En Sıcak Konular

Toktamış Ateş


Toktamış Ateş
0 0 0000

ABD’nin Ortadoğu planları



Saddam Hüseyin'in idamı, tam bir kepazelikti. Değil çağdaş olmaya çabalayan bir devlette, Afrika'nın en ilkel kabilelerinde bile böylesine çirkinlikler yaşanmaz.

İdamı gerçekleştiren ve bazı kaynaklarda, aileleri Saddam tarafından öldürülen Şiiler olduğu; bazı kaynaklarda da, ailelerinden hiç söz edilmeden Şiiler olduğu iddia edilen cellatların; kim olduklarını, kimler tarafından seçildiklerini ve neden seçildiklerini, çok merak ediyorum. Daha doğrusu, bu adamların amaçlarının ne olduğunu merak ediyorum. Zira ortada, açıklaması çok güç bazı hususlar var. Gerçekten, bazı hususları açıklaması çok güç ama gerekli.

* * *

Her şeyden önce açıklanması gereken husus; ABD'nin, yargılamanın tüm aşamalarını düzenledikten sonra, idamı gerçekleştirmeleri için Saddam'ı Iraklılara vermelerinin nedeni. Amerikalı cellat mı yoktu? Halkın tepkisinden çekindiler desek, hiçbir tepkiyi önemsemedikleri ortada. Zaten daha sonra cesedi alarak ailesine verenler de Amerikalılar. O halde bu işin arkasında, başka bazı nedenler aramamız gerek.

* * *

Saddam'ı asan cellatlar, ne biçim cellattı öyle. Bizde eskiden bu işi yapan cellat çingene Ali bile, astığı adamla tartışmaya girmezdi. Olacak iş mi bu? Hele aralarından birinin, ya da izleyenlerden birinin. (sözde) cep telefonuyla idamın tüm aşamalarını kaydetmesi ve televizyon kanallarına (gene sözde), sızdırması...

Bu işlere kim inanır acaba? Şimdi, Irak hükümetinin soruşturma başlattığından söz ediliyor. Neyi soruşturacaklar ve nasıl soruşturacaklar? İdam gerçekleştirilirken çekim yapıldığını hiç kimse görmedi mi? Madem böyle bir şeye izin vermeyeceklerdi, neden çekim sırasında göz yumuldu? Neden hiç kimse uyarılmadı? Ayrıca bir cep telefonuyla ve öylesine gergin bir ortamda, bu denli düzgün bir çekim yapılabilir miydi? Pek sanmıyorum.

Cellatların Saddam'la tartışmaya girişmeleri bir yana, "acelecilikleri" de açıklanması gereken bir husus. Ne o öyle? "Yangından mal kaçırır gibi" gerçekleştirilen idam? Son bir duasını tamamlamasına bile izin verilmemesini hatta Kelime'i şahadeti yarım kesilerek, ayağının altındaki kapağı açıvermelerini, bir biçimde açıklamak zorunda değil miyiz? Eğer cellatlara böyle davranmaları konusunda talimat verilmiş olmasa, buna cesaret edebilirler miydi.? Bunu da sanmıyorum. Fakat bence, bu yaşanan kepazeliklerden daha önemlisi, bu konuda açıklamalar ve bu açıklamaların ardındaki planlar ve beklentiler oluyor.

* * *

İslam dünyasında mezhep ayrılıkları, yüzlerce yıldır vardır ve bu ayrılıklar nedeniyle, (Hıristiyan dünyasındaki kadar olmamakla birlikte), çok kan dökülmüştür. Bu konuda, Saddam'ın elleri de pek temiz değildir. Fakat idamı gerçekleştiren cellatların Şii olduğunun özellikle vurgulanmak istenmesini; doğrusunu isterseniz, çok anlamlı buluyorum.

Gene Irak televizyonları tarafından dağıtılan kimi "kutlamaların" Şiiler tarafından gerçekleştirildiğinin altının özellikle çizilmesi ve Kuzey Irak'taki Kürt bölgesinde de kutlamalar olduğunun vurgulanması ve görüntüler aktarılması, ABD'nin gelecekle ilgili kimi planları olduğunu gösteriyor. Elindeki askeri olanakları sonuna kadar zorlayarak, 20-25 bin ek kuvvet gönderme hazırlığındaki ABD'nin bir "çıkış yolu" bulamadığı ve umudunu, mezhep ve etnik ayrılıkları körüklemeye bağladığı anlaşılıyor. Hele Irak'taki asker kayıpları, psikolojik sınır olan 3000'i aştığı zaman...

"Parçala ve yönet", emperyalizmin çok eski bir numarasıdır. Umalım ki bölgemiz halkları, 21. Yüzyıl'da biraz daha akıllı olsunlar ve bu türden tahriklere kapılmasınlar. Saddam'dan yaşadığı sürece nefret ettim. Acınacak bir yönü olmadığını düşünürdüm. Fakat son görüntüleri, Saddam'ı gönlümde yüceltti. Allah rahmet eylesin...
 
 



Bu yazı 857 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Ekim 2008 Tartışmanın kazandırdıkları...
    • 12 Temmuz 2008 Korkular ve yalanlar
    • 10 Nisan 2007 Sayın Doğramacı’ya ödül...
    • 14 Ocak 2007 Ayağına kurşun sıkmak
    • 6 Ocak 2007 ABD’nin Ortadoğu planları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,903 µs