanlılar içinde %5’e tekabül eder. Ancak “milli görüş” teşkilatçılığından mıdır nedir, örgütlüdürler… Birlikte hareket eder ve bu yüzde kırklık kesimin kararlarını da şekillendirirlerdi. Ancak sayıları da etkileri de giderek azalmaktadır. Çünkü daha önce üzerinde etki kurdukları ve sözcülüğüne soyundukları yüzde kırklık kesim artık ipleri eline almıştır. Piyasa yüzde kırklık kesime sadece daha iyi bir yaşam değil, kaderini kendi belirleyeceği daha güçlü bir özgüven ve yaşam vermektedir. Hiyerarşiyi bozulmaktadır ne-tekim!

Yani sevgili okuyucularım –Emin Çölaşan misali-… Gelin siz şu genellemeden kaçının: Türbanlıların hepsi “tehlikeli” değil… Hepsi AK Parti’li değil… AK Parti de eski Refah Partisi değil… Yani muhataplarımız azılı İslamcılar değil artık… Türkiye çok değiştiToplum değişiyor, dünya değişiyor, İslamcılar değişiyor, türbanlılar değişiyor, ama biz yerimizde sayıyoruz! Korkularımız baki kalıyor. Modern bir tepki mi bu? Varın burasını siz düşünün…



Bu yazı 1,954 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,080 µs