En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Benim gibi düşünenler de varmış



Sağlık Bakanlığı’ nın verilerine göre,  ilaç tüketimimiz her geçen yıl katlanarak artmakta. 2003 yılında devletin ilaca ödediği para 6 milyar YTL iken, bu rakam 2006 yılında 9 milyar 685 milyon YTL’ ye çıkmış.

Geçen yıl tamı tamına 1 milyar 272 milyon kutu ilaç kullanmışız.

Elbette insanların daha sağlıklı ve daha uzun yaşamalarına imkân sağlayan ve yerinde kullanılan ilaçlara diyecek sözümüz yok. Bunlara verilen para da helâl-i hoş olsun.

Ama, bir de madalyonun diğer yüzü var. İlaç tüketimindeki ve ilaca ödenen paradaki artışın çok önemli bir kısmı ‘gerçek ihtiyaçtan değil’ gereksiz yere yazılan ilaçlardan, şişirme reçetelerden kaynaklanıyor.

Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de ‘inanılmaz
boyutlarda’ bir ilaç israfı var. Her yıl milyarlarca lira çöpe, daha doğrusu ilaç firmalarının cebine gidiyor.

İlaç endüstrisinin ilaç tüketimini artırmada en büyük yardımcıları ise doktorlar, çünkü birçok ülkede olduğu gibi bizde de halka ilaç reklâmı yapılması yasak.

Doktorlar, çeşitli hediyelerle… artık çığırından çıkan ve turistik gezilerden farkı kalmayan kongre, seminer… davetleri ile gereksiz ve pahalı ilaçları yazmaya teşvik ediliyor.

Bu yönlendirmenin farkında olan, olmayan veya farkında olup da seslerini çıkarmayan doktorlar var.

Ama, ne mutlu ki sayıları az da olsa, bu oyunları, dümenleri gören ve görmeyenleri uyaran hekimlerimiz de var:

Geçen gün www.sagliginsesi.com internet sitesinde benim gibi düşünen bir meslektaşımın olduğunu görünce çok mutlu oldum.

Sağlık Bakanlığı Merkezi Etik Kurul üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Büyükberber’ in yazısını sizlere de aktarmak istiyorum:

“İlaç piyasası bugün silah sanayinden daha güçlü ve çok daha karlı
hale geldi. Büyük ilaç devleri hızla tekelleşiyorlar. 8-10 kat daha pahalı ilaçlar, yüzde 3-5’ lik yararlar (?) için fütursuzca yazılıyor. Birileri bize daha çok ilaç kullandırtıyor…

Ülkemizde son 3-5 yıl içinde en hızlı gelişen meslek kollarından biri organizasyon şirketleri oldu. Öyle ki artık bir çok devlet kurumu bile her organizasyonuna sponsor ve organizasyon firması temin eder hale geldi. Bu çok ciddi şekilde etik yozlaşma yaratacaktır inancındayım. Sponsorlar da bıkmış durumda ancak halen harcamaları vergiden düştükten sonra bunu sakıncalı bulmuyorlar.

Ülkemiz ilaç harcamasında dünya 13. sü ancak ben kayıt sistemlerine güvenmediğimden ilk 10’da olduğuna inanıyorum. Bu harcama nüfusumuz ve ekonomik gücümüzle uyumlu değil. Birileri bize daha çok ilaç kullandırtıyor.

Hastalık isimleriyle, marker isimleriyle, viral ajan isimleriyle kongre düzenlenmesi artık tabiri yerindeyse kantarın topuzunun kaçtığını gösteriyor.    İlaç firmalarının daha pahalı ilaçları daha çok hastalıkta ve daha erken evrelerde reçete ettirmesini kolaylaştıran her türlü girişime destek vermeleri normaldir. Hekimlerimizin sağ-duyulu davranması ve basit istatistik oyunlarına aldanmaması ve araştırma makalelerini derinlemesine okuyarak sorgulamaları gerektiğine inanıyorum. 

Çok ufak sekonder kazanımlar için ülke kaynaklarını heba etmemek vicdani bir sorumluluktur. Ülkemiz ilaç geri ödemeleri konusunda dünyadaki en serbest ve en sosyal ülkelerin başında gelmektedir. Eğer eldeki sınırlı bütçeyi uygun dağıtmazsak bugün çok az ilaçta görülen geri ödeme sıkıntılıları ileride daha da artacak ve korkarım endikasyonunda ilaç kullanımında bile zora düşeceğiz.”



Bu yazı 402 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,841 µs