En Sıcak Konular

Hasan Pulur


Hasan Pulur
0 0 0000

Darbe denince "O" gelir akla...



YİNE "darbe" rüzgârları esmeye başladı ya da darbe balonları uçmaya... Eski Deniz Kuvvetleri komutanı Özden Örnek amiral, istediği kadar söylesin, yırtınsın, "Bunlar benim anılarım değil!" desin, kimsenin inandığı yok; "Senindir, senindir, bunları sen yazmışsındır!" diyorlar.


Çünkü bu işleri bilenler (!) diyormuş ki, "Darbeler böyle hazırlanır, bunları bilse bilse amiral bilir."
***
VALLA rahmetli hiciv şairi Ümit Yaşar Oğuzcan'ın "Yedek Asteğmen Niyazi"si de bu işlerin, darbelerin, ihtilallerin uzmanıydı. Herkesin "27 Mayıs ihtilalini ben yaptım!" diye "gölge adamlığa" soyunduğu günlerde, o da "Gölgenin Arkasındaki Adam" unvanıyla "Yedek Asteğmen Niyazi"nin ağzından ihtilalin nasıl yapıldığını anlatmıştı.
***
YEDEK Asteğmen Niyazi, o akşam mahfelde albayıyla tavla oynamaktadır, bir "malşans" ki sormayın. Albay mars yapar, oyun biter. Tavlayı kapayınca "Yedek Asteğmen Niyazi" der ki:
"Albayım, işler çok terso gidiyor/Adamlar da iyice azıttılar/Şöyle bir komite kursak da/Helalinden bir ihtilal yapsak/Ne dersiniz?/Albayım akıllı adam tabii/Hemen uzağı gördü/Otur asteğmenim, dedi/Yapalım, sefamız olsun/Cebimizden çakılarımızı çıkardık/Üzerine yemin ederek/Kurduk ilk ihtilal komitesini/Albayıma dedim ki/Albayım, dedim/Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın."
Münif Paşa'ya, Hızır Paşa'ya çengel atılır. Talat da, Sami de, Sezai de, Sıtkı da, Orhan da, Münir de unutulmaz. Hele Alpaslan'a söylememek olmaz; alıngandır, darılır kızar. Sonunda komite kurulur.
***
İPLER, kendi ifadesine göre, "Yedek Asteğmen Niyazi"nin elindedir.
"Planı ben hazırlayacaktım/Alarmı ben verecektim/Önce bir güzel yüzümü yıkadım/Sonra kolları sıvadım/Durumu derhal anladım."
Amaaaa:
"Son anda bana oyun etti albay/İhtilalden on gün evvel/Terhisim çıktı."
***
VE tabii ihtilal "Yedek Asteğmen Niyazi"siz yapılır.
O da sırrını yıllarca saklar, bakar ki, herkes "İhtilali ben yaptım!" diye atıp tutuyor, dayanamaz:
"Ben bunları yıllardır/Tevazuum dolayısıyla ifşa etmedim/Fakat baktım ki gerçekler saklanıyor/Herkes kendini ihtilalci sanıyor/Oysaki ihtilali biz yaptık/Onu bunu anlamam."
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın konuşturduğu "Yedek Asteğmen Niyazi"nin bu ifşaatı memleketi karıştırır, "İhtilali sen yaptın, ben yaptım!" kavgası başlar...
***
DERKEN, "Yedek Asteğmen Niyazi"nin albayının gönderdiği tekzip kavganın ortasına bomba gibi düşer:
"Oğlum Niyazi,
Geçen hafta Cumhuriyet'te yayımlanan ifşaatını dikkatle okudum. Yapmış olduğun açıklamaların sıhhatinden eminim ve hamdolsun ben de sıhhatteyim. Ancaak; tavla partimizdeki son elin mars olduğunu yazmışsın ki, bu, hilafı hakikattir. Son el, mars değil, atmış olduğun dörtcihar dolayısıyla oyun olmuştu. Saniyen; cebimde çakı taşımadığım cihetle, yeminimi mahfel mutfağından getirttiğim ekmek bıçağı üzerine yapmıştım. Bu hususları, mevzuun ciddiyet ve ehemmiyetine binaen, aynı sütunda, aynı puntoyla tavzih ve de tekzip etmeni rica ederim, evladım.
Yengen selam eder. Bir gün mantı yemeye buyursun diyor."
Evet, ne zaman "darbe" lafları ortaya çıksa aklımıza Ümit Yaşar'ın bu hicvi gelir...
Rahmetli Orhan Erkanlı'ya bunu yıllar sonra okumuştuk, çok gülmüştük. 27 Mayıs İhtilali'ni yapan Milli Birlik Komitesi üyesi, sonra yurtdışına gönderilen Orhan Erkanlı, hem gülüyor hem de "Boşuna beni albaya benzetme!" diyordu:
"Çünkü 27 Mayıs'ı yapmadan önce ben binbaşıydım!"
Her ikisinin de, Oğuzcan'ın da, Erkanlı'nın da ruhları şad olsun.

milliyet



Bu yazı 443 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ekim 2007 Mülkiye Cuntası'ndan "sarı" muhalefete...
    • 4 Nisan 2007 Başbakanlar ve oğulları...
    • 1 Nisan 2007 Darbe denince "O" gelir akla...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,692 µs