En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

CHP mi, yeni parti mi?



CHP'nin gündemden inmeyeceği belli. Büyük olasılıkla Baykal ve ekibi gidene kadar da bu böyle devam edecek.
Ancak bu beklentiye rağmen Deniz Baykal ve ekibinin kısa sürede yönetimi bırakma ihtimali yok.
Bunun en önemli nedenlerinden biri yönetimin, seçim sonucunu "yenilgi" olarak kabul etmemesiyse bir diğeri de "git" seslerinin CHP dışından geliyor olmasıdır.
Sol her zamanki gibi yine aceleci bir tavır takındı ve parti içi kadroların "hesaplaşması"na imkan vermedi.
Oysa CHP içinde yönetime karşı ciddi bir tepki var ve sanıldığının aksine hesaplaşma hiç de sessiz geçmeyecek.
Eninde sonunda parti içinde bir "başkaldırı" başlayacaktır.
Ancak, dışarıdan yükselen sesler kendi açılarından bir kamuoyu yaratsa da parti içinde bir kapanma ve savunmaya yol açıyor.
Bu nedenle kimin ne dediği, kimin neyi savunduğu birbirine karışıyor.
Daha önemlisi "sosyal demokrat" alanda birbirinden farklı birçok ekip ve hareket var.
Hikmet Çetin, Celal Doğan, Mustafa Sarıgül, Mehmet Moğultay gibi siyasi aktörlerin yanında SHP gibi bir parti, 10 Aralık Hareketi, SODEV çevresi gibi yapılar da var...
Hepsinin gözü de CHP'de.
Aslında CHP'den dışlanmışlarla, içeride kalanların söyledikleri arasında çok da fark yok.
Örneğin CHP Balıkesir İl Başkanı Münir Balkanlı, "O muhalif hareketin içinde yer alanların birçoğunun parti örgütleriyle bir ilişkisi yok" diyerek onları eleştirirken, bugünkü CHP'yi şöyle değerlendiriyor:
"Şu anda olabildiğince sağa çekilmiş, kimliksizleştirilmiş bir CHP görünüyor. Parti örgütleri karar mekanizmalarından tamamen dışlanmış. Parti politikalarına getirdiği öneriler hiçbir zaman dikkate alınmamış. CHP bunu hak etmiyor. Çağdaş bir sosyal demokrat yapılanmaya ihtiyaç var."
Aslında bu sözlerin Hikmet Çetin'in, Mustafa Sarıgül'ün, 10 Aralık Hareketi'nin veya SODEV'in söylediklerinden pek farkı yok.

Sorun parti kimliğinde!
Uzun yıllar CHP içinde etkin görevler yapan ve sosyal demokrasi denildiğinde ilk akla gelen isimlerden Ercan Karakaş, daha serinkanlı olunması gerektiğini ileri sürüyor ve şöyle diyor:
"CHP'nin sorunu sadece 'o gitsin bu gelsin' ile çözülecek bir sorun değil. Partinin kendi kimliğine dönmesi gerekiyor. O kimlik de sosyal demokrat bir kimliktir."
Aslında işin belki de en can alıcı yanı burası. CHP'nin kimliği...
Sadece siyaset bilimciler arasında değil, siyaset kulislerinde de CHP'nin bir "sosyal demokrat" olan, bir "milliyetçiliğe" kayan kimliği tartışılıyor.
Sosyal demokratların da bu "kimlik" tartışmasını yaptığını belirten Ercan Karakaş şöyle diyor:
"İkili bir yapı var CHP'de. Bir tarafta cumhuriyet değerleri, 6 ok var. Bir taraftan da 76'dan beri de sosyal demokrasiyi benimsediğini, sosyal demokrat bir parti olduğunu ve onun ilkelerini de sayarak onlara bağlı olduğunu belirtiyor. Bu iki değerler grubunun ciddi bir sentezi yapılamadı.
Bazen 70'li yıllarda sosyal demokrat program öne çıkarıldı, yüzde 42'lere çıkıldı. Ama böyle bir milliyetçilik rüzgarı esince hemen o tarafa dönüyor parti. Sosyal demokrat niteliğini ve değerlerini unutuyor."
Sosyal demokratların bir yol ayrımında olduğu kesin.
Bu durumda, ya CHP "Cumhuriyetçi" bir parti olarak yoluna devam edecek, ya bütün eski isimlerin de içinde yer aldığı "genetik kodları"ndan kopmayan 70'li yılların CHP'si canlandırılacak, ya da toplumun tüm kesimlerine açık "sol koalisyon" denilebilecek yeni bir parti kurulacak.

Sabah



Bu yazı 556 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,013 µs