En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Sınav çocukları



Türkiye'de çocuklar "sınav" için dünyaya geliyorlar sanki. Çocuk 5-6 yaşına geldiğinde "çocukluk" bitiyor.
Neden?
Sınavlar başlıyor çünkü...
Artık çocuk değil yarış atına dönüşüyor, bebek denilecek yaşlarda...
Daha ilkokula başlarken "başarısızlık" denilen o tonlarca ağırlıktaki balyozun altında ezdiriyoruz çocukları.
Hadi iyi bir ilkokula gir bakalım!
Para varsa şans var. Yoksa torpil aranacak. O da yoksa, iyi bir devlet okuluna başla da sonrasına bakarız, olacak...
Sonrası sırat köprüsü gibi...
İyi bir lise için OKS'de "başarılı" olmak şart. Hadi bakalım dershaneye. Orta 1, 2, 3'te hem okul hem dershane. Ardı arkası kesilmeyen deneme sınavları. Anneyi babayı çıldırtan dershane paraları.
Ha gayret, ha maşallah, yaparsın, edersin, yapacaksın, kazanacaksın, başka yolu yok telkinleri... Düşünün çocuğun o küçük dünyasına bindirilen yükü...
Ve OKS'de duvara çarpma hali...
800 bin çocuktan 700 binine vurulan damga: "Başarısız"
Oysa başarısızlık dediğiniz ve çocuğa indirdiğiniz o ağır darbede onun kabahati yoktur.
800 bin çocuğun 800 bini de ilk yüzde 1'e, ilk yüzde 5'e giremez ki! 800 bini de en iyi sayılan ilk üç liseyi kazanamaz ki!
Ama "başarısız" damgasını yer...
Henüz 13-14 yaşında, karşılaştığı herkesin kendisine "başarısız" diye baktığını düşünen çocuk ne olur? Nasıl sağlıklı bir ruh haline sahip olur? Nasıl kendine güvenir? Nasıl adam yerine konulduğunu düşünür? Bu kompleksi nasıl yener?

Kazandı mı?

Lise 1, 2, 3, artık 4...
Yine hem okul hem dersane.
Bu sefer sınavın büyüğü: ÖSS...
Allah ne verdiyse çocuğa yüklenilen dönem...
Annenin saçı süpürge, baba ikinci işte. Yediği önünde yemediği arkasında, evde çıt yok. Her şey çocuğa göre. Yeter ki şu ÖSS iyi geçsin.
Okumalar üflemeler, çaput bağlamalar dahil, her türlü yola başvuran, herkesten, her şeyden medet uman anneler, babalar...
Ve üzerinde oluşan "başarı" beklentisi altında ezilip unufak olan lise son sınıflar...
Kazandı mı? Nereyi kazandı?
İki belalı soru ve kırk dereden gerekçe toplanarak verilen cevap: 1 milyon 600 bin çocuktan 1 milyon 400 bini başarısız!
Evde bir suskunluk veya çocuğun kafasına indirilen bir şaplak ve şaplak benzeri bir dürtme: "Başarısız!"
Bebeklerinin, çocuklarının, gençlerinin ezici çoğunluğu "başarısız" bir ülke...
Bu sistemde kafayı yemeden, iyi bir üniversiteyi kazanmış genç sayısı genç nüfusla karşılaştırıldığında parmakla gösterilecek kadar azsa, orada bir tek "başarısız" vardır, o da eğitim sistemidir.
O başarısızlığın tek sorumlusu da ülkeyi yönetenlerdir. Ama siyasetçiler o başarısızlıklarından da yine nema çıkarabiliyorlar:
"Bu işi biz çözeriz.."
"Kendin yarat, kendin çöz" yöntemi...
Olan çocuklara oluyor...
"Başarısız" damgasını yiyen çocuklarımıza..."Başarılı" olanların durumu da çok sağlıklı sayılmaz hani...
Annesi, babası, büyükannesi, büyükbabası, amcası, halası, teyzesi için "başarılı" olan çocuklar... Henüz kendisi için bir şey istemeye fırsat bulamamış, "başarılı" çocuklar...
Annesinin girmek isteyip de giremediği, babasının yakınından geçemediği okullara, mesleklere, onlar istedi diye giren "başarılı" çocuklar...
Onlarınki de ayrı bir sorun...

fbila@milliyet.com.tr

 



Bu yazı 679 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,871 µs