En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Strateji



Son zamanlarda uç veren ekonomik sorunlar ekonominin kontrol edilemeyen dinamiklerinin doğal bir sonucu mu yoksa büyük çatışmanın yeni bir aşaması mı?

Bir olay, sebepleri ve sonuçlarıyla, akla uygun cereyan etmelidir. Genelde böyle bir uyum aranmaz ve olay nasıl anlatılıyorsa öyle kabul edilir. Bir olay dünya ölçeğinde sonuçlar yaratıyorsa bunu planlayanların da dünyaya yön veren güçler olduğunu düşünürüm.

Eylül saldırıları ABD’nin büyük ölçekli operasyonlarına neden oldu ama arkasındaki gücün bir hayalet olduğuna inanıldı. Oysa yeni bir çatışma stratejisiyle karşı karşıya kalmıştık ve taraflarını tayin edemiyorduk. Bu olay iki türlü açıklanabilirdi: Ya geleneksel silahlı güçlere, yani ordulara, bir alternatif olarak, onları anlamsız hale getirecek, baş edemeyecekleri bir güç yaratılmıştı. Yani terörizmi kullananlar geleneksel silahlı kuvvetleri kontrol edemeyen ama bunları etkisizleştirerek yeni bir güçle savaşı sürdürmek isteyenler olabilirdi. Bu yeni odak için en güçlü aday küresel sermayeydi ve terörü kullanarak mücadelenin çatışma boyutunu bu güçle yürütüyor olabilirdi.

İkinci ihtimal tam ters sonuçlara götürüyordu. Orduları kontrol eden güçler parayı kullanarak dünyaya egemen olmak isteyen güçlere karşı silahlı kuvvetleriyle mücadele edemiyordu. Çünkü ne saldırılacak bir karşı güç, ne de yok edilecek hedefler vardı. Yeni bir strateji belirlendi ve terör geleneksel orduların yanına ek bir güç olarak dahil edildi. Yani kara, hava ve deniz kuvvetlerinin yanına bir de terör eklenmişti.

Somut bir örnek durumu daha iyi açıklayabilir: Çin ekonomisi küresel sermaye tarafından destekleniyor ve büyüme rekorları kırıyordu. Diğer yandan Çin’in önümüzdeki yirmi yıl içinde ABD için hem askeri hem de ekonomik açıdan büyük bir tehdit olacağı öngörülüyordu. Aynı gücün kendi hasmını yaratması, hatta büyük ölçüde desteklemesi mümkün müydü? Biz bunu yadırgamadık ve insanın kendi katilini yaratabileceğini kabul ettik.

Sermayeyi kontrol edenler böyle bir tehdidin varlığına inanmadılar. Onların kuracakları düzende savaş olmayacaktı. Bu nedenle askeri bir tehditten söz etmek gereksizdi. Ekonomik tehdit bir fanteziye dönüşmüştü. Tek bir ekonomik gücün kontrol ettiği dünyada böyle bir şey söz konusu olamazdı. Tehdit iki farklı güç arasında geçerliydi. Güç tek olunca tehdit fiilen mümkün değildi.

Geleneksel güçlerin stratejisi, ekonomiyi kontrol edenlerin egemen oldukları ya da olacakları alanları fethetmek, bunun için terörizmi bir bahane olarak kullanmak, sermayenin demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi sloganlarını, terör tehdidiyle anlamsız hale getirmek olarak belirlendi. İnsanların güven içinde olma arzusunun her şeyin önünde olduğunu biliyor ve sermayenin vaatlerini, yarattıkları güvensizlik ortamıyla anlamsız hale getiriyorlardı. Sermayenin ılımlı İslam modeli radikal İslam’la ve Müslümanlar arasındaki mezhep çatışmalarıyla yıkıldı.

Şimdi şu soruyu cevaplandırmaya çalışıyorum: Son zamanlarda uç veren ekonomik sorunlar ekonominin kontrol edilemeyen dinamiklerinin doğal bir sonucu mu yoksa büyük çatışmanın yeni bir aşaması mı? Yani sermaye siyasal planda başarısızlığa uğratıldıktan sonra şimdi de sahip olduğu ekonomik gücü, en azından etkin olma imkanını kaybediyor mu?

Kusura bakmayın. Aşıklar sensiz yaşayamam derler ben de modelsiz düşünemem.

STAR



Bu yazı 1,018 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,114 µs