En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

Muhtıra günlerinde aşk!



Bugün Cumartesi… Mayısın tüm enerjisini ruhuma işleyen bir güne uyandım. Boğazın yosun kokulu esintisi odama doluyor… “Her şey çok güzel olacak” diyorum. Sadece biraz toparlanmaya ve dinlenmeye, aslında dinlemeye ihtiyacımız var…

Malum bu havalar bizi hep mahvediyor. İçimiz kıpır kıpır, doğanın yeniden dirilmesine özenerek yeni ufukları gözlüyoruz. İçimizdeki aşk tutkusu kımıldanıyor!

Baharın heyecanından mıdır nedir… Siyasi hava da değişiyor. Yılların tecrübesiyle sonbaharın kasvetine bürünüp dinginleşmesi gereken “Türk siyaseti” bir türlü o “delikanlılığı” üzerinden atamıyor. Olgunlaşamıyor!

Öte yandan Türk siyasetinde yeni çiçekler de filizlenmiyor değil. Ancak o çiçekler ne yazık ki postal altında eziliyor. Türkiye’de önceleri geleceğinden umut duyduğum, ancak giderek umutsuzluğa kapıldığım bir evlilik gerçekleşiyor. Bu sabah DYP ile Anavatan’ın birleşmek için anlaştığını öğrendik.

Türk siyasetinde bölünmüşlüklerden ziyade toparlanmışlıkların, ittifakların yararına inanan ben için önemli bir haberdi bu. Bu Türk siyasi yapısının eksik kalan yanını tamamlayacaktı. Gün geçtikçe kırılganlaşan Türk siyasetine güçlü bir merkez sağ gerekiyordu. Bu ittifak boşluğu doldurabilirdi. Ancak daha oluşmadan geleceğine ilişkin bize fikir verdi bu birliktelik. Zaten aksi düşünülemezdi. Türk siyasetinin “sosyal-demokrasi” yanı nasıl eksikse, siyaseti dengeleyecek, toplumla devlet arasındaki mesafeyi kaldıracak, siyaset ve ordu dengesini koruyacak merkez sağ bir yapı da oluşamazdı.

Evet, bu birliktelik gerçekleşiyor. Doğru Yol Partisi ile ANAVATAN Partisi birleşme konusunda anlaştı. Buna göre, DYP “Demokrat Parti” oluyor, ANAVATAN DYP'ye katılıyor. Varılan mutabakata göre, Doğru Yol Partisi adını değiştirecek, çatı örgütün adı 'Demokrat Parti' olacak. Genel başkanlık görevini Mehmet Ağar yürütecek. Ancak fiili olarak eş başkanlık yapılacakmış.

Sürekli tekrarladığım gibi… Umut vericiydi, ama olmadı… Evet, birliktelik gerçekleşti, ancak öyle tartışmalar arasında oldu ki geleceğine dair tüm umutlarımı alıp götürdü. Muhtıradan bahsediyorum… Ve muhtıraya Ağar ve Mumcu’nun verdiği tepkiden. İki lider muhtıraya sözde tepki verdiler ancak siyasi bir duruş sergileyemediler. İki lider, tabanının baskısına rağmen Cumhurbaşkanlığı ilk oturumuna katılmayı reddettiler. Aydın Menderes’e göre “halkın partisi olmak yerine devletin partisi olmayı” tercih ettiler. Bu kararlarıyla demokrasinin güçleneceği, merkez sağın Türk siyasetinin belirleyicisi olacağına dair umudumuzu da alıp götürdüler. Bu birliktelik Türk siyasetinde açan bir çiçekti. Ancak iki liderin basiretsiz tutumu, o çiçeği postal altında ezdirdi. Bu aşk muhtıra günlerinde yaşanmış bir aşktır ve hep öyle hatırlanacaktır. İki partide yaşanan istifa dalgası bilmem bir şey anlatır mı?



Bu yazı 385 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,997 µs