En Sıcak Konular

Cevdet Batu



Cevdet Batu
0 0 0000

Öyle bakma Mine, korkuyorum!



Evet, kabul ediyorum. Aslında hoş bir kadın! En azından köşesindeki fotoğrafı öyleydi. Radikal’dekinden bahsediyorum. Ancak toplumun hafızasına olumsuz bazı yazılarıyla kazındı. Bunun da farkındayım. Üstelik bilindiğinin aksine bu toplumun hafızası oldukça kuvvetli. Bir şeye “tilt” oldu mu sittin sene unutmuyor. Gazeteci Mine Kırıkkanat’ın olumsuz imajı da bunlardan bir tanesi.

Açalım…

Toplumun “derin” hafızasını yokladığınızda Mine ile ilgili tatsız birkaç anı karşımıza çıkıyor. Üstelik artarda sıralı darbelerden oluşmuş bu derin yara! Mine üç kez üst üste toplumun bazı “kötü” huyları ile ilgili yazmış. Bu toplumun diyorum, çünkü “sevgi” sözcükleriyle toplumu betimlerken sürekli “Türkün” demiş. Sahi Mine şu anda Kanaltürk’te Türk’ü kurtarıyor değil mi? Burada durun! Sakın “Önce hakaret edip sonra kurtarmaya çalışmak büyük çelişki” demeyin. Yoksa size jakobenizmi hatırlatırım. Sonra öcü görmüşe dönersiniz!

*    *    *

Ancak ben yine de toz konduramıyorum işte. Her ne kadar kimi olumsuz ifadelerde bulunmuş olsa da Mine’nin kötü niyetli olduğu kanaatinde değilim. Öte yandan Mine’nin Türk ile ilgili düşüncelerini hatırlatmak da görevim. Bakın, Kanaltürk’ün Tuncay Özkan ile birlikte ikinci vazgeçilmezi, Türkler hakkında ne düşünüyor:

“Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte ve ayaklarında bebe sallamaktadırlar. Her 10 metrekarede kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı!”

Mine sahiden tüm bunları Türkler için mi söylemişti? Evet, bakın Mine bir önceki paragrafta ne söylüyordu: "Çünkü Türk'ün mangal tutkusuna, zaten Belgrad Ormanları, Çamlıca tepeleri ve daha pek çok yeşil alan feda edilmiştir."

Sonraki günlerde Mine, Türkün temizlik anlayışına taktıydı da ben “bu gazeteci toplumla çok haşır neşir her şeyi biliyor” demiştim. Yani yine toz konduramamıştım. Ancak Radikal yönetmeni İsmet Berkan toz kondurmuş olmalı ki Mine “Türk’e hakaretten” gazeteden kovulmuştu.

*    *    *

Hadi bir itirafta bulunayım… O kare gözlüklü, küt saçlı, dişleri hafif öne çıkık kadının gazeteden kovulmasına içerlemiştim. Tamam gerçek görüntüsünden uzaktı, ancak fotoğrafı çekenin elleri oldukça hünerli olmalı. Mine’nin Radikal’deki fotoğrafı çok havalıydı. O fotoğraf olmadan gazete neye yarar diye düşünmüştüm.

Neyse ki Mine beni çok bekletmedi. Zira uzaktan da olsa tanırım. Mine bu, boş kalmayı sevmez. Hemen kendine topluma “iyi niyetlerini” sunacağı yeni bir yer buldu. Önce Vatan’da çıktı, sonra Kanaltürk’ten odalarımıza misafir oldu.

Bakmayın, “misafir oldu” dediğime. Ben Kanaltürk’teki halini pek göremedim. Çükü tılsım bozulsun istemem. Bir gün bir talk-show'da Mine'yi görmüştüm de hemen yüzümü çevirmiştim. "Aman" dedim, "bırak Radikal’deki havası yerinden olmasın. Tılsımı bozma!"

İşte bu yüzden izlemiyorum Kanaltürk’teki programını. Ancak ne yaptığını bilmeden de duramam. İzleyenlere soruyorum, onlar da anlatıyor. Memleketi kurtarıyormış. "Nası yani, kimden" diye sordum. Yanıt vermekte güçlük çektiler. "Ne o, yoksa ‘hart hart kaşınanlara’ mı bayrak açmış" dedim. "Yok yok!" dediler. Galiba durum bu kez farklıymış.

*    *    *

Şimdi bana “Kardeşim, bu konu üzerinde durulacak kadar önemli mi” diye sorabilirsiniz. Anlayışla karşılarım. Ancak siz de beni anlayışla karşılayın. Bu yazıyı Mine’ye seslenmek için yazdım: Radikal’deki fotoğraf gerçekten havalıydı. Ancak bugünlerde, Vatan’da çıkan o fotoğraf var ya! Öyle bakma be Mine! Korkuyorum!



Bu yazı 493 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2008 Kissinger Erdoğan'a ne yazdı
    • 22 Kasım 2007 Türk usulü çalışkanlık: Yumurta kapıya dayanınca!
    • 16 Kasım 2007 ‘Vahdettin haindir’ diyenler parmak kaldırsın!
    • 17 Ekim 2007 Göğsümdeki Amerikan bayrağı!
    • 14 Ekim 2007 Kimin nesi bu Facebook?
    • 7 Ekim 2007 Müjde Ar’ın gazoz kapağı
    • 5 Ekim 2007 Asıl Truva atı Fransa’ymış…
    • 26 Eylül 2007 Korku rehberi: Türbanlılarla ilgili acayip saptama!
    • 21 Eylül 2007 “Çok istiyorsa türbanı Erdoğan ve Gül taksın!”
    • 17 Eylül 2007 'Allah’tan Sami’ye: Türk muhafazakarlığının yeni harfleri!
    • 11 Eylül 2007 'Hain kılıçlar' neremize değdi?
    • 2 Eylül 2007 11 Eylül’den önce, 11 Eylül yazısı
    • 23 Ağustos 2007 Bekir Coşkun da beni kovacak mı?
    • 9 Temmuz 2007 Meydanlarda seçim kakofonisi!
    • 5 Haziran 2007 Yeniler için en önemli ders: Bir kişiden uzak durun!
    • 21 Mayıs 2007 “Putin’in gizli ordusu!”
    • 5 Mayıs 2007 Muhtıra günlerinde aşk!
    • 29 Nisan 2007 Deniz Baykal’a güzellemedir!
    • 24 Nisan 2007 Habertürk’ü yakan Melih Meriç değil, Bülent Arınç!
    • 13 Nisan 2007 Huzur formülü!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,664 µs