En Sıcak Konular

Can Dündar


Can Dündar
0 0 0000

Kenan Doğulu'dan mesaj var



Bazı yazılar çok mesaj alır.
Önceki gün Kenan Doğulu'nun "Türkçe şarkıda ısrar edenler eski kafalı" sözlerine cevaben yazdığım yazıya da mesaj yağdı.
Neredeyse tamamı aynı duyarlılığı paylaşan mesajlardı.
Ardından Kenan Doğulu aradı:
"Öyle demedim, öyle demek de istemedim. Ben sadece önceki yıl bize birincilik kazandıran parçanın İngilizce olmasının bana bir sinyal verdiğini söyledim" dedi.
Basın toplantısında söyledikleri bantta kayıtlı:
"Türkiye'den giden bir şarkının Türkçe olması lazım gibi kanılar, bence biraz eski kafalı düşünceler..." diyor.
Ama şimdi böyle demek istemediğini söylüyor ve "Muradım bu değildi" diyorsa elbette buna ancak seviniriz.
Bu polemiğin bir yararı olduysa, Türkçe duyarlılığını ortaya sermek olmuştur.
* * *
Ben Eurovision'la ilgili değilim. Sönük bir şarkı yarışmasını bunca ciddiye almanın alemi yok.
Ama bu tartışmada ciddiye alınması gereken iki konu var:
Birincisi çağımıza damgasını vuran bir hırs:
"Kazanmalıyız; ne pahasına olursa olsun."
Başarıyı yegane varoluş biçimi olarak algılayan ve ilke, kural tanımayan bu anlayış, birincilik kürsüsü için her şeyi feda etmeye hazır.
Pop star yarışmalarında en yakın arkadaşını harcamaya teşvik edilerek yetiştirilen bir nesil bunu yadırgamıyor olabilir, ama bazen zafer yolunda ödenen bedeller bize "Mağluptur bu yolda galip" dedirtebilir.
Fantezimi söyleyeyim:
Ben Doğulu'nun Eurovision'da İngilizce bir şarkıyla, kendi halkının anlamadığı dilden kazanacağı bir birincilik yerine, Anadolu'da yaşamış veya yaşayan bütün dillere, ezgilere gönderme yapan bir aşk şarkısıyla gerekirse gerilere düşmesini tercih ederim.
Çünkü bu, 3 bin 500 farklı dille konuşan insanlık ailesine tektipleşmenin kaybettirdiklerini anımsatan ve o rengarenk bahçeye Anadolu'dan toprak taşıyan bir çaba olur -ki hiçbir birincilikle kıyaslanmaz.
* * *
İngilizce bilimin dili, bir dünya dili; onu bilmek önemli; bunun bilincindeyiz.
Dilin, insan gibi, yaşayan, gelişen canlı bir organizma olduğunu, steril bir ortamda sabitlenemeyeceğini, yasaklamaya gelmeyeceğini de biliyor, savunuyoruz.
Ama şarkı yarışmasına "İngilizce ağırlıklı Türkçe sözlerden oluşacak bir parça"yla gitmeyi hayal ederken bunun "Sachmalama Gulshen" diye yazan bir neslin dili olmasından da kaygı duyuyoruz.
Bu kirliliğin birçok nedeni var:
80 öncesi dile sahip çıkan örgütlerin çökertilmesi, dil duyarlılığının yok edilmesi...
Toplumun ağzına baktığı insanların dilinin değişmesi; "Ecevit Türkçesi"nden "Erdoğan Türkçesi"ne geçilmesi...
Yabancı dilde eğitiminin, Türkçeyi yok sayar hale gelmesi...
Televizyon "New York'ta bir morning", "Degajeme gel" reklamlarıyla ya da "Geeer-çikten mi" diye konuşulan dizi Türkçesiyle, internet, yeni bir yazı dili yaratan "çet geyikleri" ile,
Cep telefonu, amorf mesaj Türkçesiyle bu süreci hızlandırdı.
Hazırlıksız yakalanmasak Türkçeyi bunlarla zenginleştirip dilde bir melez güzelliğine kavuşmak mümkündü belki; oysa istila sonrası ortaya çıkan şey, dilinden yaralı bir toplum görüntüsüdür.
İşin özünde bir çürüme var. O yüzden inatla dişin çürüyen yerine değiyor dilimiz...



Bu yazı 871 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Nisan 2010 23,5 Nisan
    • 21 Aralık 2009 Menderes’in hücresi Öcalan’ınkinden küçüktü
    • 14 Mayıs 2009 Yol var, harita yok
    • 6 Nisan 2009 ‘Dünya büyükse biz de büyüğüz’
    • 26 Mart 2009 Bu bir darbe davası
    • 10 Şubat 2009 Neden kimseye güvenmiyoruz?
    • 14 Haziran 2008 Hakan Yakın’ın golü
    • 18 Mart 2008 İflas
    • 28 Ocak 2008 Ergenekon
    • 24 Aralık 2007 Sivil operasyonun tam sırası
    • 28 Ağustos 2007 Bravo çocuklar!
    • 27 Ağustos 2007 2007 yazı
    • 29 Mayıs 2007 Dağılmış pazar yerleri gibi...
    • 13 Ocak 2007 Kritik eşikte önemli konferans
    • 23 Aralık 2006 Kenan Doğulu'dan mesaj var
    • 21 Kasım 2006 Vicdanı sızlamayan çocuklar
    • 14 Kasım 2006 Tarihi bir itiraf
    • 4 Kasım 2006 Utanç
    • 30 Eylül 2006 Fransa'ya gözlük
    • 28 Eylül 2006 Avrupa için karşı rapor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,054 µs