En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Ne olacak?



Bu yazıyı okuduğunuz zaman cumhurbaşkanlığı seçiminde düğüm önemli ölçüde çözülmüş olacak, ya birinci tur oylama gerçekleşecek ya da konu Anayasa Mahkemesi’ne götürülecek. Ama yazı yazarken ben bu sonuçtan haberdar değilim. Zaten amacın ne olacağını tahmin etmek değil.

Bir mücadelede genel tavır taraflardan birinin yanında yer almak ve onun kazanmasını istemek biçimindedir. Çoğunlukla çatışmanın konusunu da biz hangi amaçla hareket ediyorsak o zannederiz. Mesela şimdi farklılığın laik-İslamcı olduğunu düşündüğümüz gibi. Aktörlerin kararlarını da fedakarlık, geleceğe dönük hesaplar, dayanışma gibi duygusal yönü ağır basan nedenlere dayandırırız.

*
Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinin nasıl geliştiğini, kendi açımdan, tahlil etmeye çalışacağım ve buna göre sonucun ne anlama geleceğini sorgulayacağım. Başbakan Erdoğan sonuç sürpriz olacak, hepiniz şaşıracaksınız dediği zaman aklındaki adayın Abdullah Gül olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü bu sonuç ne bir sürprizdir ne de kimseyi şaşırtmıştır. Çünkü iki en güçlü ihtimalden birine bu sıfatlar verilemez. Erdoğan’ın oyun planının partiyle sınırlı olmayan ve geniş kesimlerin desteğini alabilecek bir aday olduğu söylenebilir.

AKP iktidarının sürükleyicisi ve taşıyıcısı Başbakan Erdoğan’dır ama gerek hükümetin yapısı gerekse uygulanan politikaların ana hatları Gül’ün başbakanlığı döneminde belirlenmiş ve önemli bir değişikliğe uğramadan bugüne kadar devam etmiştir. Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı durumda bir değişiklik yaratmayacak aksine Gül’ün Başbakanlığı ile daha da pekişmiş olacaktı. Türkiye’nin dışa açık ve küreselci ekonomik politikaları kesintisiz sürecekti. Türkiye’nin AB ile ilişkilerindeki ikircikli durum sürecek, yani AB’nin de küreselci bir politika izlemesi halinde üyelik süreci ivme kazanacak, eğer AB küreselci olmayan ve içe dönük politikalara ağırlık veren bir yol izlerse ilişkilerimiz askıya alınacaktı.

*
Başbakanın sürpriz ve geniş destekli bir aday yerine partisi içinden ve beklenen bir adayı seçmesindeki en önemli etken böyle bir tercihin ekonomik istikrarı bozabileceği endişesi oldu. Muhalefetin ülkenin gelecek stratejisi konusunda bir projesinin olmaması hatta bu konuda tek söz bile söylememiş olması, güncel ve yüzeysel konularla muhalefetini sürdürmesi böyle bir ekonomik bozulmada Erdoğan’ı tek sorumlu konumuna düşürecek ve muhtemelen muhalefet bu durumu olabildiğince istismar edecekti. Eğer muhalefet karşılaşılacak zorlukların aşılmasında yardımcı olunacağını ve durumun istismar edilmeyeceğini ima etseydi ya da seçilecek cumhurbaşkanının geneli temsil etmesi durumunda problem çıkarmayacağını ve bunu seçim malzemesi olarak kullanmayacağını belli etseydi farklı bir adayla yani sürpriz biriyle karşılaşabilecektik. Oysa muhalefet politik tercihlerle ilgilenmedi, dünya ölçeğindeki mücadelede nerede olduğunu belirtmedi ve söylemini kişiler ve ideolojik tavır üzerinden sürdürdü. Tartışmayı biraz da politik tercihler üzerinden yapsak daha iyi olmaz mı?
 
Star



Bu yazı 940 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,550 µs