En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Teziç'e unvan tenzili



Dikkatinizi çekmiştir, Prof. Ergun Özbudun ve arkadaşlarının hazırladığı 'Anayasa metni' hakkında yazmıyorum. Çünkü onlarınki sadece bir ' öneri'... ' Ön taslak' dahi değil. Olay netleşsin, ondan sonra bakarız.
Ama bu arada panik içinde öneriye laf yetiştirmeye kalkışanların ne hale düştüğünü gördük.
Ben size YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç'in, siyasi-ideolojik kaygılarla hukuk uzmanlığını bir yana bıraktığını söylemedim mi?
İnanın o satırları yazarken Teziç'in yedi meslektaşıyla birlikte 1992'de bir 'Anayasa önerisi' kaleme aldığını bilmiyordum.
Nasıl bir öneri?
Dönemin TÜSİAD Başkanı Bülent Eczacıbaşı istemiş. O öneride Teziç'ten başka şu iki isim öne çıkıyor: "367 şarttır" diye TV'ler arasında mekik dokuyan (Prof.) Süheyl Batum ve şu anda YÖK üyesi olan (Prof.) Necmi Yüzbaşıoğlu .
Takıma bakar mısınız? Aynı isimler bugün yeni Anayasa çalışmalarına karşı çıkıyor. Ne tesadüf!
İçerik daha da şaşırtıcı:
Teziç ve arkadaşlarının önerisi, Prof. Zafer Üskül'ün topa tutulmasına neden olan " resmi ideolojisi olmayan anayasa " şeklinde... Bunun sonucu olarak " Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık " vurgusu yok! Tabii " Atatürk milliyetçiliği " gibi tabirler de bulunmuyor.
Ve en çarpıcısı: Teziç ve arkadaşları diyor ki " Değiştirilemez madde olarak sadece ' Cumhuriyet ' kalmalı. " Yani diğer ilkeleri (demokratik, laik, sosyal hukuk devleti) değiştirilemez madde kapsamından çıkarıyorlar.
Dikkatinizi çekmiştir: Şimdiki öneri, onlarınkinin yanında 'muhafazakar' kalıyor. Eğer 'Özbudun Komisyonu' öyle maddeler koysaydı, hiç kuşkunuz olmasın bunlar kıyameti koparırdı.
Arkadaşlar!
Bizim, " Hocadır, profesördür, bilim adamıdır " diyerek saygı gösterdiğimiz akademisyenlerden bazıları, işte böyle insanlar: Meslek ahlakı, tutarlılık, hakkaniyet Hak getire.
Aralık başında Teziç'in YÖK Başkanlığı bitiyor. Büyük olasılıkla Galatasaray Üniversitesi'ndeki görevine dönecek.
Aslında, bütün bu yaptıklarından dolayı, askerdeki ' rütbe tenzili' misali, profesörlükten doçentliğe indirilmesi gerekir.
Ama ne olacak biliyor musunuz?
Göreceksiniz: Bazı kuruluşlar tarafından " Üstün başarısı ve bilime katkısı " nedeniyle ödüllendirilecek!

Peki, profesöründen savcısına niye bazı hukukçular bu hallere düşüyor? Nasıl oluyor da, uzmanlıklarından yüz çevirip siyasetçiliğe soyunuyorlar?
Bu sorunun cevabını Türkiye Günlüğü dergisinin yeni sayısını okurken buldum.
Prof. Ali Yaşar Sarıbay, anayasa hukukçusu Ran Hirschl'in ' yargı iktidarı' ( juristocracy ) kavramının altını çiziyor:
"Küresel kapitalizme eklemlenme sürecinde... İktidarları aşınmış politika sınıfı, hukuku politikaya hakim kılarak ' yargı iktidarı' tesis etmeye... Bu yolla, seçilmişlerin önüne geçmeye ve onları gayri meşru bir konuma hapsetmeye çalışır."
Buradan şunu da anlıyoruz: Türkiye'ye özgü bir durum değil bu. Başka ülkelerin de Teziçleri, Kanadoğulları, Batumları var. Oralarda da aynı iktidar mücadelesi sürüyor.
Not: Liberal demokrat aydınların, AKP ile ittifak yapmasına Haluk Şahin ( Radikal ) artık şaşırmaz herhalde.

 sabah



Bu yazı 917 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,463 µs