En Sıcak Konular

Halim Selim


Halim Selim
0 0 0000

Yardım senin kendi içinde, kalbinde!



Hayatının eşiğinde duruyordu… Sanki bir adım daha atsa dışına çıkabilecekti hayatının… Birden ayakları ters dönmüş gibi oldu bileklerinden… Eşik cini bu olmalıydı… Davet beklerdi hep içerden… Çağırıldığı an, kim olursa olsun, tersyüz ederdi onun hayatını… Yolunda giden ne varsa bozulurdu… Aile dağılır, hastalıklar artar, zaaflar kabarır, şehvet azardı…

Şimdi, hayatının eşiğinde, beklediği cevap nihayet geldi… Ölmeden önce huzura çağırılacaktı… Cinini yenmişti… Onu bu dünyada bırakabilecekti… Üzerinde biriken kirli bir örtüyü çekip çıkarır gibi cinini fırlatıp attı eşikte… Sonra bir adım daha attı ve asıl hayatından içeri girdi…

Dünya hayatının, ona fark ettirmeden, gizlice, vücudunda yapılandırmaya çalıştığı atom altı parçacıklarının nano kirliliği dışarıda kaldı… Başaramamışlardı… Vücudunda, şeytanın izi olan her şeyi dışarıda bırakabilmiş, huzura doğru ilk adımını atmıştı…

Zihni, kalbinin içinde korunmuştu… Zikir yaparak içtiği temiz kaynak suyu, kanının ateşini söndürmüştü… Toprak kazanmıştı… Allah, ona, toprağa üflediği ruhunu geri alabilecekti şimdi…

( Tam burada gözyaşlarımı tutmakta zorlanıyorum… Susuzluktan kurumuş ruhumun, toprağına düşüyorlar birer birer yağmur taneleri… Peygamber efendimizin bu dünyaya gönderilişinin hikmetini şimdi daha iyi anlıyorum…

Ve bırakıyorum gözyaşlarımı… Harfler ıslanıyor, yazı dağılıyor, kâğıtlarıma kuşlar konuyorlar… Koşup ağaçların gövdelerine sarılır gibi harflerime sarılıyorum…

Dua başlıyor… Gözyaşlarımdan ıslanmış kelimelerimle Allah’a yalvarıyorum…

Herkes eşikte bekleyen kendi cinini içeri davet etsin diye programlanmış bugünkü dünya hayatı… Çocuklar bu yüzden bu kadar korunmasız bırakılmışlar… Onlara her yönden saldırıyor şeytan… Teknolojik ejderhasını kullanıyor bunu yapabilmek için… Çocukların bir lunaparkta, gecenin karanlığında, ışıklı bir dönme dolaba binme istekleri gibi masum bir arzuyu barındırmıyor teknoloji ile oynanan bu tehlikeli oyun… Dönme dolabın balkonlarında, gökyüzüne doğru bir yolculuk yapmak yerine, bin bir başlı ejderhadan hücrelerine yayılan radyasyonla,  beyinlerinde, vücutlarında büyük tahribatlar oluşuyor… Hastalanıyorlar… Vücutları güçsüzleşirken, içlerindeki şiddet duygusu, zamanla, önlenemeyecek bir şekilde her an daha çok artıyor…

Çocuklarının bu acil durumunu, teknolojiyle yaşamayı ilerlemek, çağdaşlaşmak ile eş anlamlı gören aileleri bir türlü fark edemiyorlar… Ya da onlara bu hakikat fark ettirilmiyor… Çünkü onlar da farklı bir tüketim çılgınlığının içine sürükleniyorlar…

Eşik cini herkesin içinde başköşeye oturmuş… Oradan, ateşten gözleriyle bize bakıyor… Bir gün, bir an, her an size de sıra gelecek diye fısıldıyor zihnimize… İşte tam bu sırada, ben, huzura çağırılıyorum…

Huzurda olmama rağmen, hâlâ, orada, bu çocukların hakkını, tekrar geri döneceğim bu dünyada nasıl koruyabileceğimi düşünüyorum…

Ve gözyaşlarım, göz pınarlarıma geri dönüyorlar… Ruh inceliğimin yerini harflerimin kılıç keskinliği alıyor…

Kalbimin cihadı başlıyor.




Bu yazı 1,258 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Eylül 2014 İnsanlık tehlikede! Ey mazlumlar!
    • 5 Eylül 2014 Bilinmeyiz biz! Görünmeyiz! ‘Bir’ işaret bekliyoruz!
    • 1 Eylül 2014 Kalbe çağrı! Günah işlemişseniz de gelin! Yeter ki günahı terk edin!
    • 27 Ağustos 2014 Ey ‘nar’ kardeşlerim! Yol bitti!
    • 22 Ağustos 2014 Ey Mehdiyet! Kaldır başını secdeden!
    • 18 Ağustos 2014 Şeytanın ‘Dünya Krallığı’ kime hizmet eder?
    • 11 Ağustos 2014 Kıyam-et!
    • 6 Ağustos 2014 Terk edin sahte şeyhleri, mürşitleri! Kur’an’a dönün yüzünüzü!
    • 31 Temmuz 2014 Ey kabalist sufiler! Süslü cinler! Bildik sizi!
    • 25 Temmuz 2014 Kalbin cihadı başladı!
    • 21 Temmuz 2014 Belki de Ahir Zaman! Ey zalimlerin en zalimi! Hesap zamanı!
    • 14 Temmuz 2014 İşte ‘Mehdiyet’ sırrı! Kur’an ve ‘hidayet’!
    • 9 Temmuz 2014 Fırat, Dicle ve ISIS! Kıyamet alametidir!
    • 4 Temmuz 2014 Ramazan! ‘Oku’duk mu? Kur’an’ı anladık mı?
    • 29 Haziran 2014 Ey Mehdiyet! Kalbimiz ağlıyor!
    • 25 Haziran 2014 Ey mazlumlar! ‘Hakikat’ vakti artık!
    • 21 Haziran 2014 Şam, Kudüs ve İstanbul için fazla zaman kalmamıştır!
    • 17 Haziran 2014 Şirk-etlerin zombileri kapımızda! ‘İslâm’ adına hem de!
    • 12 Haziran 2014 Zaman yaklaştı! Zulme karşı ‘tuğrul kuşu’!
    • 7 Haziran 2014 Rabbim affet!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,649 µs