En Sıcak Konular

Yasemin Çongar


Yasemin Çongar
0 0 0000

'Oyun' ve sorular



Washington'da, Hudson Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda tartışılan senaryonun büyük haber olması ve sert tepki çekmesi, memleketin ahvalinden ötürü.
Düşünün bir...
TBMM, Çankaya kararını normal süreç içinde alabilseydi...
Güle oynaya sandığa giden bir ülke olsaydık, seçimlerin ertelenebileceği kuşkusunu hiç ama hiç taşımasaydık...
Suikastlar olmasaydı, olduğunda aydınlansaydı, er geç aydınlanacağına güvenebilseydik...
Şiddetin tırman(dırıl)ması, milliyetçiliğin köpür(tül)mesi, K. Irak'a harekat söyleminin canlı tutulma şekli, sanki hep aynı projenin parçasıymış kuşkusu doğurmasaydı hiçbirimizde...
'Darbe olur mu olmaz mı, olursa nasıl olur, yoksa çoktan oldu mu' diye düşünmek abesle iştigal olsaydı...
O zaman, kime neydi, Hudson Enstitüsü'nün Türkiye konusunda hangi uçuk senaryoyu konuştuğundan?
Ancak durum öyle mi? Bu senaryo uçuk mu?
Hudson'dan Zeyno Baran, Anayasa Mahkemesi Başkanı'na suikast, Beyoğlu'nda katliam ve K. Irak'a 50 bin kişilik kara operasyonu içeren senaryoyu, bir tür 'savaş oyunu' oynamaya davet ettiği kişilere anlatırken, "Akla yakın bir senaryo oluşturduk" diyor.
Mesele de bu değil mi?
'Akla yakın' demek belki yanlış ama, bu senaryonun, Türkiye'deki adeta projelendirilmiş 'çılgınlığa yakın' olması değil mi, çoğumuzu ürperten? Senaryonun gerçeğe, masadaki oyunun sokaktaki oyuna yakınlığı kanımızı dondurmuyor mu?
* * *
 Bu senaryodan yola çıkıp TSK'nın K. Irak'a girmesinin olası sonuçlarının tartışıldığı toplantının ilgi çekmesinin başka nedenleri de var.
Toplantıya, Genelkurmay bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin (SAREM) Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri ile Türkiye'nin Washington'daki Savunma Ataşesi Tuğgeneral Bertan Nogaylaroğlu dahil askeri yetkililer katılmış.
Ayrıca, ABD dışişleri ve savunma bakanlığı görevlileri, Türkiye ve K. Irak konusunda uzman ABD'li analizciler ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin (KBH) Washington Temsilcisi Kubad Talabani'nin de orada olduğunu biliyoruz.
Toplantıyı Baran ile birlikte ABD'li emekli korgeneral William E. Odom yönetmiş.
ABD'li katılımcılar, toplantıya gelirken, hem üzerinde konuşacakları senaryonun ayrıntılarını, hem de bu senaryoyu SAREM'den üst rütbeli subayların katılımıyla konuşacaklarını biliyorlarmış.
Hudson'ın, SAREM yöneticilerine ve Washington'daki savunma ataşeliğimize 'sürpriz parti' düzenlemediğini, Türk askeri yetkililerinin, toplantıya, tartışacakları senaryonun ayrıntılarını bilerek geldiğini varsayabiliriz.
Ayrıca, savunma ateşeliğimizin, daha önce burada, Genelkurmay yetkililerinin katıldığı toplantıların davetli listesi ve formatından baştan haberdar olmakla kalmayıp, bunların belirlenmesine müdahil olduğunu da biliyorum.
Askeri yetkililerin aynı titizliği bu kez de gösterdiklerini ve 13 Haziran'da, Hudson'a kiminle, neyi konuşacaklarını bilerek gittiklerini tahmin ediyorum.
Acaba yanılıyor muyum?
Bazı yazarlar, 'Nasıl olur da generallerimiz bu toplantıya katılır? Genelkurmay'ın izni var mıydı?' diye soruyor.
Bense, daha çok, generallerimizin bu konuları Kubad Talabani ile konuşmasıyla ilgiliyim. Iraklı Kürt liderlerle Ankara arasında diyalogdan yanayım ve aklıma takılan, 'Nasıl konuşurlar?' değil, 'Acaba Genelkurmay tutum mu değiştirdi?' sorusu.
Öyle ya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, şubatta Washington'da, Iraklı Kürt liderleri PKK'yı desteklemekle suçlamış, "Hasmane konuşuyorlar, görüşmek mümkün değil" demiş, asker olarak diyaloğa girmeyeceklerini söylemişti.
Bu anlayış değişti mi?
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani Çankaya'dan ambargoluyken, oğlu Kubad Talabani, Türk generalleriyle, olası sınır ötesi harekatı konuştu ve hemen ardından Irak'a gitti. Acaba Bağdat'a ve KBH Başkanı Mesud Barzani'ye ne mesaj götürdü?
Ve Hudson'daki toplantının ABD'li katılımcılarından duyduğum, 'Türk askerleri, bizi test edip mesaj verdi' izlenimine ilişkin başka bir soru:
Acaba söz konusu senaryo, basınımızda otomatik kabul gördüğü gibi, Amerikan bakışıyla mı hazırlandı? Yoksa, 'K. Irak harekatı, siyasi suikast ve sokak terörüyle kaçınılmaz kılınırsa ABD ne yapar' sorusuna yanıt arayan, aslında Türkler miydi?
* * *
Tabii, Hudson toplantısının iki ayrı katılımcısının, bize, benzer cümlelerle aktardığı bilgiler de sorgulanmalı.
Toplantıdaki bir analizcinin, PKK liderlerinin yakalanıp Türkiye'ye verilmesinin bu aşamada 'yanlış' olacağını, zira 'AKP'ye destek sayılacağını' söylediği bilgisi doğru mu? Öne sürüldüğü gibi, toplantıdaki bir yetkili, bu sözleri onaylar tarzda konuştu mu? O sırada, Türk generalleri ne tepki verdi?
Kapalı toplantının gerçekleri, herhalde ancak yıllar sonra, katılımcılar kendi adlarıyla, açık açık olup biteni anlattıklarında netleşecek.
Belki, bu tür ayıp argümanlar ile karanlık senaryoların, ülkemizde yaşananlarla herhangi bir yakınlığının kalmayacağı bir gelecekte.

ycongar@erols.com

milliyet



Bu yazı 596 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Ağustos 2007 Kucaklamanın da bir sınırı var!
    • 13 Ağustos 2007 Gül, çünkü...
    • 5 Ağustos 2007 Lobi Bush'u pes ettirdi
    • 9 Temmuz 2007 İkinci büyük Irak pazarlığı
    • 25 Haziran 2007 'Oyun' içinde oyun
    • 18 Haziran 2007 'Oyun' ve sorular
    • 4 Haziran 2007 Büyükanıt, Bağdat, Barzani
    • 28 Mayıs 2007 Sınır ötesi
    • 21 Mayıs 2007 Kılıfına uydurmak
    • 14 Mayıs 2007 ABD ve "AB-Türkiye modeli"
    • 2 Nisan 2007 TSK ile ABD farklı telden...
    • 15 Ocak 2007 Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?
    • 1 Ocak 2007 'Türkiye'yi artık generaller yönetemez'
    • 6 Kasım 2006 ABD'nin seçimi
    • 23 Ekim 2006 Amerikan demokrasisinin kara sayfası
    • 16 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkileri çok zorlanacak (2)
    • 9 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkisi çok zorlanacak (1)
    • 2 Ekim 2006 Beyaz Saray'da gündem PKK
    • 10 Temmuz 2006 Gül'ün ardından 10 gözlem
    • 3 Temmuz 2006 Meşal, Esad, Bush, Erdoğan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,667 µs