En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

En kötü senaryo!



Son aylarda Türkiye’de yaşananlara tek tek dikkat kesilmeyin. Biraz kadrajı açıp baktığınızda birbiriyle ilişkisi yokmuş gibi görünen şeylerin aslında büyük bir yapbozun parçası olduğunu fark edeceksiniz. Bu sanki bir bulmaca gibi… Yapbozun parçaları bir bir yerine konarken geriye kalan boşlukları zihninizde doldurmanız isteniyor. Yapbozun üçte ikisi tamam gibi. Yapbozun tamamlanan kısmından yola çıkıp boşluklara baktığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Geçelim… Ve tekrar o konuya gelelim…

Bugüne kadar DP lideri Mehmet Ağar’ı çokça eleştirdim. Olumladığım pek çok yönünü de birçok kez yazdım bu köşede… Ağar’ın olumlu yanları şöyle sıralanabilir:

Danıştay saldırısı sonrasında bir parti genel başkanı olarak değil, bir devlet adamı gibi davranıp, Türkiye’nin gereksiz gerginliklerle boğuşmasını engellemesi…

“Düz ovada siyaset” şeklindeki açılımıyla Türkiye’de terör sorununa farklı bir yaklaşım getirerek, bazı şeyleri yeniden düşünmeye kapı aralaması…

Asker-sivil ilişkilerinde, geçmişinin getirdiği ağırlığı sivil siyasetten yana koyarak. Türkiye’yi rahatlatması… Hem de hükümete önemli bir yaşam alanı açtığını bile bile…

Ağar daha önce bu yaptıklarının yeterli derecede anlaşılıp anlaşılmadığından emin değildi. Bense sonuçlarının çok etkili olduğunu düşünüyordum. Çünkü bu sorunlar Türkiye açısından kritikti ve ancak Ağar gibi geçmişi olan bir isim bu konular üzerinde söz söylediğinde bir rahatlama söz konusu olabilirdi. DP lideri Ağar ile bir görüşmemizde kendisine bu politikanın toplumda karşılık bulduğunu söylemiştim. Beklentim “Cumartesi anneleri” ile ilgili söylemini hep saklı tutmasıydı.

Aslına bakılırsa söylemde bir değişiklik yok! Ağar hala şu vurguyu yapıyor: “Toplumda derin kırılmalar var, Erzurum ve İzmir’i ayrı düşünemezsiniz, ikisini hesaba katan politikalar geliştirmelisiniz.” Bu doğru ve övgüyü hak eden bir yaklaşım. Ayrıca bütünleyici yaklaşımıyla toplumda rahatlamayı, gerginlikten uzak politikaları muştuluyor. Eğer Ağar meclise girseydi Türkiye’de gerçek bir rahatlamanın yaşanacağını söylememek imkansız olurdu. Milli görüş çizgisinden daha da uzaklaşarak merkeze demirleyen AKP ile meclise girmiş ve kalabalık vekil sayısı ile iktidara ortak olmuş Ağar’ın yaklaşımına ihtiyacı vardı Türkiye’nin. Geçmişinden aldığı meşruiyetle gerginlikten uzak reformlar, istikrarlı siyaset için…

Peki, bu mümkün mü? Bundan bir ay öncesine kadar evet. Ağar’ın yaklaşımında iktidara ortak olmaya hazır bir ruh sezmiştim. Kendisini buna hazırlamış gibiydi. Ancak bu tılsımın Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde bozulduğuna inanıyorum. Uzun bir süredir izlenen çizgi terk edildi ve başka bir çizgiye girildi. Sonuç? Türkiye artık kendisini en kötü senaryoya hazırlasın!

Çünkü DP’nin meclis dışında kaldığı bir Türkiye en kötü senaryo ile yüzleşecek demektir. DP’de yaşanan çöküş hesaba katıldığında şimdiden o kötü senaryoya kendimizi hazırlamalıyız. TÜSİAD çıkıp çok ser açıklama yapıyor, kimi gelişmeleri önceden gördüğü için ön almaya çalışıyor. Ancak onlar da bu kötü senaryoya kendilerini hazırlasın… DP meclise girmediğinde kimin ya da kimlerin gireceğine iyi bakın… Sonra bağımsızları da hesaba katın… iyibilgi’yi takip ediyorsanız Avni Özgürel röportajını okumuşsunuzdur, okumadıysanız buradan bakın. Sonra arkanıza yaslanın: Yapbozun tamamlanan kısmından yola çıkıp boşluklara baktığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Şunu da hemen belirtelim, yanlış anlaşılmasın: Elbette meclise girecek tüm partiler saygıyı hak ediyor ve demokratik bir seçim sonrasında ortaya çıkacak tabloya herkes saygı göstermek durumunda. Ancak yine de ufuktaki gerginlikler hesaba katıldığında insanın "yandı gülüm keten helva" diyesi geliyor!



Bu yazı 1,306 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,221 µs