En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Daha çok silah neye yarar?



BUSH yönetiminin bir yetkilisi, Washington'un esas niyetini açıkça ortaya koydu. Onun deyişiyle, "ABD, Ortadoğu'da 60 yıldır var; bundan sonra da uzun yıllar olacak"...
Bu sözler, ABD'nin Ortadoğu'yla ilgili yeni bir "askeri yardım paketi"ni açıkladığı bir sırada söylendiğine göre, bunda güdülen uzun vadeli amacın ne olduğu kolayca anlaşılabilir.
ABD'nin "daha uzun yıllar" Ortadoğu'da varlığını ve etkinliğini sürdürmesinin bir yolu da bölge ülkeleriyle sıkı askeri bağlarla bir "stratejik ortaklık" kurmaktır.
Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Savunma Bakanı Robert Gates'in bu hafta bölge ülkelerine yaptıkları ziyareti, işte bu yeni büyük projeyi tezgâhlamak için atılan ilk adım olarak görmek gerek.
Başkan Bush'un Irak savaşından sonra "Büyük Ortadoğu Projesi" (BOP) adı altında ortaya attığı taslak daha çok Arap ülkelerinin "özgür ve demokratik rejimlere kavuşturulmasını" öngörüyordu. Bu projenin rafa kalkması üzerine şimdi bu ülkelerin "güvenlik ihtiyaçları" üzerinde duruluyor.
Nitekim Rice, hafta Ortadoğu turnesine çıkarken ABD'nin "bölge ülkelerinin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için" askeri destek paketini hazırladığını belirtti.

İhtiyaç var mı?
Bu paket, önümüzdeki 10 yıl içinde İsrail'e 30, Suudi Arabistan'a ve Körfez ülkelerine 20, Mısır'a da 13 milyar dolar olmak üzere, toplam 63 milyar dolarlık silah satışını öngörüyor.
Bu silahlar arasında uydu güdümlü füze gibi ileri teknolojinin ürünü olan askeri malzeme de var.
Bu ülkelerin gerçekten bu kadar silaha ihtiyacı var mı?
ABD stratejistlerine göre var, çünkü İran büyük bir askeri güç oluyor, hatta nükleer silahlara sahip olmaya çalışıyor. Ve üstelik Tahran yönetimi, yayılmacı emelleriyle bölge için bir tehdit oluşturuyor...
Aslında Mısır'dan Suudi Arabistan'a kadar bölge ülkesinde İran'ın silahlanması ve niyetleri konusunda ciddi kaygılar var.
Ne var ki, bu ülkelerde işbaşındaki yönetimlerin bu kaygıları, rejim muhalifleri tarafından paylaşılmıyor. Dinci radikal çevreler zaten ABD ile aynı safta yer almaya şiddetle karşıdır. Liberal çevreler de kendi ülkelerinin çok pahalıya mal olacak bir silah yarışına girmesini, istemiyorlar. Kaldı ki, bu ülkelerde çeşitli radikal grupların faaliyetini ve olası başarılarını, satın alınacak modern uçaklarla veya füzelerle önlemek mümkün değil...

Amaç ne?
Şu sırada ABD'nin bu projeyi neden tezgâhlamaya çalıştığını tahmin etmek kolay.
Bush yönetimi, İran'a (ve onun safında yer alan Suriye, Hizbullah ve Hamas'a) karşı bölgede bir cephe oluşturmak istiyor. Rice'ın önerdiği "dost veya müttefik Arap ülkeleri"ne önerilen silahlar ve "güvenlik ortaklığı", bu stratejik amaca yönelik. Böyle bir projenin yaşama geçirilmesi, ABD'nin (Irak'tan çekildikten sonra da) daha uzun yıllar bölgedeki nüfuzunu (ve hatta bazı askeri üslerini) korumasını sağlayacak.
Tabii silah satışından elde edilecek yüksek gelir de işin cabası!..
Ancak, bunun da bazı riskleri var. Şimdi silahları alan "dost rejimler" ileride değişirse bu silahlar kimin elinde olacak? Silah yarışı bölgedeki Sünni-Şii sürtüşmesini kızıştırmayacak mı? Bölgeyle ilgilenen Rusya, bu silah yarışına katılmak istemeyecek mi?
Aslında Ortadoğu'nun gerçek ihtiyacı daha çok değil, daha az silahtır. Tabii yeter ki herkes buna razı olsun...

skohen@milliyet.com.tr



Bu yazı 380 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,079 µs