En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Kürt sorunu ve yeni bunalım…



Seçimlere doğru giderken Türkiye'nin çözümsüz derin sorunları bir kez daha siyaseti, siyasetçiyi ve kamuoyunu kuşatıyor.

Laik hassasiyet İslami duyarlılık kutuplaşması, asker sivil gerilim ekseni ve Kürt sorunu “üçlüsü” siyasete ve seçime dair ne varsa emip tüketecek gibi görünüyor. Bunun dışında kalan siyasi temaların, örneğin istihdam, işsizlik, kadın sorunu, sosyal politikaların bu üçlünün gölgesinde kalacağına şüphe yok…

Türkiye temel sorunlarını çözemedikçe ne yazık ki bu tablo pek değişmeyecek…

Bir yanda laik cemaatlerden muhafazakâr cemaatlere kadar uzanan “pay ve değer savaşı”, öte yanda bitmek bilmez rejim kaygısı sürdükçe bu ülkede “siyaset-toplum-devlet ilişkileri” normalleşemeyecek.

Toplumsal bütünleşme bu ülke için hala tamamlanmamış bir mesele, cemaatimsi devlet anlayışı ise hala aşamadığı bir sorun…

Bu iki sorunu ister çevre-merkez analizi içinde ele alın, ister kurumlaşmış eşitsizlikler silsilesi, ister bir demokrasi sorunu olarak görün, ister sert ideolojilerin çatışması olarak, tablo pek değişmez…

Seçimlere tam bir cepheleşme içinde gidiyoruz…

Solda değişim dilini ikame edecek birleşmeler yaşanıyor. CHP ve DSP'nin seçim ortaklığı yeni bir heves, arayış, politikanın mesajı değil, bir cephenin tahkim edilmesi olarak yaşanıyor ve tanımlanıyor.

Merkezin “merkez sağı”nı temsil eden DP de benzer bir şekilde politika üretmek yerine çatışan gruplar arasında alternatif olmak gibi farklı bir cephe dili tutturmuş durumda.

AK Parti ise gerek yeni aday profiliyle gerek benimsediği seçim kampanyası diliyle gerek bu çerçevede talep ettiği muhafazâkar ve demokrat kesim oylar askeri vesayete karşı demokrasinin taşıyıcı olma işlevine soyunmuş durumda. Açıktır ki bu durumda AK Parti de bir cepheyi temsil etmektedir…

Şöyle de diyebiliriz:

Seçimlere doğru CHP'nin şiarı “Rejim tehlikede…”, AK Parti'nin şiarı ise “Demokrasi tehlikede…” şeklinde olacak… Bu iki parti, adaylarını buna göre seçecekler… Aday politikaları bu şiarlara uygun olacak… Diğer siyasi partiler ise bu iki pozisyona oranla tavır alıp, kendilerine buna göre bir yer belirleyecekler…

Bu tablo da elbet bir yönüyle siyasete, başka tür bir siyasete işaret ediyor…

Normalleşme, demokratikleşme arayışlarına gönderme yapıyor.

Bu açıdan seçim sonrası temel siyasi sorun bugünkü gibi yine cumhurbaşkanlığı seçimleri olacaktır. Bu seçimler badiresiz atlatılabilirse, ülkenin yarı suni rejim kutuplaşmasını yeniden ikinci plana itebileceğini sanıyoruz.

Bunun yanında seçim sonrası Türkiye'yi bekleyen asıl sorun, şu an tartışılmayan, Kürt meselesi ve milliyetçilikler olacaktır…

Nitekim birkaç seçimdir ülke barajını aşamayan DTP, daha doğrusu “Kürt politikası”, bu kez seçimlere bağımsız adaylarla katılmaya karar verdi.

Ancak şu açık: Kürt sorununa yönelik resmi politikalar değişmediği, Kürt politikasının eğiliminde bir farklılık olmadığı sürece, bağımsızların mecliste temsili sorun çözme yerine, yeni sorunlara yol açma, meclisi bir çatışma alanı haline çevirme riskine de sahiptir.

Tersi durumda yani bağımsız adayların önünün kesilmesi halinde de (ki devlet kurumlarından yargıya, AK Parti'den CHP'ye kadar ana eğilim budur) Kürt meselesinde çatışma dozunun yükselmesi kaçınılmaz olacaktır.

Nitekim bağımsız adayların birleşik oy pusulasına katılmasıyla önlerinin kesilmeye çalışılması, ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, adli sicilde sabıka kayıtları bulunduğu gerekçesiyle, Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 116 DTP'linin üyeliğinin düşürülmesine karar vermesi, daha şimdiden çatışma ruh halini yükseltmeye başlamıştır.

Evet, siyaset bir yandan alanını genişletmeye çalışırken, diğer yandan kendi eliyle daraltıyor…

Belli ki, Türkiye temel sorunları çözemedikçe siyaset karnından konuşmaya devam edecek…

yenişafak



Bu yazı 212 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,633 µs