En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Yaşar Kemal'i eleştiriyorum



İNCE Memed romanı hakkında edebi bir eleştiri yazmaya kendimi yetkili görmem. Fakat İnce Memed'in yazarı, "Türkiye Barışını Arıyor" toplantısında edebi bir konuşma yapmadı. Edebiyat ustalığını kullanarak tarihten sosyolojiye, ekonomiye, siyaset bilimine, uluslararası politikalara uzanan bir konuşma yaptı.
Edebi üslubu sevecen ama kavram kargaşası ve çelişkilerle dolu bir siyasi konuşma!
"Kürtler azınlık değil, kardeştir" diyor mesela! "Azınlık" uluslararası politika ve hukukla ilgili bir terim; "kardeşlik" ise bir sevgi ifadesidir! Bunları aynı cümlede, üstelik karşıt kavramlarmış gibi mevzilendirerek kullanmak yüksek bir edebi sanat olabilir ama maddi olarak yanlıştır.
"Kardeş"in karşıtı "azınlık" ise, Yaşar Kemal üstadımız Türkiye'deki azınlıkları "kardeş" saymıyor olabilir mi?!
Aşırı politizasyon, terimleri, kavramları böyle ezer her zaman!

Siyasi tavır
Evet, Kürt kimliğinin 1920'lerin ortalarından itibaren inkâr edilmesi derin travmalar yarattı; bugüne ciddi sorunlar aktardı. İktisat Vekili Celal Bayar da 1934'te Atatürk'e verdiği resmi raporda bunu belirtir.
Bu travmayı kaşıyarak etnik milliyetçiliği körüklemek başka şeydir; sorunu yumuşatarak birlik içinde çözmeye çalışmak başka şey!
Yaşar Kemal ikincisini yapıyor. 1997'de "Ben Kürt yazarı değilim, Kürt asıllı bir Türk yazarıyım" diyordu! Şimdi "Ben Kürt yazarıyım" diyor. Bu şekilde bir siyasi tavır aldığı için, terörü "gerilla" diye aklıyor, tarihi de terimleri de Kürt milliyetçi söylemi yönünde kullanıyor.
Keşke Yaşar Kemal "Ben Türkiye'nin yazarıyım" diye konuşsaydı; o zaman çözüme gerçekten bir katkısı olurdu; bu kadar kavram kargaşasına da düşmezdi.

Malazgirt'ten itibaren
Türkmen aşiretlerinin kökeni Orta Asya, Kürt aşiretlerinin kökeni Van Gölü'nün aşağısında, dağlık Carduchia'dır. (John Diller, Xenobhon, sf. 44.)
Doğu Anadolu'nun yerli halkı Ermeniler, Süryanilerdi. Malazgirt'ten yarım yüzyıl sonra, 1096-1146 yılları arasında Fırat'ın doğusundan Mardin'e kadar bütün Elcezire'yi kapsayan "Urfa Haçlı Kontluğu" bu demografiye dayanıyordu. Bu yapıyı Türkler değiştirdi.
Selçuklularla başlayan İslamlaşma, Malazgirt'in Bizans'ı yere sermesiyle hızlandı, Kürtlerin de, dindaş Türkmenlerle beraber Fırat'ın doğusunda yayılmalarına yol açtı.
11. yüzyılda Anadolu'nun batısı Turchia, doğusu Turcomania olmuştu.
Doğu Anadolu'da bozkırlı Türkmenler ile yaylalı Kürtler iç içe geçti. Ziya Gökalp'in gösterdiği gibi ova ve şehirlerdeki Kürt aşiretleri Türkleşti, yayladaki Türkmen aşiretleri Kürtleşti. Bu iç içe geçmeyi tarihçi Claude Cahen de yazar. Bin yılı böyle yaşadık.

İstiklal Savaşı
İstiklal Savaşı'nda Mustafa Kemal Kürtlerle bir sözleşme imzalamadı; bu iddia uydurmadır. Ama konuşmaları ve Kürt şeyhlerine yazdığı mektuplar meydandadır: Doğu'nun Ermenistan'a dönüşmesi tehlikesi ve ortak İslam ve hilafet bağı etrafında birleşilerek ülke kurtarıldı.
Devrimler döneminde, İstiklal Savaşı ortamındaki bağlar zayıfladığı için isyanlar yoğunlaştı. Buna karşı asimilasyon politikaları uygulandı ama asla ırk ayrımı yapılmadı.
Yaşar Kemal'e hatırlatayım ki, "gerilla" dediği Abdullah Öcalan da Şeyh Sait'i eleştirir; çağdaşlaşma yolunda Atatürk'le işbirliği yapması gerekirken "gerici, feodal isyan" yaptı diye!
Yaşar Kemal'in çizdiği 'kavmiyetçi' resim, tarihin ve zamanımızın karmaşık, iç içe geçmiş realitesine uymuyor.
Yaşar Kemal'e daha ihtiyatlı ve sağduyulu konuşmak yakışırdı.



Bu yazı 420 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,778 µs