En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Bir olay, iki tepki



TBMM Başkanı Bülent Arınç'la CNN Türk'te yaptığım mülakat hakkında bir Emin Çölaşan, bir de duayen gazeteci Hakkı Devrim yazı yazdı.
Kendisini medya zaptiyesi sanan softa kafalı Çölaşan'ı muhatap almam. Ancak konu CNN Türk'ü de ilgilendirdiği için bir açıklama yazdım ve Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e gönderdim. Uygun bulacağı şekilde yayımlayacağını sanıyorum.
Bu konuda siz okurlarımı da bilgilendirmek istiyorum:
"1- Sayın Baykal ve Sayın Sezer'in basın toplantısı toplam 29.36 dakika sürmüştür. Çölaşan'ın okurlarını yanıltmak kastıyla yazdığı gibi CNN Türk'te "birkaç dakika" değil, toplam 14.45 dakika yayımlanmıştır.
2- Sayın Bülent Arınç'la mülakatım birçok kanalın talepte bulunduğu bir mülakattı, önceden yayın saati ilan edilmişti. Özel haber niteliğindeydi. Hemen bütün gazetelerde haber olması da gazetecilik değerini gösterir. CHP-DSP birleşmesi çok önemli bir olay olduğu için, özel mülakat yayınımızı keserek Baykal'ın konuşmasının asıl mesajı veren ilk 7.30 dakikalık bölümünü CNN Türk'te canlı olarak yayımladık. Arınç'la mülakat belli süre için düzenlendiğinden tekrar Arınç'a döndük ve planlanan süresinden kısa tutarak CHP-DSP birleşmesinin sonuç bölümünü 7.15 dakika olarak canlı yayımladık. Toplam 14 dakika, 45 saniye.
3- CNN Türk'ün bütün haber bültenlerinde DSP-CHP birleşmesine diğer bütün kanallar gibi gereken önem verilmiş, Gürkan Zengin'in Editör programında bu konu işlenmiş ve CHP'li Mustafa Özyürek konuk edilmiştir.
4- Hemen ertesi gün, Fikret Bila ve Murat Yetkin'in "Ankara Kulisi"nin konuğu Deniz Baykal'dır.
5- Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölgesi"nde genel yayın yönetmenleriyle Baykal'ı konuk ettiği üç saatlik programın organizasyonunu ben yaptığım gibi, Sayın Baykal bana ve Ahmet Hakan'a bu program için teşekkürlerini ifade etmiştir.
6- Bülent Arınç'la yaptığım mülakatın gazetecilik açısından dürüst değerlendirilmesinin örneklerini saygın gazetecilerden Hakkı Devrim'in sütunlarında görmek mümkündür.
7- CNN Türk, bütün siyasi akımlara eşit mesafede, meslek ilkelerine bağlı, dürüst bir haber kanalıdır. Yayın rehberi, ideolojik saplantılar değil, meslek kurallarıdır."

Hakkı Devrim'in yazısı
Hakkı Devrim'in dünkü Radikal'de çıkan yazısı:
"Taha Akyol CNN Türk'te dün, Meclis Başkanı Bülent Arınç'la konuşuyor. Kollarımı göğsümde kavuşturmuş, ben de onları dinliyorum.
Taha Bey çelebi bir arkadaşımızdır. Ama baktım güler yüzüyle can acıtıcı sualleri sormaktan da geri durmuyor. Biraz oyalandıktan sonra sıra, cumhurbaşkanı seçimi öncesinin can alıcı sualine geldi: müstakbel cumhurbaşkanının başlıca üç niteliğinden biri olarak, Arınç'ın "dindar cumhurbaşkanı"ndan söz etmiş olmasına...
- Ben dindar dedim evet, ama dindar kelimesini Müslüman'a onlar çevirdi. İkisi aynı şey midir?
Akyol, bu çocuksu itirazı bertaraf edince, Arınç bir pankart hikâyesine geçti. Rahmetli Turgut Özal'ın cenaze töreninde galiba, bir pankartta yazılan ve biri de dindarlık olan üç niteliği hatırlayıp tekrar etmesinden çıkmış bu hadise.
- İnsan düşündüğünü söyleyemez mi, diyor Arınç. Akyol bu itirazı da göğüslüyor:
- Ama siz Büyük Millet Meclisi Başkanı'sınız...
- Avrupa'da, Amerika'da bunu devlet başkanları da söyler ve kimse yadırgamaz.
Baktı olmayacak, pes etti:
- Yani "Keşke söylemeseydim!" dememi mi istiyorsun? Eyvallah, keşke söylemeseydim!
Onlar aralarında anlaştı.
*
Ama mesela ben, rastgele söylendiyse bile o "dindar" kelimesinin ortalığı biraz daha karıştırdığını düşünmekten vazgeçmedim. Bülent Bey'in böyle araya laf sokuşturmayı marifet sayacak tabiatta biri olduğu kanaatinde değilim. İçten pazarlıklı biri de değil; hatta sözlerini hassas terazide tartmakta sıkıntısı olan -kusura bakmasın söyleyeceğim- haşarı bir çocuğu andırıyor daha çok. İyi de, bir Meclis Başkanı için pek kullanışlı bir mizaç ve tavır değil bu."
Hakkı Devrim'in yazısı burada bitiyor.

Milliyet



Bu yazı 286 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,740 µs