En Sıcak Konular

İnsan haklarını kısıtlayan yeni yargı paketine tepkiler çığ gibi

16 Ekim 2014 15:23 tsi
AK Parti’nin insan hakları ve özgürlükleri kısıtlayıcı yeni yargı paketi ile ilgili tepkiler dinmek bilmiyor.İşte 35 maddelik yeni yargı paketiyle ilgili süregelen tepkiler...

8 AY ÖNCE DEVRİM DİYE DEĞİŞTİRDİKLERİ YASAYI DEĞİŞTİRİYORLAR

Milliyet Yazarı Mehmet Tezkan, "Mart ayında dinlemeleri zorlaştırmak için adım attınız.. Hâkim kararı değil mahkeme kararı olacak dediniz..Hem de, ağır ceza mahkemelerinin oy birliğine bağladınız.. Bunu da reform diye sundunuz.. Özgürlüklerin teminatı, kişisel hayatın korunması dediniz.. Ne oldu da sekiz ay sonra eskiye dönüyorsunuz?" diye sordu...

İşte Milliyet'ten Mehmet Tezkan'ın yazısından ilgili bölüm;

İktidar ‘güvenlik’ adı altında toplumu zapturapta alma peşinde..
Bu sebeple, polise yargı kararı olmadan 24 saatlik gözaltı yetkisi getiriliyor.. Keyfi gözaltına kapı açılıyor..

Bu sebeple, mahkemesiz ceza kesmek için tutuklu yargılamanın esas olması isteniyor..

Bu sebeple, dinleme, izleme, teknik takip, arama, el koyma gibi uygulamalar kolaylaştırılıyor..

Bu yapılanın adını siz koyun..

12 Eylül’e dönüş diyebilirsiniz, polis devleti adını koyabilirsiniz, özgürlüklere bir kelepçe daha yorumu yapabilirsiniz, korku toplumu yasası da diyebilirsiniz..
(Geçen günkü yazımda bu tanımı yapmıştım.)

Tabii ki iktidar bu iddiaları reddedecektir.. Özgürlükleri kısıtlamadan güvenlik tedbirleri aldıklarını söyleyecektir..

Ekranlar yine ikiye bölünecek, iktidarın yapmak istediğine reform diyenler ile geriye gidiş diyenler çarpışacak..

Her neyse.. İktidara ve iktidar çevrelerine şunu sormak istiyorum..

Mart ayında dinlemeleri zorlaştırmak için adım attınız.. Hâkim kararı değil mahkeme kararı olacak dediniz..
Hem de, ağır ceza mahkemelerinin oy birliğine bağladınız..
Bunu da reform diye sundunuz.. Özgürlüklerin teminatı, kişisel hayatın korunması dediniz..
Ne oldu da sekiz ay sonra eskiye dönüyorsunuz

Bütün yetkiyi sulh ceza hâkimine veriyorsunuz.. Hem de yetkilerini daha da artırıyorsunuz..
Neden?. İzah edin..

Soruşturma sırasında şüphelinin avukatı dosyanın içeriğine bakamıyordu.. Bunu da değiştirdiniz..

Dosyanın bir örneğini almasına izin veren değişiklik yaptınız..

Ne oldu da sekiz ay sonra eskiye dönüyorsunuz? Avukatlara yeniden dosyayı görmelerini neden yasaklıyorsunuz?

İzah edin..

Söyleyeyim.. İktidar üzerinde yolsuzluk ve rüşvet soruşturması vardı.. İktidar adamları ve onların yakın çevreleri tek hâkimin kararıyla uzun süre dinlenmişti.. Dosyaların içini göremiyordunuz.. Ne var ne yok bilmiyordunuz..

Kendinizi koruma altına almak için dinlemeyi zorlaştırdınız, soruşturma dosyasında ne var ne yok görmek için yasal değişiklikler yaptınız.. Kolay arama taramayı kaldırdınız..

Anlaşılan o ki; poliste, yargıda istediğiniz değişiklikleri yaptınız.. Kadrolarınızı yerleştirdiniz.. Kendinizi sağlama aldınız..
Yani işiniz bitti.. Mıntıka temizliği tamam!..
Dinlemeyi de, arama yapmayı da, gözaltına almayı da kolaylaştırıyorsunuz..

Ne olmuşsa müsebbibi başkasıdır

Bu iktidarın önemli bir özelliği var.. 12 yıl boyunca en küçük bir hata yapmadı!..
Memleketi tıkır tıkır yönetti!.. Bazı şeyler ters gitti gitmesine ama bunda iktidarın en küçük suçu yok..

Suç ne demek payı yok..
Hep başkaları yüzünden oldu.. Mesela büyüme.. Beklenen olmadı, yüzde 3’lerde kaldı..

IŞİD yüzünden.. İhracatı etkiledi..

Mesela enflasyon.. Yüzde 5 hesaplanmıştı, yüzde 9.5 oldu..
Kuraklık yüzünden.. Meyve-sebze fiyatları arttı..

Mesela işsizlik.. Çift haneli rakamları gördü, gençlerde yüzde 19.1’e çıktı..
Gezi eylemleri nedeniyle.. Türkiye’nin frene basmasına neden oldular..

Mesela toplumsal huzursuzluk..
Muhalefet partileri yüzünden.. En çok da CHP’nin yüzünden.. Son zamanlarda HDP de var..
Ne olmuşsa müsebbibi var yani!..

DESTİCİ: GÜN GELİR YAPTIĞINIZ DÜZENLEMELER SİZİ VURUR

BBP Lideri Mustafa Destici,Meclis'e gönderilen 35 maddelik yeni yargı paketine tepki gösteren Destici yargı paketinin anti demokratik uygulamalar içerdiğini kaydederek: "Tamamen gözlerini iktidar hırsı bürümüş vaziyette. Ne olursa olsun iktidarda kalmak. Bütün bu yapılan düzenlemelerin amacı bu. Gün gelir bu yaptığınız düzenlemeler sizi vurur. 9 ay sonra seçim var. İktidarın değişme ihtimali var. Millet iradesi sandık kurulacak. 9 ay sonra iktidar değiştiğinde aynı uygulamalar size dönerse o zaman ne diyeceksiniz. Bunların doğru olduğunu mu söyleyeceksiniz."

Hukukla ilgili yapılan düzenlemeler adil olması gerektiğine değinen BBP Lideri, "75 milyonun tamamını kuşatmak zorunda. İleri demokrasilerin hiçbirisinde hukuk sistemiyle bu kadar oynanmaz. Bir kere hukuk sistemi kurulur yüzyıllar boyunda ülke onunla yönetilir. Kişilere, olaylara, zemine göre oynanmaz." diye konuştu.

Yapılan düzenlemelerin Milli Şef dönemini ve darbe dönemini hatırlattığına dikkat çeken Destici, muhalefet partilerinin hiçbir dönemde olmadığı kadar baskı altında olduğunu söyledi. BBP Lideri şöyle dedi: "İktidarın da çok vurgu yaptığı tek parti döneminde bu millet büyük zulümler, haksızlıklar, adaletsizlikler gördü. Özellikle dindar kesimler. Ara rejim dönemlerinde de millet çok büyük baskı ve şiddet gördü. Bu dönem maalesef milletimizin bir kısmı için darbe dönemlerini, Milli Şef dönemlerini hatırlatıyor. AK Parti'li kardeşlerime sesleniyorum. Kendinizi muhalefetin yerine koyun ve empati yapın. Elinizde imkânlar var. Bir de muhalefetin üzerinde bir araştırma yapın. Sizin iktidarınızı nasıl görüyorlar. 12 Eylül’den önce ve sonra, Turgut Özal döneminde, Ecevit, Demirel iktidarları döneminde hiçbir dönemde muhalefet bu ara dönemler dışında kendisini iktidarın baskısı altında bu kadar hissetmemişti."

HAMZAÇEBİ: MESELE CEMAAT DEĞİL TÜM TOPLUMU İLGİLENDİRİYOR


AK Parti'nin 35 maddelik yargı paketine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Herkes şüpheli sayılıp arama konusu olabilecektir. Bunun önünü açıyor. Toplumun muhalefet etme hakkını elinden alıyor. Erdoğan ve Davutoğlu'na muhalefet eden olağan şüpheli." dedi.

Mecliste basın toplantısı düzenleyen Hamzaçebi, AK Parti'nin 35 maddelik yargı paketine tepki gösterdi. Eskiden Anayasayı darbelerle çiğneme suçunu askerlerin işlediğini hatırlatan Hamzaçebi, şimdi bunu işleyenin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtti. Davutoğlu'nun da Erdoğan'ı aratmayacak şekilde buna devam ettiğini dile getiren Hamzaçebi, Anayasa, hak ve özgürlüklere saldırıyı alan bir teklif olduğunu kaydetti. Başbakan Davutoğlu'nun bu teklifin arkasında durmakla özgürlükçü, demokrat bir Başbakan olmadığını kanıtladığını vurgulayan Hamzaçebi, otoriter rejim hevesli biri olduğunu gösterdiğini söyledi. "Kobani eylemlerinden sonra meydana gelen şiddet tablosu kimsenin onaylamayacağı bir tablodur, şiddeti CHP olarak reddediyoruz. Ancak şiddet olaylarını önleme bahanesinin arkasına saklanarak polis devleti kurma isteğini de reddediyoruz." ifadelerini kullandı.

BUNUN ADI TAK-ŞAK DEMOKRASİSİ

Teklifin muhalefeti baskı altına alma teklifi olduğunu dile getiren Hamzaçebi, "Sayın Erdoğan tak diye emrediyor, sayın Davutoğlu şak diye yerine getiriyor. Bunun adı tak-şak demokrasisi. Bu teklif şiddet olaylarını önleme bahanesini sığınarak özgürlükleri kısıtlama, muhalifleri baskı altına alma teklifidir. Biz AB'ye girelim derken, Erdoğan-Davutoğlu ikilisi komşuya girmenin derdinde." şeklinde konuştu.

"HÜKÜMET SOSYAL MEDYAYI BASKI ALTINA ALIYOR"

Hükümetin bu yasa ile sosyal medyayı baskı altına almayı hedeflediğini belirten Hamzaçebi, "Twetterde bir kişinin hükümete yönelik, Erdoğan-Davutoğlu ikilisine yönelik olarak 'bu ikili ileride yargılanacaktır' şeklinde paylaşımda bulunması durumda tehdit suçundan yargılanacak. Özgürlükleri çiğneyen bütün yasal düzenlemelerini Anayasa Mahkemesi derhal iptal etti, hükümetin önünde set olan Anayasa Mahkemesine teşekkür etmek gerekiyor. Boşuna zaman kaybetmeyin yaptığınız her türlü hukuksuzluk Anayasa Mahkemesi'nden dönüyor. Gelin bunları bırakın, bu tip düzenlemelere kalkışmayın. Gerçekten şiddeti önlemeye dönük bir düzenleme yapacaksanız, muhalefetle oturup bir çözüm yolu bulursunuz." dedi.

"TEKLİF BU ŞEKİLDE YASALAŞIRSA ANAYASA MAHKEMESİNE GİDECEĞİZ"

Cemaatle uğraşıyor görüntüsü verildiğini ve meselenin cemaat değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini belirten Hamzaçebi, "Herkes bu yasadan sonra makul şüpheli haline gelecektir. Herkes şüpheli sayılıp arama konusu olabilecektir. Bunun önünü açıyor. Toplumun muhalefet etme hakkını elinden alıyor. Erdoğan ve Davutoğlu'na muhalefet eden olağan şüphelidir." diye konuştu.

Soruşturma sırasında dosyaların görülememesinin ise "sanığa pusu kurmak" olduğunu dile getiren Hamzaçebi, teklifin yasalaşması durumunda örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda Cumhuriyet Savcısının istediği ilde arama yapılması kararı alabileceğini söyledi.

Hamzaçebi, "Siirt'teki bir savcı İstanbul'daki bir arama kararını verebilecek. Bunu doğru bulmuyoruz. Biz CHP olarak şiddeti önleme ile hiçbir ilgisi olmayan, şiddeti bahane ederek demokrasiyi, özgürlükleri baskılayan, toplumun muhalefet etme hakkını elinden alan bu teklifi reddediyoruz. Teklifin içinde yer alan ve hakim ve savcıların özlük haklarını iyileştiren bazı düzenlemeler eleştirilerimizi göz ardı etmemize engel olamayacak." şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine Hamzaçebi, yasa bu şekilde geçerse elbette Anayasa Mahkemesine gideceklerini vurguladı.

ERGUN ÖZBUDUN: TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERDEN GERİYE DÖNÜŞ VAR

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan 35 maddelik yeni yargı paketiyle ilgili konuşan Anayasa Profesörü Ergun Özbudun, yargı paketini eleştirdi. Yeni paketin ‘geriye dönüş’ anlamı taşıdığını vurgulayan Özbudun, 2004 yılında temel hak ve özgürlüklerle ilgili yapılan reformlardan ve iyileştirmelerden vazgeçildiğini kaydetti. Özbudun, “2004 yılında ve geçtiğimiz Şubat ayında yapılan iyileştirmelerden açık bir geriye dönüş vardır. Temel hak ve hürriyetler aleyhine olmak üzere. Her maddesinin ayrı incelenmesi, tahlil edilmesi gerekir. Yedi hürriyeti ilgilendiren çeşitli hükümler var. Bir tanesi çok bariz; avukatın dosyayı inceleme hakkına sınırlama getirme durumu. Bu savunma hakkının çok açık şekilde ihlalidir.” ifadelerini kullandı.

“Savunma temel bir haktır.” diyen Özbudun, “Adil yargılama hakkının bir parçasıdır. 2004 yılında AKP iktidarı döneminde çıkarılmış, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) ve geçen Şubat ayında getirilen iyileştirmeler vardı. Ondan bir geriş dönüş söz konusu.” şeklinde konuştu.

Ergin Cinmen: Amaç, ‘paralel’ dedikleri yapıda savunma hakkını kısıtlamak

Susurluk sürecinde 'Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık Eylemi' ile adını duyuran Avukat Ergin Cinmen, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu yargı paketini, hukuk devletinden güvenlik devletine dönüş olarak değerlendirdi. Bu paketin 17 - 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarıyla alakası olduğunu belirten Cinmen, “Bunun nedeni ‘paralel devlet’ dedikleri o yapıda savunma hakkını kısıtlamak. Bu kişiye ve olaya göre bir yasa düzenlemesi. Bunun hukuk devletlerinde ne kadar kabul edilemez bir şey olduğunu artık herkes biliyor.” dedi.

Avukat Ergin Cinmen, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu yeni yargı paketine ilişkin Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin hukuk devletinden güvenlikçi devlete doğru evrildiğini anlatan Cinmen, "Bu yasaları güvenlik devletine dönüş olarak değerlendiriyorum. Savunma hakkının büyük oranda ortadan kaldırılması. Biliyorsunuz 17-25 Aralık tarihinden sonra Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda (CMUK) değişiklik yapıldı. Daha önce yürürlükte olan avukatların dosya inceleyememe durumu ortadan kaldırıldı. Şimdi tekrar eski hale döndü. Bunun nedeni ‘paralel devlet’ dedikleri o yapıda savunma hakkını kısıtlamak. Bu kişiye ve olaya göre bir yasa düzenlemesi. Bunun hukuk devletlerinde ne kadar kabul edilemez bir şey olduğunu artık herkes biliyor. Yine eskisi gibi aylarca yıllarca sürecek soruşturma dosyasında, kişiler neden tutuklandığını, aleyhindeki delillerin neler olduğunu bilemez durumda olacak. Bunun savunma hakkına bir şekilde etkisi olacağını düşünüyorum. Makul şüphe meselesi var ki epeydir tartışılıyor bu. Burada da konuyla ilgili olmayan vatandaşların suçlu muamelesi görüp hiçbir neden olmaksızın üzerleri aranacak, evlere girilebilecek. Bunun da hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

‘BAZI BANKALAR ÇÖKERTİLECEK’

Mal varlığına el konulmasının amacının bazı iktisadi yapıların çökertilmesi olduğunu vurgulayan Cinmen, “Mal varlığına el konması meselesi var. Burada da olur olmaz, basit soruşturmalar nedeniyle o insanın ya da o yapının iktisadi varlığını ortadan kaldırmak için bütün mal varlıklarına tedbir konacaktır. Bunun ne kadar zararlı olduğu her şeyden önce 17 ve 25 Aralık süreçlerinde görüldü. Kendilerine yapıldığı zaman sorun oluyor ama başkalarına yapıldığı zaman sorun olmuyor. Yurttaşların son derece kötü uygulamalara maruz kalacağını düşünüyorum ben. Mesela bir basın organı ‘paralel yapı’ ile bağlantısı olduğu iddiası nedeniyle o yapının bütün mal varlığına tedbir konulabilecektir. Bazı bankalar çökertilecektir mesela. Niyetleri bu.” şeklinde konuştu.

Meclis’te çoğunluğa sahip olan hükümetin yasaları kendi çıkarlarına göre düzenlediğine dikkat çeken Cinmen, bunun hukuk devletine zarar vereceğini söyledi. Cinmen, şöyle devam etti: “Ceza Muhakemesi Kanunu dediğimiz kanun, bir yapboz tahtası değildir. Popülist bazı davranışlar yüzünden ve hukukun kendilerine uygulanmaması için bu kanun ile ili ikide bir oynanmasının hukuk devleti ilkesine çok zararlı olacağını düşünüyorum. ‘Kanunları bilmemek mazeret sayılmaz’ diye bir hüküm vardır. Ben avukat olarak bile bu kadar süratle değiştirilen yasaları takip etmekte çok zorlanıyorum. Birçok meslektaşım da aynı durumda. İşi bu olan avukatların bile bu derece zorlandığı durumda, yurttaşın ne kadar zorlanacağını bir düşünün. Torba yasalarla gözden kaçırmalarla yapılmış olan bu uygulamaların çok ağır etkileri olacağını düşünüyorum.”

Türkiye’nin hukuk devleti olma özelliğinden uzaklaştığını belirten Cinmen, “Hukuk devletinin tam karşısına güvenlikçi devlet kavramı konmaya başlandı. Bir takım olur olmaz konularda devletin, anayasal düzenin tehlikede olduğu gerekçesiyle böyle hukuk devleti anlayışıyla oynanır. Ama sonunda çok genel bir tahribat yapacaktır bunlar.” dedi.

‘EKONOMİK YAŞAMDA DA ETKİSİ OLACAKTIR’

Yasalarla sürekli oynamanın ve söz konusu yargı paketinin sadece temel hak ve özgürlüklere darbe vurmadığını, bunun yanı sıra ekonomik düzeni de etkilediğini vurgulayan Cinmen, “Büyük iktisadi şirketlere uygulanacak bu mal varlığına tedbir durumu. Bunu gören büyük yatırımcı duracaktır tabi ki. Türkiye gibi hukukla oynanan bir yerde yatırım da yapamazsınız. Ne yabancı yatırımcı ne de büyük yerli yatırımcı böylesine hukuk düzeninde parasını tehlikeye atmaz. Koç Grubu’na Gezi olayları sonrasında uygulanan, üzerlerine vergi memurlarının gönderilmesi olayını hepimiz gördük. Sonunda hiçbir şey çıkmadı. Cezalandırma amacı güdüyordu. Şimdi ellerindeki silahı daha da güçlendirdiler. Şimdi bu silahla yine ekonominin üzerine gidecekler. Ama bunun çok ciddi tehlikesi vardır. En azından Sayın Babacan bu konuda ne düşünüyor çok merak ediyorum. Yatırım azalacaktır. Zaten tavana vuran işsizlik iyice artacaktır. Büyük bir ihtimalle birçok düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

CİHAN

Bu haber 387 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,514 µs