En Sıcak Konular

Yasemin Çongar


Yasemin Çongar
0 0 0000

Sınır ötesi



ABD'ye göre, bölgede PKK'ya karşı kalıcı önlem için, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Ankara arasında üst düzeyli diyalog şart. 


O İstanbul buluşması gerçekleşse, ne olacaktı? Buluşma, K. Irak'taki PKK varlığına karşı somut önlem getirir miydi?

Washington'da, bu soruları kısmen yanıtlayan bir duyum alıyorum:

"PKK'ya karşı, çerçevesi birlikte çizilmiş bir harekat için anlaşma sağlanabilirdi. Iraklı Kürtlerin, sınırlı bir operasyonu zımnen kabul edeceklerinin işareti vardı. Ayrıca, PKK'nın bölgedeki etkinliğini kıracak başka bazı adımlar atarak, Ankara'ya, kendileriyle doğrudan diyaloğun sonuç verdiğini göstermek niyetindeydiler."

Hatırlatalım; şubat başında, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Irak'taki Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başbakanı Neçirvan Barzani, İstanbul'da buluşacaklardı. Gül'ün planı, PKK konusundaki taleplerini, Barzani'ye kesin bir dille, doğrudan aktarmaktı.

Washington, bu görüşmenin, Iraklı Kürtlerin PKK'ya karşı harekete geçirilmesine yarayabileceğine inanıyordu ve görüşmede üzerinde anlaşılacak adımların takibini yapmaya hazırdı.

Gül-Barzani görüşmesi, önce AKP hükümetinin isteğiyle, Gül'ün, 6 Şubat'ta Washington'da ABD'li mevkidaşı Condoleezza Rice ile buluşması sonrasına ertelendi.

Hemen ardından Washington'a gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, planlandığı o günlerde henüz kamuoyuna yansımamış olan Gül-Barzani görüşmesini bir anlamda deşifre etti; "Neçirvan Barzani hasmane konuşmalar yapıyor. Bu haliyle görüşmek mümkün mü?" dedi.

Görüşme iptal edildi.

***

Bugün, K. Irak'a yönelik olası askeri harekat konusunun, Türkiye'deki siyasi güç mücadelesine malzeme yapılarak seçimlerin havasını etkilemekte kullanılabileceği, hatta bu sürecin, siyasetin askıya alınmasına kadar uzanabileceği ABD'den de görülüyor.

27 Nisan sonrasındaki "Taraf tutmuyoruz" ayıbını, sonradan "Sandıktan yana tarafız" diye tashih eden Washington, seçimlerin ilan edilen zamanında yapılmasından yana.

ABD'li yetkililer, ayrıca, 'PKK'ya karşı, K. Irak'a girip sonuç alırız, ama elimizi tutuyorlar' söyleminden rahatsız. Zira bu söylemin, sadece AKP'yi yıpratmaya değil, Türkiye'deki ABD karşıtlığını pekiştirmeye de yarayacağını hesaplıyorlar.

Öyleyse, Washington ne yapacak?

ABD, resmi açıklamalarında, "K.Irak'a yönelik tek taraflı bir harekata karşı olduğunu" sürekli yineliyor. Yetkililere sorunca, "Türkiye'nin PKK'ya karşı meşru müdafaa hakkını reddetmiyoruz. Ama 'tek taraflı' bir harekatın muazzam risklerini hatırlatıyoruz" diyorlar.

Bu, ne demek?

Birincisi, ABD, Ankara'ya "Bizimle, Bağdat'la ve Iraklı Kürtlerle koordine edilmemiş bir operasyon felaket olur" mesajını veriyor.

İkincisi, 'tek taraflı' olmayacak, yani ABD'nin 'yeşil ışığına', Bağdat'ın ve Iraklı Kürtlerin en azından zımni onayına sahip bir harekatın, ancak ve ancak tarafların belirleyeceği koşullarda gerçekleşebileceğini ima ediyor. Bunun açılımı, 'süresiyle, alanıyla, asker sayısıyla sınırlı ve bir defalık' bir operasyon.

Başka deyişle ABD (ve Irak), Orgeneral Büyükanıt'ın şubattaki Washington ziyaretinde karşı çıktığı "sembolik operasyon" seçeneği dışındaki bir harekata karşı.

Dahası Washington'daki yetkililer, çok daha kapsamlı bir operasyonun bile somut yararını sorguluyorlar; "TSK, 1980'lerden 1990'lara iki düzine sınır ötesi operasyon yaptı, istediği sonucu alamadı" diyorlar.

***

Türk ordusu, Kürt peşmergelerle ve hatta ABD'li askerlerle çatışma pahasına sınırın ötesine geçer mi?

Washington'da, TSK'nın bu tür çılgın bir savaşa girişebileceğine inanan pek yok.

Ancak, 22 Temmuz'a doğru ilerlerken, PKK'nın yapacağı (ya da PKK'ya mal edilebilecek) saldırılar sayesinde, çılgın bir savaş söyleminin sürekli canlı tutulabileceği; bunun da, Güneydoğu'da yeniden olağanüstü hale zemin hazırlayacağı, AB ile ilişkileri kopma noktasına getireceği, TBMM'ye girmesi muhtemel bağımsız Kürt adayların etkinliğini daha baştan kıracağı, ABD karşıtlığını artıracağı, seçim atmosferini zehirleyeceği hesaplanıyor.

Bunu gören ABD'den, bölgedeki bazı PKK liderlerini yakalatması ve örgütün lojistik desteğini kestirmesi gibi somut adımlar gelebilir mi?

Sorunca, "Yakında bazı gelişmeler olacak" diyor yetkililer; hem daha önceki sonuçsuz açıklamalarının yarattığı inançsızlığı, hem de bugün atacakları her somut adımın, 'AKP'ye seçim desteği' diye karalanacağını peşinen bilerek.

Washington'ın diğer mesajı ise, yazının başındaki konuyu ilgilendiriyor.

ABD'ye göre, bölgede PKK'ya karşı kalıcı önlem için, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Ankara arasında üst düzeyli diyalog şart.

Oysa, seçim ortamında ve "terör" kendisine karşı siyasi bir ok olarak yöneltilmişken, AKP hükümetinin, şubattakine benzer bir görüşme planlaması imkansıza yakın.

Bunu bilen ABD, K. Irak'taki siyasi otorite Mesud ve Neçirvan Barzani ile Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin, PKK'yı 'kendi çıkarlarını da tehdit eden bir örgüt saymaya başlayıp karşılarına almaları' için bastıracak mı?

Iraklı Kürt liderler, diyaloğa açık bir hükümetin taleplerini karşılamayı mı, yoksa Türkiye'nin giderek daha az demokratik ve daha militer bir düzene doğru sürüklenmesini seyretmeyi mi yeğlerler?

milliyet

 



Bu yazı 646 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Ağustos 2007 Kucaklamanın da bir sınırı var!
    • 13 Ağustos 2007 Gül, çünkü...
    • 5 Ağustos 2007 Lobi Bush'u pes ettirdi
    • 9 Temmuz 2007 İkinci büyük Irak pazarlığı
    • 25 Haziran 2007 'Oyun' içinde oyun
    • 18 Haziran 2007 'Oyun' ve sorular
    • 4 Haziran 2007 Büyükanıt, Bağdat, Barzani
    • 28 Mayıs 2007 Sınır ötesi
    • 21 Mayıs 2007 Kılıfına uydurmak
    • 14 Mayıs 2007 ABD ve "AB-Türkiye modeli"
    • 2 Nisan 2007 TSK ile ABD farklı telden...
    • 15 Ocak 2007 Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?
    • 1 Ocak 2007 'Türkiye'yi artık generaller yönetemez'
    • 6 Kasım 2006 ABD'nin seçimi
    • 23 Ekim 2006 Amerikan demokrasisinin kara sayfası
    • 16 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkileri çok zorlanacak (2)
    • 9 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkisi çok zorlanacak (1)
    • 2 Ekim 2006 Beyaz Saray'da gündem PKK
    • 10 Temmuz 2006 Gül'ün ardından 10 gözlem
    • 3 Temmuz 2006 Meşal, Esad, Bush, Erdoğan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,635 µs