En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

Bu eleştiriyi hak etmedim!



Dün Ankara’dan fikirlerine saygı duyduğum hatta kendisinden çok şey öğrendiğim bir yakınım aradı. Konu geçtiğimiz hafta yazdığım “Ağar’ın liderliği sorgulanır mı” başlıklı yazı. Ağar’ın da sevdiği bir isim olan yakınım “neden böyle yazıyorsun, mesele senin bildiğin gibi değil” diyor ve beni eleştiriyor. İşlerin İstanbul’dan göründüğü gibi olmadığını belirtiyor.

Yazdıklarım konusunda tüm eleştirilere açığım, ancak “bir şey yanlısı ya da karşıtı olmak” fikri beni rahatsız ediyor. Bu yüzden “bir şey karşıtı” olarak eleştirilmekten de hoşlanmıyorum. Çünkü ne kimseye ne de herhangi bir şeye ön yargım var. Şahsen kimseyi körü körüne desteklemediğim gibi kimseye de körü körüne karşı çıkmıyorum. Benim de herkes gibi ilkelerim var… İlkelerimin merkezinde sivil ve güçlü Türkiye, demokrasi, insan hakları var… İlkelerimin temelinde bu toplumun mutluluğu var… Herkes gibi benim de gündemim Türkiye. Siyasi partilerle ve şahıslarla ilgilenmediğimi, makam ve kişilerin geçici olduğunu, beklentimin Türkiye’nin yararı olduğunun bilinmesini istiyorum. Özellikle "azılı Ağar karşıtı" olmadığımı bu sitede kaleme aldığım yazılarım ile yaptığım isimsiz onlarca analiz kanıtlıyor. Mehmet Ağar’ın övgüyü hak eden politikalarını hep destekledim. Ancak Ağar’ın övgüyü hak eden politikaları olduğu gibi, eleştiriyi hak eden girişimleri de oluyor. “Gözü kapalı Ağar yandaşı” olmadığım zaten gelen eleştirilerden anlaşılıyor. Bu iki şey tek bir anlama geliyor: Ben taraf tutmuyorum, izliyorum ve analiz ediyorum. Zaten olması gereken de bu…

Şimdi şunu soralım: Ağar’ı eleştirmekte haksız mıyım? Gelinen nokta ortada değil mi? İç dinamiklerle ortaya çıkmayan, adeta bir “siyasi mühendislik” eseri olan sağda birlik başarısızlıkla sonuçlandı. Neden başarısızlıkla sonuçlandı DP yönetiminin bu sorunun yanıtını araması gerekiyor (başarısızlığın müsebbibi DP’dir demiyorum). DP’de yaşanan istifalar neden gerçekleşiyor, DP yönetiminin bu sorunun yanıtını araması gerekiyor. Şu soruyu kendilerine sormalılar: Her şey yolunda giderken neden bir ayda parti karma karışık hale geldi. Şu soruyu da sorsunlar: Yükselen Ağar trendi neden zarar gördü.

Geçen hafta izleyebildiğim kadarıyla Ağar liderliğinin imaj açısından sıkıntı çekebileceğini söylemiştim. Tepkiler buna geldi. Peki, yanıldım mı? Hiç de değil… Ben söylemiyorum… DP’yi yakından tanıyan bir gazeteci Sabah’tan Mahmut Övür bugün söylüyor. Merkez sağda “Şafak 23 Temmuz hareketi’ndan bahsediyor. Bununla kalınmıyor… DP’ye çok yakın bir gazeteci olan Şakir Süter bugün bakın neler anlatıyor: DP’den istifa etmeyip bir başka partiye katılmayanlar, dünden itibaren “parti içi mücadele” için kollarını sıvadılar. Merkez sağda birleşme olmadı ama o kadar çok dağıldı ki, bu kadar büyük dağınıklıktan BELKİ yeni bir birlik doğar umudu var şimdi de!

Ben bir hafta öncesinden izlenen yanlış politikalar sebebiyle “Ağar’ın liderliği sorgulanabilir” demiştim. Ağar DP'ye kattığı isimlerle kendi geleceğini tehlikeye atıyor demiştim. Ağar'ın oluşturduğu ve liderliğini güçlendiren çizgiden uzaklaşmasının problem yaratacağını söylemiştim. DP Demirel için elverişli hale geliyor demiştim. Paspası çekmek için uğraşacaklar çıkabilir demiştim. Tüm bunlardan bağımsız olarak yeni isimlerden Sinan Aygün'ü izlemeye alacağımı söylemiştim. İşte bu söylediklerim eleştirildi. Ağar karşıtı olarak değerlendirildim... Şimdi de DP’ye yakın isimler söylediğime benzer bir hareketlenmenin başladığını belirtiyor. Ben mi yanlış söylemişim, yoksa her şey Ankara’dan göründüğü gibi mi değil?



Bu yazı 675 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,507 µs