En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Siyasetin ya da krizin takvimi



Türk siyasi hayatı bir “gerginlik” içinde “kriz öncesi ruh hali”yle evirilip duruyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi, ardından gelecek genel seçimler bir maratonun iç içe iki ayağı olarak karşımızda ve bu çerçevede Kasım 2007'ye kadar sürecek uzun ve kritik bir yarış başlamak üzere…

İktidardan CHP'ye, DYP'den askere kadar tüm aktörlerin hesaplarını bu çerçevede yaptığı ortada…

Nasıl okumalı, neler beklemeli?

Bir kere yarışın üç aşamalı olacağı kanaatindeyiz…

İlk aşama”nın start almasına az kaldı. 16 Nisan'da olmadı en geç 26 Nisan'da tüm cumhurbaşkanı adayları arenaya çıkmış olacaklar. Bu ilk etap, aslında AK Parti'nin kontrolü altında, onun karar mekanizmalarına bağlı geçecektir. CHP ve lideri Baykal ne derse desin, Erdoğan'ı hangi çatışma ve tartışma içine çekerse çekmek istesin, muhtemelen bu durum değişmeyecektir.

Nitekim bu aşamanın sorusu şudur: Hangi AK Partili cumhurbaşkanı adayı olacak, daha doğrusu hangi AK Partili Çankaya'ya çıkacak…

İkinci aşamada siyasi atmosferin biraz daha ısınacağı açıktır. Bu, “adaya yönelik tartışmalar ve seçim aşaması”dır. Yaşanacak ısınmaya rağmen Türkiye'nin bu aşamada yani Mayıs sonuna kadar “kriz öncesi ruh hali”den çıkıp “kriz ruh hali”ne gireceğini sanmıyoruz. Böyle bir gelişme siyasi aktörler açısından da mümkün görünmemektedir. Ülkede ya da uluslararası sahada olağanüstü gelişmeler meydana gelmezse, hiç bir siyasi aktör siyasi hareket alanını genişletecek bir meşruiyet, soru ya da doğrulama dalgası üretme imkânına sahip olmayacaktır…

Bürokrasinin “Çankaya Kalesi”nin olarak tabir ettiği siyasi açıdan müstahkem mevkiinin düşmesinden sonra açılacak sayfa, yani üçüncü aşama son derece önemlidir…

Zira bu sayfa hem genel seçimlere, yani “büyük hesaplaşma”ya doğru içinde “yıpratma, doğrulama, psikolojik harp, tepeden dizayn, iktidarsızlaştırma” gibi bildik türlü unsurların bulunacağı ve kullanılacağı bir evreyi açacaktır.

Çankaya'nın, yani yeni cumhurbaşkanının ilk icraatları, örneğin ilk atamaları bu evrede yaşanacak tartışmalar açısından hayati bir önem taşıyacaktır. Bu icraatlar “cemaatçi bir personel politikasına oturursa” çatışmayı derinleştirecek, aksi halde çatışma araçlarını azaltarak dindirme işlevi görecektir…

Türkiye açısından da büyük demokrasi sınavı aslında bu noktada başlayacaktır…

AK Partili bir hükümet ve cumhurbaşkanı modelini sistem sindirebilecek midir?

İlk soru budur…

AK Partili bir hükümet ve cumhurbaşkanı modeli, “yürütme birliği” mantığını aşmadan, bir “yürütme bütünlüğü”ne dönüşmeden oluşturulabilecek midir?

İkinci soru ise budur…

Her bir sorudan üreyecek yanıt elbette diğer sorunun yanıtını etkileyecektir…

Bununla birlikte ikinci sorunun daha siyasi, daha yönlendirici olduğunu unutmamak gerekir. Zira yeni modelin sindirilip sindirilememesi biraz da meşruiyet sorunudur. Sistem meşru ve siyasi olanı sindirmek zorunda kalır.

Ve AK Parti bu noktada oyunun yönlendiricisi konumundadır…

Evet, Türkiye sıcak bir yaz yaşayacak…

Bu sıcak yaz şu rahatsız edici soruyu yanıtlayacak:

Kasım 2007 Genel Seçimleri, her genel seçim gibi bir sayfa açıp, siyasi alana güç katan yeni bir toplumsal meşruiyet dalgası mı üretecektir yoksa bu seçimler ülkenin “kriz ruh hali”nden “krize geçişi”nin başlangıcı mı olacaktır?

Tahminimiz ve umudumuz odur ki, 2008 yılından itibaren sistemin çalışması “devlet ayrımı siyasi iktidar ayrımı” yerine, “siyasetin iç denetimi ve kurumsallaşması”ndan doğacak demokratik araçlar üreterek yeni bir aşamaya geçecektir.


yenişafak



Bu yazı 341 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,687 µs