En Sıcak Konular

İmralı'ya pikniğe mi gidiyorsun?

29 Mayıs 2015 08:23 tsi
İmralı'ya pikniğe mi gidiyorsun? Başbakan Yardımcısı Akdoğan, HDP projesinin bir kaos planı olduğunu belirtti, bu planın amacını anlattı.

Akdoğan, Başbakanlık'taki makamında Akşam muhabiri Hakkı Kurban'ın sorularını yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP'nin bir kaos planının parçası olarak ortaya sürüldüğünü kaydederek "Kaos planının amacı, HDP'yi barajı geçirtmek ve AK Parti'yi düşürerek çözüm sürecini bitirmek" dedi. "AK Parti olmazsa, çözüm sürecini kim yapacak" diye soran Akdoğan, "Seçimden sonraki ilk işimiz çözüm süreci olacak" mesajı verdi. Akdoğan, Doğan Grubu'na da yüklenerek "Dışarıdakiler üflüyor, bunlar yapıyor. Aynı tezgahın ve konsorsiyumun parçaları" ifadesini kullandı. Akdoğan, özetle şunları söyledi:

DAĞINIK TABLO TÜRBÜLANS GETİRİR: Vatandaşlarımızın 7 Haziran günü, 8 Haziran'ı düşünerek oy vermesi lazım. 8 Haziran sabahı kalktıklarında nasıl bir Türkiye görmek istiyorlar? Ya "eyvah eyvah" diyecekler, ya "çok şükür..." Eğer, güven ve istikrar devam ederse, güçlü bir tek parti iktidarı olursa, bundan herkes istifade edecek; ama bir şekilde hükümet tablosu net olmazsa, dağınık bir tablo ortaya çıkarsa, o zaman Türkiye siyasi türbülansa girer ve herkes kara kara düşünmeye başlar. Buradaki en iyi formülasyon, AK Parti'nin tek başına güçlü bir şekilde iktidarını sürdürmesidir. Öbür türlü Türkiye yeniden sarsıntı geçirir ve bu önümüzdeki 4-5 ay herkes, her şeyini kaybeder.

HİLE İDDİASI EZİKLİK PSİKOLOJİSİNDEN: (Sandıkta hile olacağı spekülasyonları) Seçimi kaybedecek olan tarafın önceden ön alma propagandaları. 'Kaybedersek şimdiden kılıf uyduralım, seçimi tartışmalı hale getirelim' yaklaşımı sergiliyorlar. Bu, eziklik psikolojisinin getirdiği bir şey. Bunu daha çok paralel çete yayıyor. Hem uluslararası zeminde hem yerel zeminde, bu tür söylentilerle baskı oluşturmaya ve şimdiden kaybetmenin mazeretini üretmeye çalışıyorlar. AK Parti'nin başarısını şimdiden kabullenip, "ona nasıl gölge düşürebiliriz"in arayışıdır sadece.

BİZ MEYDANDAYIZ MUHALEFET NEREDE

- Muhalefetin, Cumhurbaşkanı'nın mitinglerine yönelik eleştirileri üzerine) Sen, bütün seçim stratejini Tayyip Erdoğan'a karşıtlık üzerine kurarsan, onu hedefe koyarsan, O da kendisini savunur. HDP, daha ilk gün çıktı, "Başkan seçtirmeyiz" dedi. Şimdi, Başkan seçtirme seçimi mi bu? Cumhurbaşkanının halkla buluşacağı da sürpriz bir durum değil ki. Bunu zaten Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vaat olarak söylemiş; "Ben sürekli halkın içinde olacağım" demiş. Ben burada bir terslik göremiyorum. Terslik şurada: Muhalefet niye yok? Biz ilçe ilçe, köy köy geziyoruz, nerede bu adayları, nerede bu partiler? Sokağa çıkmaya korkuyorlar; "Biz bir şey söyleriz de, oy kaybederiz. Adayımız görünür de oyumuz gider" diye. Kendi adaylarından, kendi siyasi söylemlerinden korkan, utanan bir yapı var. Böyle siyaset, böyle seçim olur mu? İnsanları düne kadar sokağa çağırıyorlardı; insanlar sokakta, hani neredesiniz? Yoksunuz..Şu an bu muhalefet bloğunun birbiriyle koalisyon şansı yok. Birbirleriyle koalisyon olmayacağını da açıkladılar.

ŞİRKETLER BOCALAYACAK

Yayımlanan anketlerin bir kısmı manipülatif araştırmalar. Bu seçimlerde anket şirketlerinin çoğu muhtemelen bocalayacak. Sandık sonucundan daha büyük anket de olamaz.

DOĞAN GRUBU ALGI SAVAŞI YÜRÜTÜYOR

- (Hürriyet'in açıklamaları konusunda) Burada çok açık bir algı savaşı var. Siyasi taraf gibi, bir şekilde hükümete savaş açmış bir medya grubu var. Bunu, normal gazetecilik faaliyeti olarak falan görmüyorum. Bakın şimdi Selahattin Demirtaş, Doğan Grubu'nun TV'lerinde moderatörlerden fazla ekranda duruyor. Bu niye? Belli ki, açık bir parlatma durumu var. Bu yapılar zaten bugüne kadar hep attıkları manşetlerle, seçilmiş iktidarları tezyif edici tavır içinde oldular. İşte "Muhtar bile olamaz"dan tutun, "411 el kaosa kalktı"ya kadar, kritik süreçlerde demokrasinin yanında durmadılar, hep vesayet odaklarına alkış tuttular.

KARA BULUTLARI ÜZERİMİZE SİZ GÖNDERDİNİZ

- (New York Times'ın yayınları) Bunlar, aynı tezgahın bir parçası, bu bir konsorsiyum. Yani lobiler, birtakım mahfiller ve uluslararası odaklar işbirliği halinde. Zaten Türkiye'deki odaklar, bu işin işbirlikçileri, maşaları. Asıl dışarıdakiler üflüyor, bunlar oynuyor. Geçmişten bu yana da hep böyle oldu. "Türkiye'nin üzerinde karabulutlar varmış." Kara bulutları siz gönderdiniz, sizsiniz kara bulutlar. Bunlar, milletin iradesine saygısızlıktır.

ERDOĞAN'IN LİDERLİK BAŞARISI

- Bu siyasi hareketin doğal lideri Tayyip Erdoğan'dır. AK Parti burada liderini "Cumhurbaşkanı" yaparak büyük bir siyasi başarı ortaya koymuştur. Tüm geçiş sürecini son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştir. Bu Erdoğan'ın liderlik başarısıdır. AK Parti aynı motivasyonla ve kararlılıkla yoluna devam ediyor. Herhangi bir zayıflama veya bir sarsıntı, kafa karışıklığı yoktur. Erdoğan'da karizmatik bir lider olarak her şey var. Davutoğlu'nun bilge bir kişiliği ve entelektüel birikimi var.

BARAJDA SON KARARI MİLLET VERECEKTİR

Akdoğan'a göre, HDP'yi parti olarak seçime girmeye vesayet odakları zorladı: Seçimleri şantaja açık hale getirmek yanlış. Barajı kimin geçip geçmeyeceğine millet karar verir.

- HDP'nin parti olarak seçime sokulmasının bir proje olduğunu vurgulayan Akdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Vesayet odakları, kurulduğu günden beri AK Parti'yi devirmek için her yola başvurdular, hiçbiri tutmadı. Şimdi HDP'yi parti olarak seçime sokma projesini ortaya koydular. Bunun adı kaos planıdır. HDP buna inanmıyordu. "Hepsini kaybederiz" korkusu vardı. Ama bir şekilde zorladılar ve HDP parti olarak girdi. Amaçları şu: HDP barajı geçmezse, Türkiye bir şekilde karışır. Türkiye karışırsa ben de çıkar özerklik ilan ederim diye bekliyor. Böylesine, siyaseti tehdit ve şantaja açık hale getirmek yanlıştır. Kimin barajı geçip geçmeyeceğine millet kararı verir. "HDP barajı geçmezse ortalık karışır" deniyor. AK Parti tek başına gelmezse de kriz çıkar. HDP, şu anda derin devlet yapılanmaları, paralel çete, çözüm sürecinin düşmanları ve kendi varlığını kabul etmeyen vesayetçi odaklarla işbirliği halinde.

SÜRECİ KİM YÜRÜTECEK?

HDP'ye şunu sormak lazım: "AK Parti olmazsa, çözüm sürecini kim yapacak?" Sen iktidar olamıyorsun. MHP'nin yapacak hali yok. AK Parti yoksa, hiçbiri olmaz. 8 Haziran'da ivedilikle hareket geçireceğimiz ilk iş, çözüm sürecine yeniden ivme kazandırmaktır. Kaos planının bir amacı da, HDP'yi barajı geçirtip AK Parti'yi düşürmek ve çözüm sürecini bitirmek. HDP, çözüm sürecini bitirmek isteyen lobilere kendisini kullandırtıyor.

PKK ROBIN HOOD DEĞiL BRÜTÜS

- Akdoğan, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın, kendilerini Robin Hood'a benzetmesini de değerlendirdi: PKK'dan Robin Hood çıkabilir mi? Robin Hood zenginden alır, fakire verir. Sen ne yapıyorsun? PKK ne yapıyor? Gariban Kürt'ü haraca bağlayandan Robin Hood mu olur? Sen gitmişsin medya patronlarıyla, sermaye ağalarıyla yoldaş olmuşsun, bunların ipine sarılmışsın. Beyaz Türk mertebesine çıkardılar Demirtaş'ı. Şimdi Nişantaşı'na kıbleyi çevridi, Doğan Grubu'yla, kartel medyasıyla iş tutuyor. Bu mudur Robin Hood'luk? Bu tam Brütüs manzarası. İmralı'yı bir şekilde boşa düşürmeye çalışan bir Brütüs hareketi.

İMRALI'YA PİKNİĞE Mİ GİDİYORSUNUZ

- Demirtaş, "HDP ile Öcalan'ın bir ilgisi yok, onun başkanı değil, bir şey değil, biz talimat almayız" demeye getiriyor. Peki talimat almazsanız bu heyet niye İmralı'ya gidiyor? Piknik yapmaya mı gidiyor? Öcalan sana yön vermiyorsa, talimat vermiyorsa, onun dediklerini yapmayacaksan niye İmralı'ya gitmeye çabalıyorsun? Ortada terör örgütünün vesayeti altında olan, milletvekili listelerini bile onların oluşturduğu bir yapı var. Bu yapının güçlenmesi, demokrasinin güçlenmesi anlamına gelmiyor. PKK'nın hedeflerini gerçekleştirmek için biraz daha mevzi kazanması anlamına geliyor. Terör örgütünün varlığı demokrasiye tehdittir.

Akşam

Bu haber 832 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,818 µs