En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde AK Parti'ye milli yardımlar...



AK Parti Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini oldukça iyi idare ediyor.


Ülkede kriz çıkartmaya yönelik çabalar birer birer "çeşitli ve etkin" tedbirlerle bertaraf edildi. Adım adım sona doğru yaklaşılıyor. Bu son, AK Parti'nin grubundan layık birini Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne çıkartmasıdır. Acaba AK Parti Lideri Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini tek başına mı yönetmekte? Sanmıyorum!

AK Parti'ye bu süreci yönetmede ülkede istikrarın devamından yana olan ve hiç bir şekilde demokrasiden asla dönüş olmayacağını düşünen çevrelerin ciddi şekilde yardım ettiğini düşünüyorum! Hatta, YÖK'ü ve Cumhurbaşkanlığını saymazsak, ülkedeki kurumların çoğu, hatta AK Parti'yi sevmeseler de bir kısım komutanlarımız bile Türkiye'nin demokratik olmayan bir seçim ortamına girilmesine müsaade etmemekte kararlı görünüyorlar.

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bile bütün tahriklere ve kışkırtmalara rağmen "Cumhurbaşkanlığı seçiminin 'C'sini bile konuşmam" diyerek kendisinden beklenen, ülkeyi kriz ortamına sokmaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakan açıklamayı yaptı. Ülkenin önde gelen işadamları zaman zaman Başbakan'ın Cumhurbaşkanlığı adayı olabileceğini, bunda herhangi bir mani olmadığını gerek tek tek gerekse örgütleri olan TÜ- SİAD vasıtasıyla dile getirdiler.

MÜSİAD için AK Partili bir Cumhurbaşkanı hiçbir şekilde sorun teşkil etmiyor zaten. Ülkenin ekonomik durumunun iyiye gitmesi... Arazinin bile değer kazanması... Avrupa Birliği süreci... ABD'nin Türkiye'nin bölgesindeki atakları sebebiyle Türkiye'de istikrarlı bir yönetim yapısının olmasını arzu etmeye bir anlamda mecbur olması... Vesaire vesaire... AK Parti'ye bu süreçte lazım olan rahatlığı sağlıyor. Bir kısım emekli paşalar ve onların örgütlediği güya bir kısım sivil toplum kuruluşları -bu süreçte nasıl örgütlenmeler olduğunu gördü millet- dışında hiçbir kayda değer engel söz konusu değil. Ki, emekli paşalar da karargâhtan destek alamadığında onlarında hiçbir anlamı yok!

Bütün bunlara rağmen yine de AK Parti'ye bu süreci faydalı ve etkin bir şekilde yönetebilmesi için akıl veren bir kısım milli oluşumlar olduğunu da düşünmüyor değilim. Yani AK Parti bu süreçte tek başına değil. Ya da şöyle söyleyelim: Cumhurbaşkanlığı seçiminin önemini bilen çevreler AK Partiyi bu süreci yönetme konusunda yalnız bırakımıyorlar. Bırakmamaları da gerekir! Ki Cumhurbaşkanlığı seçimi hakikaten tek bir partiye bırakılmayacak kadar önemli bir konu. Ülkede kaos çıkarmaya ayarlı bazı çevreleri eylemlerinin birer birer tersyüz edilmesi elbette AK Parti'nin tek başına yapabileceği bir şey değildir!

Ülkenin emniyet güçlerinin sürece bu anlamda olumlu katkısını görmezden gelemeyiz. Milli çevrelerin Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde AK Parti'ye etkin yardımları onların AK Partili olduğunu göstermez. İç ve dış dengeler Türkiye'nin bu seçimi herhangi bir demokratik yara almadan atlatmasının önemini AK Partililerden daha fazla önemsiyor!


bugün



Bu yazı 730 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,676 µs