En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

%52, Koç ile ne geçti?



%52 diye bir kitle örgütü var. Duydunuz mu bilmiyorum.

Ben %52 ismine ilk kez bir dergide rastlamıştım. Ardından 23 Aralık’ta yaptıkları bir kampanya ile duyurdular seslerini. Tüm internet sitelerini o gün çocuk pornosuna karşı ekranlarını karartmaları için eyleme çağırıyorlardı.

Açıkça söylemek gerekirse girişimlerini başarılı bulmuştum ancak pek de üzerine gitmedim. Ta ki geçtiğimiz gün Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirdikleri bir eyleme kadar. Arkadaşlar, iyibilgi.com’a gönderilen basın bülteni nevinden bildiriyi bana gösterdiklerinde ilk tepkim girişimlerinin cesurca olduğu yönündeydi. Hatta zekalarındaki kıvraklık hoşuma bile gitmişti.

Sonra %52 nedir diye araştırmaya başladım. İlginç bir siteleri var. Sloganları “zalimlere inat, yaşasın hayat!”

Sitelerinin manifesto bölümü çalışmıyor, bu yüzden okuyabilme şansım olmadı. Ancak bir dostumun söylediğine göre Türkiye’nin 26 yaş altı nüfusunun %52 olmasından yola çıkarak bu ismi koymuşlar. Ayrıca kozmopolit bir yapısı da varmış. Her renkten insan %52’nin bir parçasıymış.

Öte yandan sitede %52’nin şu ana kadar gerçekleştirdiği kimi eylemler de yer alıyor. Hepsi birbirinden ilginç, bir o kadar da zekice kurgulanmış bu eylemlerin sonuncusu basına da yansıdı. Basına yansıdığı şekliyle, şu Koç “yumurtası” meselesi…

Koç Holding’den gelen kadın bir uzman, öğrenciler için düzenlenen kariyer günleri seminerinde sunum yapıyor. Sunum sırasında ön koltukta oturan %52 üyesi bir genç ayağa kalkıp elinde tuttuğu şeyi göstererek “pardon bunu siz mi düşürdünüz” diyor. Uzman “nedir o” demeye kalmadan karşısındaki %52 mensubu “Koç t…ğı” diyerek birincisini sahneye, ikincisini de kadının suratına atıyor. Sonra salonda bir kıyamettir kopuyor. Sis bombaları falan. E tabi toplantı iptal… Salon boşalırken orada bulunan yirmi kadar %52 mensubu “zalimlere inat yaşasın hayat” diye bağırıyor.

İşte bu protestoyu gördüğümde içimden “cesurca” diye geçirmiştim. Ancak sonra beğenimin yerini empati ile yoğrulmuş kızgınlık aldı. Beğenmekten vazgeçmedim, hayır. Zekice kurgulanmış, cesur şeylere her zaman saygı duyarım. Ancak kendimi o kadın uzmanın ya da ailesinin yerine koyunca Koç Holding’e yönelen bu tepkinin biraz aşırıya kaçtığını düşündüm. Koç holding ismi altında “zalim” olarak düşündüğümüz yapıları protesto edebilirdik. Ancak protestoda kullanılan objenin o kuruma bir zarar verdiğini düşünmüyorum. “Cinsel” göndermeleri de olan o obje o kadını aşağılamaktan öteye geçmiyor.

Tekrar %52’ye dönelim… Yaptıkları şeyleri önemsiyorum. Zekice ve cesurca buluyorum. Ancak şu tehlike beni kaygılandırıyor. Örgütlenme “gençlerin öfkesi” olarak yansıtılıyor. Gençlerin öfkesi kimi zaman yıkıcı olabilir. Ancak, böylesi kıvrak bir zekanın ürünü olan bu girişimler yıkıcı değil, yapıcı olmalı. Bunun için belki de ilk olarak “gençler öfkelendiğinde yıkarlar” önkabulünü ortadan kaldırarak işe başlamalıyız. %52’nin bu şekilde daha etkin olacağı kanaatindeyim. Ne dersiniz? %52’yi izlemeye devam mı?



Bu yazı 374 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,638 µs