En Sıcak Konular





0 0 0000

Annan'ı da al git!



Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan yılbaşında görevi bırakıyor, Türkiye’de kimsenin umurunda değil. Merak etmeyin, dünyada da kimsenin umurunda değil!

Annan geçenlerde bir “veda konuşması” yaptı, Amerika’ya hem de ağır yüklendi, Pınar Altuğ’un sırtı kadar ilgi uyandıramadı Türk basınında. Merak etmeyin, dünya basınında da... (Elbette oralarda Pınar Altuğ’un sırtı değil Paris Hilton’un göbeği ya da Britney Spears’in kukusu daha bir ağırlık taşıyor.)

Yerine seçilen ve yılbaşında göreve başlayacak olan kişi Ban Ki Moon diye bir adammış, Güney Koreli, ondan da pek kimsenin haberi yok. Öte yandan Kofi Annan zenci olmasına zenci de, Ganalı olduğunu az kişi biliyor.

Birleşmiş Milletler genel sekreterleri, genellikle “uluslararası arıza çıkarmayan, ne kokar ne bulaşır” ülkelerden seçilirler, önce elbette İsveç, sonra Norveç, Peru, Mısır, hatta Burma falan... On beş yıl kadar önce, amigoları bu görev için Turgut Özal’ın adını ortaya attıklarında kıçımla gülmüştüm. Sırtında koskocaman bir Kıbrıs kamburu olan Türkiye’den Birleşmiş Milletler’e genel sekreter çıkabileceğini sanmak, “ben gazeteci ve dış politika uzmanı geçiniyorum ama aslında eşeğim” anlamına geliyordu... Amaç yalnızca yağcılık değilse eğer...

Bu sekreter, bildiğimiz tırnak törpüleyen, telefona bakan ve Internet’te sanal dedikodu yapan sekreter değildir. Dünya barışına göz kulak olan ülkelerüstü bir devlet adamı da değildir, yalnızca uluslararası gündelik işlere bakan bir “süper bürokrattır”, o kadar.

Plan yapar, kimse iplemez. Ateşkes kararı alır, kimse dinlemez (merhum Ecevit hariç)...

Bu örgütün ilk genel sekreteri, Trygve Lie adında bir adamdı, elbette İsveçli... İsmini, bırakın halkı, bırakın gazetecileri, uluslarası ilişkiler doçenti bile ha deyince hatırlayamaz...

(Tövbe, o seçilene kadar dört ay süreyle Gladwyn Jebb adında bir İngiliz yönetmiş, bakın onu doçent değil profesör bile unutmuş olabilir.)

Onun yerine geçen ve bir uçak kazasında ölecek ünlü Dag Hammarskjöld (“Hamarşöld” okuyunuz) benim çocukluğumun yıldızıydı... Havası pek yerindeydi ama 1956 yılında gerek “Süveyş Kanalı krizi” gerekse “Macaristan ayaklanması” sorunlarında eli kolu bağlı kalınca, bir barış peygamberi falan değil, yalnızca bir kukla olduğu ortaya çıkmıştı... (Çokbilmişler, Süveyş krizini onun “çözdüğünü” söylemekten utanmayacaklardır.)

Sonra gene ünlü U Thant... Vietnam savaşında takındığı Amerikan yanlısı tavır nedeniyle kendisine karşı “U Thant... Utan!” diye sloganlar atardık, anlı şanlı 68 kuşağı hatırlayacaktır...

Sonra Kurt Waldheim geldi ve eski bir Nazi olduğu ortaya çıkınca epey gürültü de koptu...

Perez de Cuellar, Boutros Ghali gibi adamların üzerinde durmaya da gerek yok.

Birleşmiş Milletler deyince akla, üzerine UN yazan un kamyonu gibi beyaz zırhlı araçlar, ve hiçbir çatışmanın raconunu kesemeyen mavi miğferli devşirme askerler gelir... Ne halta yaradıkları ya da yaramadıkları altmışlı yıllarda Kıbrıs’ta pek iyi görülmüştür. Ama bu örgütün UNESCO falan gibi gene gereksiz birtakım yan örgütleri, özellikle “az gelişmiş ülkelerin kültür haybecilerine” bol bol gezi ve hava sağlarlar...

Birleşmiş Milletler, Almanya’yı yenmiş ülkeler tarafından “bir daha dünya savaşı çıkmaması için”, daha doğrusu “Amerika ve Rusya bir yere saldıracaklarsa önce bu platformda anlaşıp ‘antant’ kalmaları için” Franklin Delano Roosevelt’in önayak olmasıyla kurulmuş bir örgüttür. Bu amacına da ulaşmış, yerel savaşlara güç yetiremese bile dünya savaşını önlemiştir. Bundan bir önceki örgüt, Woodrow Wilson’un önayak olmasıyla kurulmuş Milletler Cemiyeti, önleyememişti.

Fakat şimdi George W. Bush, “hahahaaayt, artık eski başkanlar gibi böyle paravan örgütlere ve denge arayışlarına ihtiyacım kalmadı, üstelik parasını da büyük ölçüde ben veriyorum, kafamı kızdırmayın, kapatırım haa” diyebilmektedir. Ve bu zavallı örgüt Irak saldırısında ağzını açamamaktadır.

Pardon, “gidici” sekreter Amerika aleyhinde (elbette isim vermeden) çok ağır konuşmuş... Bak sen...



Bu yazı 599 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,079 µs