En Sıcak Konular

Yasemin Çongar


Yasemin Çongar
0 0 0000

Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?



Başkan Bush'un, başarı şansının yüksek olmadığı hemen herkesçe kabul edilen yeni Irak planı, ABD'de birçok kesim tarafından yerden yere vuruldu. Amerikan askeri varlığını sürdürmenin sorunu çözmeyeceği, aksine derinleştireceği kanısındaki herkes, Bush'un, aşamalı çekilme planına yönelmemekle hata yaptığını düşünüyor.
Ankara dahil bir dizi başkent ise, herşeye rağmen, Bush'un konuşmasından sonra derin bir "oh" çekti. Çünkü, ABD'nin Irak'ı mevcut kaotik ortamında bırakıp gitmesinin 'kötünün kötüsü' sonuçlar doğuracağına inanıyorlar.
Economist dergisinin başyazısı, Ankara'nın hislerine tercüman:
"Amerika ve müttefikleri Irak'ta başarısız oldu. George Bush daha da büyük bir başarısızlığa karşı koymakta haklı... Kuvvet artırımı başarısız olabilir. Ancak Bush'un 10 Ocak konuşmasının en önemli bölümü, kuvvet artırımı değil. Bu plan başarısız olursa, bir yenisi formüle edilecektir. Çok daha önemlisi, bu başkanın, Baker-Hamilton raporuna rağmen, kamuoyunun baskısına ve Demokratların denetimindeki Kongre'ye aldırmadan, görevdeki son iki yılında yenilgiyi kabullenmeyecek ve Irak'ı kendi kaderine terketmeyecek olmasıdır. İster inatçılığın, ister gerçeği inkarın, ister Irak'taki stratejik çıkarların ciddiyetle hesaplanmasının sonucu olsun, bu iyi bir şeydir."
Özetle "Yeter ki, ABD Irak'ı iç savaşa terkedip gitmesin" diyen bir yaklaşım bu. Yine de, bu planın başarısızlık riskini göz önünde tutup, bir yenisinin nasıl formüle edilebileceğini düşünmekte yarar var.

İki eleştiri
Bush'un Irak'a 21.500 ek asker göndereceğini açıklamasından sonra sohbet imkanı bulduğum, ABD Deniz Piyadeleri'nden bir general, takviye kuvvet kararını, "Bu, tırmanma değil, artırma değil, çiselemedir" diye, tek cümlede mahkum etti.
Irak deneyimi olan bu general, yeni plana getirilen iki temel eleştiriden birini seslendiriyor, kuvvet artırımının "çok az ve çok geç" olduğunu savunuyordu. "Daha fazla asker gönderilebilir mi" diye sorunca, ordunun bunu kaldıramayacağını itiraf etti; "Ama" dedi, "Başkan, başta daha çok kuvvet gönderebilecekken, telkinleri dinlemedi. Onca kayıptan sonra hatasını gördü."
Bush planına getirilen ilk temel eleştiri, kısıtlı sayıda ABD askeri ile göreve tam hazır olmayan Iraklı kuvvetlerin Bağdat'ta kalıcı istikrar sağlamasının zorluğu ise, ikinci eleştiri de, planın "Nuri el Maliki'ye bel bağlamasına" odaklı.
Bush'un ulusal güvenlik ekibi bile, "mezhepçi" ve aşırı uçlar karşısında "zayıf" saydıkları Maliki'ye tam güvenmiyor. Yine de, haylaz çocuğu yola getirmeye çalışan ebeveyn edasında diyorlar ki, "Söz verdi, sözünü tutmazsa ne olacağını biliyor."
Bir Beyaz Saray yetkilisine göre, Maliki telefonda Bush'a, "Allah'a yemin ederim ki, bu ülkeyi Mukteda El Sadr'a yönettirmeyeceğim" demiş. Zaten "Maliki de, bu planın ABD'nin kendisine verdiği son şans olduğunun farkında" imiş.

Tutsa... tutmasa...
Bush, Irak'taki son kumarında da başarısız olursa, ülkeyi tümden terkeder mi? Onu tanıyanlar, "hayır" diyorlar.
İşin ilginci, birkaç gündür Washington'da yaptığım sondaj, yeni plan tutsa da tutmasa da, Bush ekibinin, orta vadede, aynı önleme yönelebileceğini gösteriyor. ABD askerlerinin Irak'ın sınırlarına çekilmesine dayanan bir plan bu.
Kötü senaryoya göre, orta bölgelerde mezhep çatışması sürüp gidecek. İyi senaryoya göre, Bağdat pasifize edilecek, petrol ve iktidar paylaşımı düzenlemeleri ile Şii-Sünni uzlaşması ve nispi sükunet sağlanacak.
Her iki senaryoda da, Irak'taki ABD askeri sayısı en az yarıya indirilerek, sınırların tutulması esas alınacak.

Zakheim'ın planı
Bu yaklaşımın ipucunu, 2001-2004 döneminde, Pentagon müsteşarı olan, Bush'a ve Rice'a yakınlığı bilinen Dov Zakheim verdi.
Zakheim'ın, 5 Ocak'ta Financial Times'da yayımlanan makalesi, ABD'nin Irak'taki asker sayısını 75 bine indirmesi hesabına dayanıyor. Irak'ta kalacak ABD askerlerini ise, "Kürdistan'a en fazla iki tugay, El Anbar'ın batısına iki tugay, İran sınırına bir tümen" diye dağıtıyor.
Zakheim'a göre, "Kürdistan'daki kuvvetler, Kürtlerin bağımsızlık ilan edip Türk işgaline yol açmasını önlemeye yarayacak. Batı Irak'taki birlikler, hem Irak'tan Ürdün'e terörist sızmasını, hem de Suriye'den Irak'a akınları önleyecek. İran sınırına ve güneye yerleşecek tümen sayesinde, Tahran, Irak'ın güneyine egemen olmasının ABD tarafından hoşgörülmeyeceğini anlayacak."
Zakheim, bu önerisini, Bush'un konuşması öncesinde, iç savaşın süreceği ve ABD'nin Şam ve Tahran'la ergeç diyaloğa gireceği öngörüsüyle yapmış. Yine de "sınırlara çekilme" fikrini, Washington'da erişebildiğim yetkililere tek tek sordum. Tepkileri, "Böyle bir karar şu anda yok, ama bir sonraki adım buna benzeyebilir" diye özetleyebilirim.
Zaten, ABD'nin Irak'ta önlemeyi şart saydığı gelişmelerin, "Suriye ve İran'ın nüfuzu" ile "Türkiye'nin müdahalesi" olduğunu, Bush'un bakanlarının ağzından, geçen hafta birkaç kez işitmedik mi?



Bu yazı 470 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Ağustos 2007 Kucaklamanın da bir sınırı var!
    • 13 Ağustos 2007 Gül, çünkü...
    • 5 Ağustos 2007 Lobi Bush'u pes ettirdi
    • 9 Temmuz 2007 İkinci büyük Irak pazarlığı
    • 25 Haziran 2007 'Oyun' içinde oyun
    • 18 Haziran 2007 'Oyun' ve sorular
    • 4 Haziran 2007 Büyükanıt, Bağdat, Barzani
    • 28 Mayıs 2007 Sınır ötesi
    • 21 Mayıs 2007 Kılıfına uydurmak
    • 14 Mayıs 2007 ABD ve "AB-Türkiye modeli"
    • 2 Nisan 2007 TSK ile ABD farklı telden...
    • 15 Ocak 2007 Sınırımızda ABD askerine hazır mıyız?
    • 1 Ocak 2007 'Türkiye'yi artık generaller yönetemez'
    • 6 Kasım 2006 ABD'nin seçimi
    • 23 Ekim 2006 Amerikan demokrasisinin kara sayfası
    • 16 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkileri çok zorlanacak (2)
    • 9 Ekim 2006 Türk-Amerikan ilişkisi çok zorlanacak (1)
    • 2 Ekim 2006 Beyaz Saray'da gündem PKK
    • 10 Temmuz 2006 Gül'ün ardından 10 gözlem
    • 3 Temmuz 2006 Meşal, Esad, Bush, Erdoğan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,783 µs