En Sıcak Konular

Komutana "vatansever" suikast!

18 Ağustos 2007 17:19 tsi
Komutana 'Girdap Operasyonu' çerçevesinde tutuklanarak cezaevine konulan Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) Derneği Genel Başkanı Taner Ünal'ın eski 'sağ kolu' Zihni Çakır, ilginç iddialar ortaya attı.

Çakır, gelecek hafta piyasaya çıkacak 'Ergenekon'un Çöküşü' isimli kitabında, 5 Kasım 1997'de Albay Vural Berkay'ın ölümüyle sonuçlanan olaya dikkat çekiyor. Genelkurmay Başkanlığı'na getirilmesine kesin gözüyle bakılan dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun da ölüm tehlikesi atlattığı olayın kaza değil vatanseverler tarafından düzenlenen bir suikast girişimi olduğunu ileri sürüyor. 'Vatanseverler arasındaki telefon görüşmelerinde 'bir numara' koduyla anılan kişinin emekli Korgeneral Hasan K. olduğunu iddia eden Çakır, kitabında ayrıca, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un MHP'de liderliği ele geçirmeye çalıştığını yazıyor. Eski Türkeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Çakır, iddialarını terör uzmanı 'güvenilir' bir istihbaratçıya dayandırıyor.

Zihni Çakır, ismini vermekten kaçındığı istihbaratçının kendisine, "Bu Ergenekoncular Türkiye için öylesine tehdittir ki; ama bakınca vatan için canlarını verecekler sanırsın. Eğer mantığın, 28 Şubat sürecinde bir Genelkurmay Başkanı'na suikast girişiminde bulunacak kadar pervasızlaşacaklarını kaldırabiliyorsa, vatansever (!) olduklarından şüphe etmezsin." dediğini yazıyor. Aynı istihbaratçı kendi kendisine yönelttiği, "Ama düşün bakalım; o dönemde bu suikast girişimi gerçekleşmiş olsaydı ne olurdu?" sorusunu yine kendisi yanıtlıyor: "Türkiye'de laik-anti laik çatışması sokak anarşisine kadar giderdi. Bu suikasta o dönemin anti-laik olarak yaftalandırılan iktidarın neden olduğu propagandası yapılır ve ülke tekrar birleşmemek üzere ayrılırdı. Kimin işine yarardı bu; sözde Ergenekonculara görev tevdi eden iç ve dış mihrakların."

KKTC'de yapılan Toros 2-97 Tatbikatı sırasında seken bir kurşun, Kıvrıkoğlu'nu sıyırıp arkasındaki Albay Vural Berkay'ın ölümüne sebep olmuştu. Bunun Kıvrıkoğlu'na yönelik bir suikast olduğu iddiaları o dönemde de ortaya atılmıştı. Olayın ardından gündeme getirilen 'suikast' iddiaları, TSK komuta kademesindeki terfilere dayandırılmıştı. Genelkurmay Başkanlığı'na kesin gözüyle bakılan Kıvrıkoğlu'nun ölmesi halinde, yerine dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in geleceği öne sürülmüştü. Böylece 28 Şubat'ın 'kudretli paşaları'nın önünün açılacağı, Kıvrıkoğlu ekibinin tasfiye edileceği iddia edilmişti. Zihni Çakır, bugünkü 'Vatansever' çetelerin tepesinde 'Ergenekon' adı verilen derin yapılanmanın olduğunu belirtiyor. Kitabında, Ergenekon'un tarihsel kökenlerine eğilerek, Kurtuluş Savaşı'nda hayat bulan Yeşil Ordu ve Gürbüzler Ordusu'na atıfta bulunuyor. Buna göre, 1920'de Milli Mücadele için kurulan Yeşil Ordu gizli bir teşkilat. Ancak zamanla amacından saparak Sovyet Rusya'ya hizmet eder hale gelmiş. Kitapta, Atatürk'ün bunu fark ederek teşkilatı kapatmak istediği; ancak meydan okumayla karşılaştığı anlatılıyor. Yazar Çakır, o gün Sovyetler'den maddi destek alan Yeşil Ordu ile bugünkü kuvvacı, vatansever çeteler arasında fark olmadığını öne sürüyor. Çakır, halen su yüzüne çıkarılamamış irili ufaklı 20 civarında örgütlenmenin faaliyette olduğunu öne sürüyor.

Kitabında, "Vatanseverlerin etnik kökeni ile ilgili araştırma yapıldığında sadece 2 göbek ötesine inebilirsiniz. Sonrası muammadır." diyen Çakır, "Sahipliğini, Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği Genel Başkanı Taner Ünal'ın yaptığı ve 1996-1997 ve 1998 yıllarında haftalık olarak çıkarılan Türkeli Gazetesi'ndeki görevim sırasında bu yapılanmaların ülke için nasıl bir tehdit oluşturduğuna tanık oldum. Devletin önemli kurumları ile olan gayrimeşru bağlantıları nedeniyle dış mihrakların, ülke üzerindeki emellerini gerçekleştirmede kullanılabilecek potansiyel örgütler denilebilir." şeklinde yazıyor.

Tolon'un hedefi MHP liderliği

Zihni Çakır'ın kitabında Hurşit Tolon'la ilgili iddialara da yer verilmiş. Çakır kitabında "Ahmet Cinali'nin, K. Paşa'nın (Hasan Kundakçı) tespiti olarak aktardığı bilgilere göre, MHP'de taban ile tavan arasındaki kopukluğu ortadan kaldıracak yeni bir lidere ihtiyaç vardır. Ülkenin MHP'ye ihtiyaç duyduğu bu dönemde, Hurşit Tolon paşa önderliğinde bir grup emekli asker MHP yönetimini ve liderliğini ele geçirme planı yapmaktadır." diyor. Çakır, aynı eserinde "Şimdiki '1 numara', K. Paşa'dır." diyerek açık ve net konuşuyor.

Taner Ünal, BÇG'ye çalıştı

Çakır, çalışmasında Taner Ünal'ın 28 Şubat sürecinde BÇG için belge ve bilgi topladığını anlatıyor: '1 numara' ile 'paşa'nın buluşmasından sonra Taner Ünal, gazeteciliği bir kenara bırakarak, başbakan ve kabine üyelerinin faaliyetlerini takip etmeye başlamış, bir nevi BÇG elemanı haline gelmişti. Yaptığı iş bir anlamda siyasi otorite üzerine asker vesayeti oturtmak için ajanlıktı. Ona göre darbe olursa gelecek askeri yönetim, '1 numara' sayesinde ona devlet yönetiminde önemli görevler verecekti. Ünal'ın en büyük destekçisi de 'baba' diye hitap ettiği eski üst düzey bir yargı mensubudur.

28 Şubat için belge toplamışlar; 'takunyalıların' direnci kırılacak

28 Şubat süreciyle ilgili kitapta yer alan bir bölüm özetle şöyle: '1 numara' (Hasan K.), 'özel bir ziyarete gideceğini ve aracı benim kullanmamı' istedi. BÇG'nin raporlarının basında yer aldığı ve siyasi otorite üzerindeki asker baskısının had safhaya ulaştığı bu süreçte, 1997 Ocak ayında, ikimiz araca binerek, Bahçelievler'de bir akaryakıt istasyonuna vardık. '1 numara' ve 'paşa' araca bindi. '1 Numara'nın anlattığına göre, bu kez belge ve delilleriyle bir rapor hazırlamıştı. Bu raporun toplantıda 'takunyalıların' önüne atılmasıyla karşı direnç tamamen kırılacaktı. Rapor içeriğini güçlendirecek birkaç belge daha beklediğini söyledi. Paşa, 'Aslında belgeye bulguya gerek olmadığını, ancak yapılacak hamlenin toplumda destek görmesi açısından bölgelerden toplanacak raporların belgeleriyle basında da yer alması gerektiğini' dile getirdi. '1 numara', kamuoyu oluşturmak için basında aracının kim olacağını sorunca, "E. fazla demokrasi yanlısı kesildi. T. iyi bir çıkış yakaladı. Bizim çizgimizden de dışarı çıkmaz." diyerek cevapladı. Konuşulan konunun önemini fark edince araca aldığımız şahsın kimliği de netleşmeye başladı zihnimde. Bu şahıs, döneme damgasını vuran en üst düzey komutanlardan (denizci) biriydi. Sözü edilen raporlar da BÇG'nin 54. Erbakan hükümetini devirmek için yürüttüğü istihbarat çalışmalarıydı. 54. hükümet döneminde yapılan MGK toplantılarından en fazla 5 gün önce, '1 numara' gazeteye gelir, el yazısıyla hazırladığı metni bilgisayar ortamında tekrar yazdırır, alınan çıktılara çeşitli basın organlarında hükümet aleyhinde makale ve haberleri de ekleyerek bir klasör haline getirip gazeteden ayrılırdı. Yapılan ilk MGK toplantısından sonraki bildiride, bu metnin çok ufak farklarla aynen yayımlandığına tanık olurduk.

Aktifhaber



Bu haber 455 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,924 µs