En Sıcak Konular

Yahya Bostan



Yahya Bostan
0 0 0000

İran’ı Türkiye üzerinden neden vursunlar?



Neyse ki internet var. Böylece dünyanın herhangi bir yerinde Türkiye ile ilgili yapılmış bir haber aynı anda Türk basınında yankı buluyor. Üstelik manşetlerde… İletişimin kolaylaşması bir yönüyle iyi elbette. Öte yandan bilgi kirliliğini arttırıp kafa karıştırıyor ki o çözmemiz gereken ciddi bir mesele.

Bilgi kirliliğinin son örneği Kuveyt’te yayınlanan el-Siyasa gazetesinin haberi. Haberde “Türkiye”, “İran” ve “hava sahası” sözcükleri geçince elbette dikkat celb ediyor. Herkes kulak kesiliyor ve şu soruyu soruyor: bu kez ne istiyorlar? 

Gazete NATO liderlerinin, İran’a olası bir saldırı ihtimaline karşı Türkiye’den hava sahasını açmasını istediğini yazdı. Kuveyt’teki bir gazetenin bunu yazması normal. Ancak Türk basını artık kimi iddiaları sorgulamadan manşete taşımaktan vazgeçmeli. Bu iddia bana göre haber değeri taşımıyor. Çünkü bu uzun bir süredir dünya basınında konuşulan ancak gerçek olma ihtimali çok düşük bir gelişme. Kafa karıştırmaktan öteye geçmiyor.

İlk değil

Benzer bir iddia daha önce İngiliz Sunday Times gazetesinde ortaya atılmıştı. Gazete İsrail’in İran’a saldırmak için hazırlandığını ve saldırı için Türkiye hava sahasını kullanmak istediğini ileri sürmüştü.

Bu haber elimize ilk geçtiğinde neden diye sormuştuk. İsrail İran’ı vurabilirdi. Ancak İran’ı vurmak için Türk hava sahasını kullanmak mantıklı değildi. İsrail’in yapması gereken tek şey ABD’den Irak’ın hava sahasından kendisine bir koridor açmasını talep etmekti. Tersten gidip Körfez yolunu kullanması da cabası. İsrail Türkiye’yi kullanmak isterse ancak yolunu uzatırdı. Üstelik Türkiye ile arasını bozma ihtimali bu iddianın zayıf olduğunun en önemli kanıtı. Aynı gün Prof. Dr. Hasan Köni ile bir röportaj yapmıştık. İsrail’in neden Türk hava sahasını kullanmak istemeyeceği ile ilgili ayrıntılı röportajı buradan okuyabilirsiniz.

Bunu göze alamazlar

İran’a olası bir saldırı için Türk hava sahasının veya topraklarının kullanılması isteğine dair iddialar komplodan öteye geçemiyor. Çünkü bu iddiaların bir dayanağı yok. Sebebine gelince… Ankara Irak savaşı öncesi barış yanlısı tutumuyla Birleşik Devletlere bölgesinde herhangi bir karışıklık istemediğini açıkça ilan etti. 1 Mart tezkeresini kabul etmeyerek de müttefiklerine şu mesajı vermiş oldu: Komşularımla yapacağınız bir savaşta tarafsız kalırım. Irak savaşında haklı çıkan Ankara, bölgesinde daha kötü bunalımlara yol açacak bir çatışmaya asla katkı yapmayacaktır. Terör örgütlerine ve Kuzey Irak’taki Kürt unsuruna karşı İran ile kurulan diyalog da ortadayken kimse kalkıp Türkiye’den böyle bir rol üstlenmesini bekleyemez. 1 Mart tezkeresinde canı sıkılan ABD’nin İran gibi Türkiye’nin önemli bir komşusu ile vuku bulacak ihtilafta Türkiye’den beklentisinin asgari düzeyde olması yüksek ihtimal. Çünkü böyle bir durumda Ankara’dan gık çıkmayacağının onlar da farkında. Türkiye’den isteyecekleri tek şey şu olacak: İran’ın izolasyonuna katkı yap, uluslar arası kararların dışına çıkma. Bir şey daha: Saldırırsak gölge etme…

Savaş dışı beklentiler

ABD’nin İran ile ihtilafında elbette Türkiye'den beklediği çok şey var. Ancak bunlar daha çok stratejik ve uzun vadeli hamleler... ABD Türkiye’den Ortadoğu’da kurulmakta olan Sünni-Şii kamplaşmasında taraf olmasını istiyor. Buna bağlı olarak da Kuzey Iraklı Kürtlerle sıcak diyalog geliştirmesini… Son günlerde Türkiye’de yapılan “görüşelim mi görüşmeyelim mi” tartışması da bu zaten. Evet, Türkiye eninde sonunda Kuzey Irak’a kucak açacak ve İran ile önemli bir bölgesel mücadeleye girişecek. Ancak bu Türkiye ile İran’ın “savaşın kıyısına” gelmesi anlamı içermiyor. Bu bölgesel bir nüfuz mücadelesi olacak. İsrail ya da ABD’nin İran’a saldırı ihtimaline gelince: Türkiye bu çatışmanın bir tarafı olmayacak. Buna kendi toprak ve hava sahasını kullandırmak da dahil. 



Bu yazı 273 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Temmuz 2008 ‘Dünyanın en büyük siyasi projesi’ ne demek?
    • 28 Temmuz 2008 Baykal’ın göremediği…
    • 10 Kasım 2007 Baykal’ın danışmanı kim?
    • 6 Kasım 2007 İtiraf edelim: İşte Oval Ofis’ten çıkan sonuç!
    • 31 Ekim 2007 Türkiye’nin Brzezinski’si var mı?
    • 26 Ekim 2007 Ne intikamı? ABD bizden intikam almıyor!
    • 24 Ekim 2007 Artık farkındayız: Bu provokasyona dur deyin!
    • 23 Ekim 2007 O sekiz askere ne oldu?
    • 21 Ekim 2007 Son saldırı: PKK neden bu kadar rahat?
    • 18 Ekim 2007 Bu filmi çok gördük: Oyunun farkında mısınız?
    • 15 Ekim 2007 Tuzak: Tasarı çekilirse ne olacak?
    • 11 Ekim 2007 “27 sersem Amerikalı…”
    • 10 Ekim 2007 Bakmayın, Türkiye’de iyi şeyler de oluyor!
    • 8 Ekim 2007 Saldırının üçüncü boyut okuması
    • 5 Ekim 2007 Referandum karmaşası: Bu güne nasıl geldik?
    • 28 Eylül 2007 Malezya bitti: Şimdi hasar tespit zamanı!
    • 17 Eylül 2007 Kendinizi koruyun: İran bitti, Malezya geliyor!
    • 8 Eylül 2007 Stratejik analiz: Hükümet değil devlet politikası!
    • 30 Ağustos 2007 Artık kolları sıvama zamanı!
    • 23 Ağustos 2007 Kulisleri hareketlendiren ziyaretin perde arkası!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,573 µs