En Sıcak Konular

Tuğçe Baran


Tuğçe Baran
0 0 0000

Haysiyet, evet!



Dün açtığımız konuya devam.. Demiştim ki Şerif Mardin’in sözünü ettiği “mahalle baskısı” gerçektir, vardır, giderek da artabilir ama “haysiyetsizlik” diye de bir başka gerçek var...

Aman tatsızlık çıkmasın, aman herkes beni sevsin, aman işlerim bozulmasın, aman müdürüme gıcık gitmeyeyim diye diye evet yaşam tarzları değişiyor, cumalara gidiliyor, gösterişli iftarlar veriliyor, Roma tatili yerine umre yapılıyor, etek boyları uzuyor, bikiniler mayolara, mayolar yarı kapalı bir takım giysilere dönüyor falan filan.

Yani mahalle baskısı 3 birimse, haysiyetsizlik 33 birim tam gaz gidiyor.

Kendi istediği için dönenlere hiç itirazım yok. Kendileri bilir, saygı duyarım.

Ama mahalle baskısından korkanlardan da biraz daha fazla “haysiyet” ve cesaret bekliyorum.

Madem etek boylarının yavaş yavaş ve çaktırmadan kısalacağından endişe ediliyor, madem üniversitelerde türban serbest bırakılırsa kimsenin başı açık gidemeyeceğinden endişe ediliyor, madem Malezyalaşmaktan endişe ediliyor..

Eh işte o zaman da “aksiyon” zamanıdır.

Lokantacısından, otobüsçüsüne, gazetesinden öğrencisine herkesin “kendini” koruma zamanıdır..

Yapılacak şey basit.

Olduğu gibi devam etmek!

Bu kadar! Öbür tarafın başını açmaya, çarşafını çekiştirmeye falan gerek yok. Saygı duyarak ama taviz vermeden hayatına devam. Neyse o.

Daha çok açılmaya da gerek yok. Daha çok içmeye de gerek yok. Hele hele kavga etmeye hiç gerek yok.

OLDUĞUNUZ GİBİ KALIN YETER!

Yeterince insan var bu ülkede olduğu gibi kalarak karşı güç oluşturabilecek.

***

Fakat tabii bu seferki bireysel bir eylem olacaktır.

Çağlayan, Tandoğan, Gündoğdu mitinglerine benzemeyecektir. Topluca bir arada olmanın getirdiği tatlı güven olmayacaktır. Bayrakların gölgesi, Atatürk’ün himayesi, polisin kordonu olmayacaktır.

Yaşadığınız yer memleketimizin muhafazakar bir şehri, kasabası veya mahallesi olabilir.

Yalnız kalabilirsiniz.

Arkadaşlarınız sizi yarı yolda bırakabilir.

Zorluklar çekebilirsiniz.

Ama..

Kim demiş ki “haysiyetli” olmak kolaydır diye..

***

Demiş ki bir Utku Keskin yazım hakkında:

“Madem o kadar cesur gitsin de Sultanbeyli’de bir ay yaşasın bakalım “ Mahalle baskısı” nasıl oluyor anlar belki. Ya da Elazığ veya Selçuk Üniversitesinde 1 dönem okusun. Yemez ama. Öyle arabana binip alışveriş merkezinden evine evinden alışveriş merkezine giderek “mahalle” yaşantısını anlayamazsın. Gel bir de Sultanbeyli’nin haftalık pazarında alışveriş yap. 122 S ye binip evine git... İçinde bulunmadığın yaşamı hakkında çıkarsamalar sana mı kaldı...”

Doğru söylüyor. Sultanbeyli’de yaşamıyorum. 122 S’ye değil 59 C’ye biniyorum. Yaşadığım mahallede kapalılar yarıdan fazla ama bir baskı yok.

Ama bildiğim bir gerçek var ki bu ülkede mahalle baskısı oldum olası vardır. Ben bundan 17 yıl önce, bir dinci oğlan, benim için “ kafirdir, bulaşmayın” dediği için tam dört yol boyunca sınıfında tecrit edilmiş biriyim. Hakiki anlamda tecritten söz ediyorum. Ortaokul lise yıllarım kabus gibi geçti. Mahalle baskısı nedir feci iyi biliyorum.

Ama nereye kadar? Aslanlar gibi kendimi korudum ve sonunda kabul edildim.

Haysiyet, evet. Haysiyet!

Bırakın herkes sevmesin sizi. Bırakın çağırmasınlar düğünlerine. Bırakın dolma getirmesinler. Sevilesi insanlarsanız severler, değilseniz yine sevmezler.

Yeter ki olduğunuz gibi kalacak kadar “cesur” ve “haysiyetli” olun.. Ve bunu yaparken de sevimsizleşmeyin..

(Vatan)



Bu yazı 537 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Ekim 2007 Öğün, çalış ama sakın GÜVENME!
    • 22 Eylül 2007 Haysiyet, evet!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,058 µs