En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Zaman kumpas zamanıdır!…



Bazen kimi kişilerden gelen açıklama ve öneriler şaşırtıcı oluyor. Bunlardan birisi de TBMM eski başkanlarından Hüsamettin Cindoruk…

Cindoruk, “DP-AP-DYP geleneği”nin esaslı isimlerindendir. Yassıada mahkemelerinde başlayan hukuk merkezli duruşu yıllarca süregitmiş, Demirel'in yasaklı olduğu dönemde merkez sağ gemisini taşımış, asker-sivil ilişkileri çerçevesinde sıkı bir demokrasi mücadelesi vermiş bir isimdir.

TBMM Başkanı olduğu dönemlerde “parlamento hukuku” adını verdiği “anayasa ve iç tüzük”ten oluşan çerçeveye aşırı önem vermiş, meşruiyet ve yasallık arasında bağı koparmamaya çalışmıştır.

Bugün emekli bir siyasetçidir Cindoruk. Ama basının, darbeler, merkez sağ gibi ilgili ve uzmanı olduğu konularda bilge muamelesi yaptığı bir kişi olmayı sürdürür. Doğal olarak çetrefil konularda, “kumpaslara teşne olan durumlar”da Cindoruk'tan hukuk merkezli bir tutum alması beklenir…

Ama gelin görün ki Cindoruk 28 Şubat'ta olduğu gibi bizi bir kez daha şaşırtacağa benziyor.

Salı gecesi Can Dündar'ın NTV'deki programında Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenmesi için yeni formüller ortaya atıyordu Cindoruk.

Erdoğan'ın eski TCK'nın 312. maddesinden ceza aldığını ve sabıkası bulunduğunu hatırlatıyordu. Milletvekili olmasını sağlayan yasa değişikliklerinin ve Yüksek Seçim Kurulu'nun kararının Erdoğan'ın hukuki sakıncasını ortadan kaldırmadığını iddia ediyordu. Özetle dediği şuydu: Erdoğan laikliğe karşı suç işlemiştir ve böyle birisinin Çankaya'ya çıkması doğru değildir.

İmalı önerisi ise şöyleydi: CHP ya da başka bir milletvekili grubu bu durumu Anayasa Mahkemesi'ne götürebilir…

Cindoruk yeni krizlerin nasıl başlatılabileceği konusunda adeta yol gösteriyor.

Milletvekili olmuş ve 4,5 yıldır Türkiye'nin başbakanlığını yapan bir siyasinin, yani Tayyip Erdoğan'ın, siyasi nitelikte hukuki sabıkası nedeniyle cumhurbaşkanı olamayacağı gibi kendi içinde “demokratik ahlak, hukuki tutarlılık, hatta düz mantık açısından bir dizi çelişki taşıyan öneriler”de bulunuyor…

Celal Bayar'dan Süleyman Demirel'e Anayasa Mahkemesi'nin kanun ve kural koyucu bir rol oynamasından yıllarca yakınmış bir geleneğin içinden gelen bir kişinin “hukuk marifetiyle demokrasi nasıl bloke edilir ve Anayasa Mahkemesi nasıl tayin edici hale getirilir” arayışına girmesi şaşırtıcıdır…

Ama Türkiye'de böyle kriz dönemlerinde hiçbir şeye şaşırmamak gerekir…

Cindoruk sadece bir örnek…

Her köşede başka bir senaryo, başka bir hazırlık var…

Oyunun siyasi kısmının çıtası daha düşük…

Baykal mesela; Erdoğan'ı adeta adaylığa itiyor. Zira hazırladığı tuzak şu: Erdoğan aday olmazsa bunu kendisinin sağladığını söyleyecek ve AK Parti geri adım atmış olacak. Tersi olur Erdoğan adaylığını açıklarsa, derinleşecek kriz ve tartışmalardan, rejim bunalımından “beslenme tepsisini” önüne alacak…

Artık ok yaydan çıktı…

Bundan böyle tüm siyasi tartışmaların kumpas, spekülasyon ve manipülasyon üzerine temelleneceğine şüphe yok. Ve muhtemelen Kasım 2007'ye, yani genel seçimlerin yapılacağı tarihe kadar bu böyle devam edecek.

Askerden siyasi partilere değin tüm aktörler Mayıs Çankaya seçimi ile Kasım genel seçimlerini bir bütünün parçaları olarak görüyorlar. Ve tüm hamleler bu sürecin sonunda alınacak ya da alınmak istenen neticeye göre yapılıyor…

Dolayısıyla görmek gerekir:

Manasız duygusu veren her tartışma bu çerçevede bir işlev yerine getirmektedir.

Daha önemlisi türlü adaylık engelleme yöntemleri, koalisyon formülleri, siyasi dizayn çabaları bir kara delik gibi her tür diğer sorun ve tartışmayı içine çekmektedir ve çekecektir.

yenişafak



Bu yazı 310 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,954 µs