En Sıcak Konular

'Musul operasyonunda Türkiye'nin rolü büyük olacaktır'

16 Nisan 2015 14:32 tsi
'Musul operasyonunda Türkiye'nin rolü büyük olacaktır' Musul Valisi Nuceyfi, Musul operasyonunda Türkiye'nin rolünün büyük olacağını ve koalisyon güçleriyle birlikte hareket etmeye başladığını söyledi.

Musul Valisi Esil Nuceyfi, Türkiye'nin, Musul operasyonundaki rolünün büyük olacağını belirterek, "Türkiye, koalisyon güçleriyle birlikte hareket etmeye başladı. Bugün Musul'un gönüllü güçlerini, Türk askerleri eğitmektedir. Sünni güçlerin eğitildiği askeri kampın hazırlanmasında Türkiye'nin lojistik yardımı ve desteği oldu" dedi.

Vali Nuceyfi, Erbil'deki geçici çalışma ofisinde hazırlıkları devam eden Musul operasyonuna ilişkin gelinen son durumu AA muhabirine anlattı.

Musul operasyonu için askeri ve sivil hazırlıklar yürütüldüğünü aktaran Nuceyfi, "Askeri hazırlıkların ağır yükü Irak ordusunda. Irak ordusu operasyon için hazırlık ve eğitimini tamamlamış durumda. Operasyonda ayrıca Musul'daki güvenlik güçleriyle silahlı eğitim alan Sünni güçler ve Peşmergeler yer alacak. Koalisyon ülkeleri de hava saldırılarıyla operasyona destek verecek. Operasyonda bir koordine komisyonu kurulacaktır. Bu komisyonda herkes yer alacak. Müttefik güçlerin de komisyona katkısı olacak" diye konuştu.

Operasyon zamanı

Nuceyfi, "Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin, Washington ziyareti, Musul operasyonun ne zaman başlatılacağının belirleyicisi oldu. Ordu güçlerinin, Tikrit'ten sonra Enbar'da başlattıkları operasyon Musul için önemlidir. DAEŞ, Enbar operasyonuyla başkent Bağdat'tan uzaklaştırılacak. Böylece DAEŞ, Musul operasyonu sırasında Bağdat'a yaklaşamayacak. Bunlar operasyonun zamanını belirleyecektir" ifadelerini kullandı.  

Sivil halkın korunması

"Operasyon sırasında sivil halk ile DAEŞ militanları nasıl ayırt edilecek" sorusu üzerine Nuceyfi, şu değerlendirmede bulundu:

"İşte bu ayrımı yapmak için Musullu olmayan güçlerin bu operasyona katılmamasını istiyoruz. Gerçek Musullular, kimin DAEŞ olduğunu ve kimin olmadığını çok iyi biliyor. Ancak kentin dışından gelecek güçlere göre tüm Musullular DAEŞ olarak görünebilir. Bu yüzden bu operasyonun başında Musulluların olması gerektiğini savunuyoruz. Sadece Musullular her iki taraf arasındaki ayrımı yapabilir. Tüm Musulluların DAEŞ'e karşı olduklarını biliyoruz ve bundan eminiz"

"Musul halkı ordu güçlerine destek olacak"

"Musul'a yönelik operasyon sırasında kent içinden DAEŞ'e karşı ordu birliklerine bir destek olacak mı?" sorusuna Nuceyfi, Musul'da binlerce askerlerinin olduğunu ifade ederek, bunlarla sürekli irtibatta olduklarını kaydetti. Hali hazırda içerideki güçlere silah ve mühimmat ulaştırmalarının mümkün olmadığını dile getiren Nuceyfi, operasyon başladığında bu güçlerin ordu birlikleriyle birleşeceğini bildirdi. Nuceyfi, Musul halkının da DAEŞ'e karşı ayaklanacağını söyledi.

"Adım adım silah temin ediyoruz"

Nuceyfi, Musul operasyonu için eğitilen Sünni güçlerin elinde yeteri miktarda silah olmadığının hatırlatılması üzerine, "Elimizdeki silah sayısı yetersizdir. Tüm gönüllülere verecek sayıda silahımız yok. Adım adım silahları temin ediyoruz. Bize bu anlamda destek verecek taraflara müracaat ettik. Ancak bu taraflar, uluslararası anlaşmalara göre bize destek vermek istiyorlar. Sunulacak silah desteği önce Bağdat'a Irak Savunma Bakanlığı'na gidecek ardından bize ulaşacaktır. Direkt olarak hiç kimseden silah alamayız. Hali hazırda elimizde olanlar ise piyasadan satın aldığımız silahlardır" şeklinde konuştu.

Irak ordusunun durumu

Şii milislerden oluşan Heşdi Şabi'yi öne çıkarmak isteyen kimi medya kuruluşlarının Irak ordusunu "zayıf" ve "başarısız" göstermeye çalıştığını anlatan Esil Nuceyfi, disiplinli, eğitimli ve donanımlı olarak gördükleri ordunun işinini yaptığını söyledi. Heşdi Şabi'nin orduya göre disiplinsiz ve eğitimsiz olduğunu belirten Nuceyfi, Tikrit operasyonunda bütün yükün ordunun sırtında olmasını rağmen Heşdi Şabi'nin öne çıkarıldığını iddia etti. Nuceyfi, "Bize göre Irak ordusu, Heşdi Şabi'den daha güçlüdür. Heşdi Şabi'deki silahlar, orduya verildiğinde fark ortaya çakacaktır" dedi.

Şii milisler sorunu

 Musul Valisi Esil Nuceyfi, "Heşdi Şabi operasyona katılacak mı" sorusuna, "Kesinlikle Musul'da ve şehir merkezinde Heşdi Şabi'nin olmamasını tercih ediyoruz. Musul'da Heşdi Şabi'ye yönelik bir endişe var. DAEŞ, bu endişeyi oldukça iyi kullanıyor ve değerlendiriyor. DAEŞ bugün Heşdi Şabi'nin yaptıkları ve yanlış davranışları ile Musul halkını korkutuyor. DAEŞ, halka Tikrit'teki olayları hatırlatarak Musul operasyonunda da benzer olayların meydana gelebileceği propagandası yapıyor" yanıtını verdi.

Heşdi Şabi gibi disiplin, eğitim ve askeri deneyimi olmayan silahlı güçlerden tedirgin olduklarını ifade eden Nuceyfi, İran'ın desteklediği gruplara dikkati çekerek, "Operasyon sırasında işler karışabiliyor. Bu nedenle sadece Musul halkının kabul edeceği güçler operasyonda yer almalıdır" dedi.

Türkiye'nin operasyondaki rolü

Operasyonda Türkiye'nin önemli bir rol üstleneceğini dile getiren Nuceyfi, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin, Musul operasyonundaki rolü büyük olacaktır. Türkiye, müttefik güçlerle birlikte hareket etmeye başladı. Bugün Musul'un gönüllü güçlerini, Türk askerleri eğitmektedir. Sünni güçlerin eğitildiği askeri kampın hazırlanmasında Türkiye'nin lojistik yardımı ve desteği oldu. Irak'ta istikrarın sağlanmasında da Türkiye roller üstleniyor. Özellikle Irak'ta Sünni bölgelerinde Türkiye'nin yeri ayrıdır. Irak'taki kararların sağlıklı olması için Türkiye ve İran'ın rollerinin dengeli olması gerekiyor. Aksi takdirde bir tarafın diğerinden daha üstün olması ve Irak'ta aşırı yayılması olumsuzlukları doğurur. Biz her zaman Irak'ın mutlak egemenliğine bağlıyız. Irak'ın egemenliği de iki ülke İran ve Türkiye'nin Irak'taki dengelerine bağlıdır."

Musul Valisi Esil Nuceyfi, operasyon sırasında yaşanacak göç dalgasına karşı Türkiye'den insani yardım beklediklerini dile getirdi. Nuceyfi, çadır kampların kurulması Türkiye'nin sağlık desteği ve yardımını ümit ettiklerini kaydetti.

DAEŞ Sünnileri temsil etmiyor

Nuceyfi, "DAEŞ ile Irak'taki Sünni hareketi terörize mi edilmek istendi" sorusu üzerine terör örgütü DAEŞ'in Sünnilerle bir ilgisinin olmadığının altını çizerek, "Eğer DAEŞ'in Sünnileri temsil ettiğini düşünenler varsa o zaman dünyadaki 1 milyar 300 milyon Sünni ile savaşa girmeye hazırlansınlar. DAEŞ'in selefi İslamcıları temsil ettiğini düşünenlerin ise dünyadaki 200 ila 300 milyon Selefiyi karşılarına almaları lazım. DAEŞ ile Sünnileri eşleştirmek isteyenler başka hesap ya da hedeflerini gerçekleştirmek isteyenlerdir" şeklinde konuştu.  

"Sünni Arap karşıtları kazandı"

"DAEŞ'in ortaya çıkartılması kime yaradı?" sorusuna ise Nuceyfi, "Bence Sünni Arplarla savaşan tüm taraflar, DAEŞ'ten faydalandı. DAEŞ, Sünni bölgelerini tahrip etti ve şehirlerini harabeye çevirdi. Sünnileri öldürdü. DAEŞ'ten en çok zarar gören taraf Sünniler oldu. En çok faydalanan ise Sünni Arpalara karşı olanlar oldu" yanıtını verdi.

"Polis gücü Musul'u DAEŞ'e teslim etti"

Merkezi Irak hükümetine bağlı polis gücünün Musul'u DAEŞ'e teslim ettiğini iddia eden Nuceyfi, şu ifadeleri kullandı:

"Musul 3 gün içinde DAEŞ'in kontrolüne geçti. Federal hükümete bağlı polisler, Musul'u adım adım ve karış karış DAEŞ'e teslim etti. Benim Vali olarak askeri anlamda hiçbir yetkim yoktu. Eski Başbakan Nuri el-Maliki, tüm askeri yetkileri valilerden alarak bölgedeki komutanlıklara verdi. Tek bir polise bile emir verme gibi bir yetkimiz yoktu. Musul'daki askeri komutanlıklar, polislere emir vererek yerlerini terk etmelerini istiyordu. Böylece Musul'un sağ yakası 3 günde DAEŞ'in eline geçti. Federal polis şehrin sağ yakasını bilerek DAEŞ'e teslim etti. Durum böyle olunca şehrin sol yakasındaki ordu güçleri hayal kırıklığına uğradı ve moral bozukluğu yaşadı. Böylece tüm askerler yerlerini terk ederek firar ettiler."

"Mezhepçilik 2003'ten sonra oluştu"

ABD'nin 2003 yılındaki işgalinden sonra Irak'ta mezhep ayrımcılığının yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Nuceyfi, "Irak'ta daha önce kısmi olarak mezhepçilik vardı. Ancak ABD'nin 2003'teki işgalinden sonra etnik ve mezhebi grupları koruma kültürü başladı. Vatan ve vatandaşı koruma geleneği ortadan kalktı. Kürtlerin de Şiilerin de kendilerini koruyacak Peşmerge güçleri vardı. Sünnilerin ise ordudan başka koruyacak güçleri yoktu. Irak ordusunun durumu kötü olunca mezhepçilik giderek büyümeye başladı. DAEŞ ve diğer aşırıcılar, Irak'ın bölünmesine destek verdiler. Sünnilerin blokunda aşırıcılık başladığında Şii blokunda da aynısı meydana geldi" değerlendirmesinde bulundu.

Irak'ta yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Nuceyfi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yapacağımız ilk şey Irak'ın birliğini yeniden inşa etmektir. Bunun ilk belirtileri biz ve Kürdistan hükümeti arasında ortaya çıkmaya başladı. Kürtler ile Sünni Araplar arasında özellikle bu bölgede önemli bir yakınlaşma ve birleşme oldu. Kürtlerle ilişkilerimiz oldukça iyi. Şiilerle de böyle olumlu bir durumun oluşmasını istiyoruz. Ulusal birlik ancak böyle gerçekleşir."

Irak'ın ikinci büyük kenti Musul 10 Haziran 2014'te ordu güçlerinin çekilmesi üzerine terör örgütü DAEŞ'in eline geçmişti. Kente giriş ve çıkışların kaçak yollardan yapıldığı Musul'daki insani durumun sürekli kötüye gittiği belirtiliyor. Irak ordusu, Peşmerge güçleri, askeri eğitim alan Sünni güçler ve koalisyon ülkeleri, Musul'u kurtarmak için geniş çaplı bir operasyona hazırlanıyor. Sünni halkın yaşadığı Musul, stratejik konumu ve zengin petrol kaynaklarıyla Irak için önemli bir kent. Musul operasyonu DAEŞ'in Irak'ta temizlenmesinin anahtarı olarak görülüyor. 

AA



Bu haber 1,076 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,383 µs