En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Biri bize kolesterol düşürücü ilaçları dayatıyor 



Tıpta son yıllardaki en önemli tehlikelerden biri de hastaların değil, laboratuar sonuçlarının tedavi edilmesi şeklindeki yaklaşım. Her kolesterolü yüksek olan kişiye, kaşına gözüne bakılmaksızın hemen ‘kolesterol düşürücü ilaç’  yazılması da bunun en vahim örneği.

Sadece ‘daha önce kalp hastalığı geçirmiş veya ileride geçirme riski yüksek olan insanların yarar göreceği’ bu ilaçlar milyonlarca insan tarafından gereksiz yere kullanılıyor.

İlaç firmalarının müthiş pazarlama taktikleri ile kolesterol fobisi tüm dünyayı sarmış durumda. Maalesef, birçok doktor da kolesterol yüksekliğinin mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu sanıyor. Oysa, yüksek kolesterol tek başına bir hastalık değil, gelecekte kalp hastalığı veya inme ihtimallerini artırabilecek birçok risk faktöründen sadece biri !

Doktorların çoğu, bu ilaçların sağlıklı kadın ve erkeklerde kalp hastalıkları ve inmelere bağlı ölümlerin önlenmesine anlamlı  şekilde katkıda bulunduğuna dair bir kanıt olmadığının farkında da değil.

Ray Moynihan ve Alan Cassels’ in kaleme aldıkları ‘Satılık Hastalıklar’ isimli kitapta bakın neler yazıyor:

‘’Herkesi kolesterolden korkuttuk. Asıl hedefin kolesterol sayılarınızı düşürmek olduğunu sanıyorsunuz. ‘Önemli olan kolesterol rakamınız’ sloganını duyuyorsunuz ama işin aslı öyle değil. Önemli olan, kalp hastalığı riskinizi düşürüp düşürmediğiniz. Kolesterol hastalığın kendisiymiş gibi gösterildiğinden, tedavinizin başarısını kolesterolünüzün düşmesiyle tanımlayabilirsiniz. Sanki kolesterolün kendisi asıl sorunmuş gibi !’’

Kolesterol düşürücü ilaçların yıllık satış rakamı 25 milyar doların üzerinde ve her geçen yıl da artmakta, ama ‘kârına kâr katmak isteyen ilaç endüstrisi’  gereksiz de olsa daha fazla insanın ilaç kullanması için elinden geleni ardına koymuyor.

Kan kolesterol düzeyleri giderek daha aşağı çekiliyor. Bu yeni kriterlere göre, mesela dünyanın en sağlıklı insanlarının yaşadığı Norveç’ de 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yüzde 85’ i ve kadınların yüzde 20’ si ‘yüksek risk’ grubuna giriyor ve kolesterol düşürücü ilaç kullanmaları gerekiyor. 

Oysa, dünyanın önde gelen tıp dergilerinden olan Lancet’ de geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir metaanaliz, kolesterol düşürücü ilaçların kalp hastalığı olmayan her yaştaki kadınlarda ve 69 yaşın üzerindeki erkeklerde kullanılmasının yararını gösteren hiçbir kanıt olmadığını bir kere daha ortaya koydu.

Üstelik, sağlıklı insanlarda gereksiz yere kullanılan bu ilaçların yarattıkları önemli ekonomik kayıplar yanında, çok ciddi yan etkilere  sahip olabilecekleri unutulmamalı.

İlaç yan etkileri gizleniyor

Birçok ilacın yan etkilerinin önemsenmemesini ve gizlenmesini bir tarafa bırakalım; yeni çıkan birçok ilacın çok ciddi yan etkileri olduğu, ölümlere yol açabildikleri çok sayıda insan tarafından kullanıldıkça anlaşılmaktadır.

Bundan iki yıl kadar önce Vioxx isimli romatizma ilacı binlerce insanın kalp krizi ve felç yüzünden ölümüne yol açtığı anlaşıldığından piyasadan çekilmişti. Geçtiğimiz günlerde de İrritabl Bağırsak Sendromu tedavisinde kullanılan Zelmac’ ın satışı bu yüzden askıya alındı.

Aynı şeyler kolesterol ilaçları için de geçerli. Bunların da bazıları gizlenen, bazıları küçümsenen çok önemli yan etkileri var. Mesela, beynin gelişimi ve işlevleri için çok önemli bir madde olan kolesterolün kan düzeylerinin azalmasının yol açtığı sinirlilik, saldırganlık, hafıza kaybı, unutkanlık, iktidarsızlık, intihara teşebbüs, polinöropati… gibi çeşitli nörolojik ve zihinsel belirtiler prospektüslerde yazılı değil.

Kas şikayetlerinin bu ilaçları alanların yüzde 1’inden daha azında görüldüğü bildiriliyor, ancak bunun doğruluğu çok şüpheli. Hayvan deneylerindeki kanser yapıcı etkileri de yabana atılacak gibi değil.

Aman dikkat, hapı yutarken hapı yutmayalım.



Bu yazı 3,830 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,801 µs