En Sıcak Konular

Mahir Kaynak


Mahir Kaynak
0 0 0000

Erken seçim



Bazı siyasi çevreler Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını engellemek için erken seçim yapmak gerektiğini düşünüyor. Eğer erken seçim yapılırsa bu amaca ulaşılır mı yoksa tam tersi bir tablo ortaya çıkar ve Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı önlenemez hale mi gelir sorusuna cevap aramak gerekir.

Erken seçim sonuçları için, kendinize göre, en iyimser tahminleri yapsanız bile, bugünkü şartlarda, dört partinin Meclis’e girmesi ve koalisyon şartlarının oluşması beklenir. Tek başına iktidar olamayacağını düşünsek bile, AKP birinci parti olacak ve bir koalisyon ortağı arayacaktır. Böyle bir koalisyonun liderinin cumhurbaşkanı olmasından daha doğal bir şey yoktur ve sonuca kimse itiraz edemez. Koalisyon ortağının farklı bir yol izlemesi beklenemez. Yani başka bir kişiyi ya da ortak olmadığı partilerle işbirliği yaparak bir cumhurbaşkanı seçmesi mümkün olmaz.

Diğer bir beklenti AKP’nin azınlığa düşmesi ve üç partili bir koalisyon modelinin benimsenmesidir. Yani Meclis’te temsil edileceği varsayılan CHP, MHP ve DYP’nin ortak bir hükümet kurması ve içlerindeki en büyük partinin liderini cumhurbaşkanlığına getirmesidir. Böyle bir ittifak ne cumhurbaşkanlığı ne de hükümet kurmak açısından mümkün görünmemektedir.

Ayrıca eğer erken seçim yapılır ve sonuçlar genel beklentiye uygun olur da Erdoğan Köşk’e çıkarsa Abdullah Gül’ün AKP’nin yeni lideri ve başbakan olması en doğal sonuç olacaktır ve bence problemin düğüm noktası, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığından çok, AKP’deki yeni yapılanmadır. Eğer Gül’ün parti liderliği kabul edilseydi zaten Erdoğan’ın önünü açmak için bu kadar uğraş verilmezdi ve CHP bu konuda rol oynamazdı. Bana göre soru, Erdoğan’dan boşalacak yere Gül’ün oturmasının istenip istenmediğidir. Cumhurbaşkanlığı, yetkileri ne olursa olsun bir tasfiye makamıdır ve Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını isteyenlerin asıl hesabı onun bırakacağı yerin nasıl doldurulacağıdır.

Ülke siyasetine yön veren ya da etkileyen iç ve dış odaklar erken seçimi zorlamayacak gibi görünüyor. Buna karşılık partilerin değil siyasete yön veren odakların uzlaşacakları bir kişiyi cumhurbaşkanlığına getirmek ve AKP’yi bugünkü haliyle muhafaza etmek istemektedirler.

Cumhurbaşkanlığı seçimi bu şekilde sonuçlandıktan sonra AKP içinde radikal değişikliklerin olması ve partinin koalisyon görüntüsünden uzak bir yapıya bürünmesi beklenir. Bu görüntü, birçoklarının düşündüğü gibi, ideolojik açıdan farklı görünenlerin tasfiyesi biçiminde değil, özellikle dış politikada, Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunda ve ekonomi politikasında değişmenin işaretlerini taşıyabilir.

Bu konudaki tahminlerimi şöyle sıralayabilirim: Cumhurbaşkanını bu meclis, partiler arası değil dünya ölçeğinde sayılabilecek uzlaşma ile seçecektir. AKP yerine yeni oluşumlara destek vermek yerine onun yeniden yapılanmasını sağlayacak bir yol izlenecektir.

Şüphesiz başka çözümler de olabilirdi ama bu da rasyonel çözümlerden biridir.



Bu yazı 945 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 5 Ağustos 2012 Yeni değil
    • 1 Temmuz 2012 Dünden bugüne
    • 13 Mayıs 2012 Yönlendirme
    • 14 Nisan 2012 28 Şubat
    • 8 Nisan 2012 Dış güçlerin rolü
    • 25 Mart 2012 Kürt sorunu
    • 11 Mart 2012 İstihbarat operasyonu
    • 4 Mart 2012 Zayıf yanımız
    • 19 Şubat 2012 Ekonomik kriz
    • 12 Şubat 2012 Suriye’de neler oluyor?
    • 29 Ocak 2012 Görüntü ve gerçek
    • 1 Ocak 2012 Siyaset ne işe yarar?
    • 25 Aralık 2011 Kim seçilecek?
    • 23 Ekim 2011 Ekonominin geleceği
    • 16 Ekim 2011 Ülkenin gücü
    • 17 Temmuz 2011 Karşı tarafın rolü
    • 10 Temmuz 2011 Yeni Osmanlıcılık
    • 25 Haziran 2011 Bakış açısı
    • 19 Haziran 2011 Değişen muhalefet
    • 11 Haziran 2011 Darbeyle hesaplaşmak

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,147 µs