En Sıcak Konular

A. Turan Alkan


A. Turan Alkan
0 0 0000

Biz Türkler ciddi bir millet miyiz?



Vesikalıklarımıza dikkat ettiniz mi? O âna kadar aklımızdan geçmeyen bir azamet ifâdesi takınmışızdır orada; tatsız, âbus, sert, ciddi mi ciddi bir bakışla objektif karşısına geçer bir güzel somurturuz. Öyle ki, görenleri "bu Türkler ne ciddi bir millet yahu" diye antropolojik tahlil yapmaya kışkırtan ortak ve mânidar bir edâ...
Doğru mudur, değildir; hatta aslına bakarsanız ciddiyet bizi bozar!

Örneklere geçelim mi?

Anayasa'nın 102. maddesini yazılışından 25 sene sonra keşfederek 184 sayısını 367'de iblağ eden hukukçularımızı ciddiye almak gerekiyorsa, birkaç gün önce "367 yanlış oldu, 184 olmalıydı" diye tashih-i kararda bulunan hukukçumuzu hangi klasmana koymak gerekecektir; cevap isterim.

Cevap isterim çünkü 184'le 367 sayıları arasında vahim bir ciddiyet farkı bulunuyor.

Geçelim; hep deriz ya, "Türkiye'nin bir pahalılık meselesi vardır, işsizlik, eğitimsizlik, üretimsizlik meselesi vardır; bir de bir kısım gazeteciler meselesi vardır" diye; buyrunuz misâl!

Gazeteci arkadaşın biri Latife Hanım'ın ağzından Başbakan'a mektup yazıyor; açık mektup.

"Beni yanlış tanımışsınız; ben başımı örtenlerden değildim vb..." mealindeki mektubun en çok hoşuma giden cümlesi işe şöyle "Latife Hanım"ın; aynen: "Büyük önder Mustafa Kemal'le evlendikten sonra mecburen, devlet görevi gereği örtündüm."

Gazete kemâl-i ciddiyetle yayınlıyor. Olabilir, neticede bir tarih fantezisidir, fakat fanteziyi ciddi zannedenler de varmış meğerse. "Okudum çok beğendim, aferin" makamında oturup bir güzel yazı döşeniyor.

Ciddiyet paçalarımızdan damlıyor!

Bir başkası, seçimden önce çok fena pohpohladığı MHP'nin seçim turlarına katılması üzerine paniğe uğramış halde, "aman haa, cısss" makamında aba altından telkin gösterdikten sonra, "moralinizi bozmayın, fırsat henüz fevt olmadı; unutulmasın ki sadece ilk tur için değil, her tur için 367 şartı aranıyor" hatırlatmasında bulunmakta.

Bir köşe yazarları pop radyoların DJ'leri kadar Anayasa kültürü edinmemiş olabilir mi; cevap veriyorum: Olamaz ama mevcut!

Bir başkası, "geçen gün Ankara'ya gittim idi; garip bir sessizlik kokladım; galiba bişeyler olacak, hava bulutlu" diye döktürmekte. Bugünlerde Ankara'da evhamın müşterisi çok nasılsa, ciddiye alanlar çıkar. Tahlilin sonu fos çıkarsa "ama bu kadar cari açıkla bütçe yapılmaz" diye bir başka makamdan fasıl yapmaya başlarlar.

Şu uçak kaçırma meselesine hiç girmiyorum. En ciddi kurumların başında geldiğini zannettiğimiz sivil havacılıkta bile uçağı kaçırılan pilotun camdan kaçıp kaçmaması gerektiği hakkında şedid doktriner tartışmalar almış yürümüş durumda.

"Pistteki uçaktan babam da kaçar; marifet uçak havadayken camı kırıp kaçmakta" diyen birisi çıkmadı henüz çok şükür. Bu da bir şeydir.

Az önce Genelkurmay, yalancı gazeteciler hakkında internet sitesinden verip-veriştiren bir basın açıklaması yayınladı. Ezcümle diyor ki, "ey asparagasçı gazeteci takımı, bizim adımıza vantrilokluk yapmayın; gerekirse biz kendi ağzımızla konuşuruz!"

Sonra vesikalık lazım olunca fotoğrafçıda objektifin karşısına berbat ve ekşimiş bir bakışla geçiyoruz...

Sahi nedir ciddiyet: Seçimde fena halde morardıktan sonra, "Şurada 85 yıllık partiyiz, henüz kurumlaşma safhasındayız, emin adımlarla iktidara yürüyoruz" diyen birisi bize ciddiyeti öğretebilir mi; aklım karıştı çünkü!

zaman



Bu yazı 634 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Ağustos 2010 Sfenks'in sorusu, Heron'un gözleri...
    • 19 Nisan 2010 Sizin hiç böyle bir dostunuz oldu mu?
    • 22 Mart 2010 Yargıya ne gerek var üstâd?
    • 17 Mart 2010 Herkes kendi işini yapsa...
    • 31 Ağustos 2009 Evet, 'ordu göreve!'
    • 11 Mayıs 2009 Mühimmat ama mühim değil: Çatapat!
    • 20 Nisan 2009 'Karmaşa'yı arz ediyorum komutanım!
    • 4 Şubat 2009 'Bırakalım çocuklar doğru dürüst bir içki içsin!'
    • 15 Ekim 2008 Taş kımıldıyor; iyi oluyor!
    • 11 Ekim 2008 Türkiye Kürtleri'nin geleceğine dair
    • 20 Eylül 2008 Predator!
    • 6 Eylül 2008 Allah rızası için laik olalım lütfen!
    • 26 Temmuz 2008 Bir numaralı adam kim?
    • 19 Temmuz 2008 Deniz anası gibisin kardeşim
    • 21 Haziran 2008 Türkiye, "askerî bir cumhuriyet" midir?
    • 31 Mayıs 2008 Dinleme kaydı!
    • 2 Nisan 2008 Buldum, buldum!..
    • 3 Mart 2008 Rektör be!
    • 23 Ocak 2008 Laikliği, laikçilerden kim koruyacak?
    • 24 Aralık 2007 Bütün dogmaları döven dogma!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,159 µs