En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!



Gazetecilik merakı işte. Erdoğan’ın Sezer’e götürdüğü ancak “bir sonrakine sunarsın” sözleri üzerine cebinden çıkarmadığı bakanlar kurulu listesinde acaba kimler vardı? Kimler bakan olacak, hangi bakanlık koltuğuna kim oturacak?

Gazetecilerin dikkati bu sorular üzerine yoğunlaşıyor. Ancak elde bilgi olmayınca bu kez haber yapmanın farklı bir yolu deneniyor. Olası adayların her hareketi mercek altına alınıyor, bu şekilde kimin bakan olacağı tahmin edilmeye çalışılıyor. Kimi ziyaretler kulisleri hareketlendiriyor. İnternet siteleri “şu isim şu bakanlıkta brifing alırken görüldü, kesin bakan olacak” yollu haberler döktürüyor. Ardından telefon trafiği başlıyor. Muhatap kişiye yönelik sorular şöyle: Bir ziyaret gerçekleştirip brifing almışsınız, hayrola bakanlığa hazırlık mı?

Yukarıda anlattığım olay dün Ankara’da aynen yaşandı. Hem de yanı başımda…

AK Parti’nin önemli isimlerinden Ertuğrul Günay’ın Çankaya’daki ofisindeyiz. AK Parti’yi, Çankaya seçimlerini, güncel gelişmeleri konuşuyoruz. Bir ara bana öğleden sonra gerçekleştirdiği bir ziyareti anlatıyor.

Denizcilik Müsteşarıyken Ulaştırma Bakanlığına atanan İsmet Yılmaz dostu ve komşusuymuş Günay’ın. Kendisini müsteşarlığa davet etmiş. Yemekler yenmiş... Burada Günay’a müsteşarlığın geliştirdiği denizcilik ile ilgili yeni sistemin küçük bir tanıtım brifingi de verilmiş. Daha sonra Denizcilik Müsteşarlığının yanıbaşındaki Anadolu Ajansı’na geçilip Hilmi Bengi ile çay içilmiş.

Ancak kimi gazetecilerin gözünden kaçmamış olmalı ki özellikle internette bu ziyaretler Günay’ın bakanlık hazırlığına yorulmuş. Kulisler bir kere hareketlenince gazeteler aramaya başlamış Günay’ı. Ben oradayken de bir gazeteci aradı. Günay tane tane anlattı: Yakın dostum, ziyaretine gittim. Elbette iddia edildiği gibi değil. Neden canım, bir politikacının bir kurumda çalışan dostu olamaz mı? Gazeteciler haber sıkıntısı çekiyor galiba…

Bu son cümleyi söylerken gülümsüyor Günay. Açıkçası ben de gülüyorum. Çünkü gazetecilerin aklındaki kurguyla önümdeki gerçek birbirinden oldukça farklı. Kabine belli olsa da gazeteciler de rahatlasa siyasiler de diyorum. Yoksa gazetecilerin “acaba”lı bakışları altında süren bir yaşam herhalde rahatsız edicidir. 



Bu yazı 1,029 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,637 µs