En Sıcak Konular

Esed'in 1000 ton kimyasal silahı var!

13 Aralık 2012 12:12 tsi
Esed'in 1000 ton kimyasal silahı var! Esed rejiminin kimyasal silah kullanacağı yönündeki iddialar sürerken Büyükelçi Üzümcü Suriye'deki kimyasal silah miktarını açıkladı...

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörü Büyükelçi Ahmet Üzümcü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun'la birlikte Suriye yönetimine, kimyasal silahları kullanmaması konusunda 3 mektup gönderdiğini söyledi.

Suriye'nin yıllar önce kimyasal silah yeteneğini geliştirdiğine ilişkin raporların varlığını hatırlatan Üzümcü, "Açık kaynaklara bakıldığında (Suriye'nin) 1000 ton kadar kimyasal silahı olduğu söyleniyor" dedi.

Merkezi Hollanda'da bulunan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün Genel Direktörü Üzümcü, son dönemde dünya liderlerinin sık sık dile getirdiği Suriye'deki kimyasal silah iddialarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Suriye'nin sahip olduğu kimyasal silahların niteliği konusunda bilgi kirliliğine dikkati çeken Üzümcü, teşkilat olarak bağımsız bilgi kaynaklarına sahip olmadıklarını belirtti. Kendilerinde de açık kaynaklardan elde edilen bilgilerin bulunduğu bilgisini veren Üzümcü, "Ama açık kaynaklara bakıldığında (Suriye'de) 1000 ton kadar kimyasal silah olduğu söyleniyor. Bunların daha çok sinirleri etkileyen Vx, sarin ve hardal gazları olduğu yönünde raporlar var. Bunların, top mermileri içinde ve füzelere başlık olarak kullanılabilecek şeklinde hazırlandığı belirtiliyor. Bunları bizim denetlememize veya doğrulatmamıza imkan yok maalesef" açıklamasında bulundu.

Esed yönetiminin elindeki bu tür silahları nerelerde konuşlandırdığını bilmediklerini dile getiren Üzümcü, kimyasal silah depolarının sayılarıyla ilgili net bir rakamın da bulunmadığına değindi.

"Kimyasal silah üretmek çok büyük teknolojik donanım gerektirmiyor"

Rusya'nın, Suriye'deki kimyasal silahların kendisine ait olmadığını açıklamasının ardından, Suriye'nin bu silahları imkanlarıyla üretme olasılığının sorulması üzerine Üzümcü, teşkilat olarak kendilerine taraf olan devletlerin, geçmişte de olsa hangi ülkelere silah verdiklerini veya o maddelerden ihraç ettiklerini bildirmekle yükümlü olduklarını söyledi.

Suriye'nin kimyasallarıyla ilgili birebir bir bildirimin mevcut olmadığını dile getiren Üzümcü, şunları kaydetti:

"Suriye'nin 1970'ler ve 1980'lerde bu kimyasal silah yeteneğini geliştirdiğine ilişkin raporlar var. Doğrusu şu ülke veya bu ülke yardım etmiş, uzmanlık sağlamış diyebilecek durumda değiliz ama kimyasal silah üretmek çok büyük bir teknolojik donanım gerektirmiyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, bu silahların kullanımından kaçınması için iki defa Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e mektup gönderdi. Ben de Suriye Dışişleri Bakanlığı'na bir mektup gönderdim. Genel Sekretere, 'bu silahları hiçbir şekilde kullanmayacağız' şeklinde bir yanıt verilmiş. Rusya kanalıyla da bu silahların kullanılmayacağına dair bir takım açıklamalar yapıldı."

Üzümcü, kimyasal silahların kullanımının uluslararası hukuka aykırı olduğuna vurgu yaparak, Şam yönetiminin 1925 Cenevre protokolüne taraf olması nedeniyle bu silahları kullanmama yükümlülüğü bulunduğunu kaydetti. Kullanıldığı takdirde bu yükümlülüğün iptal edilmiş olacağını belirten Üzümcü, "Varsa silahları bir an önce sözleşmeye taraf olup bunların bizim denetimimizde imha edilmesini bekliyoruz" diye konuştu.

TAMAMEN TEDAVİSİ YOK

Hardal gazının Irak'ta Halepçe katliamında ve İran'a karşı 1987 ve 1988'de kullanıldığını hatırlatan Üzümcü, bu gazın göz, deri ve ciğerleri direkt etkilediği bilgisini verdi.

İran'da bu saldırıya maruz kalanların bir kısmının öldüğünü, diğer kısmının ise çok zor koşullarda yaşamlarını sürdürdüğünü değinen Üzümcü, "Tamamen tedavisi yok maalesef. Ben Tahran'a gittiğimde hastanelerini gezdim, her yıl 3-4 defa bu hastalar tedavi olmak zorunda. Normal bir hayat yaşayamıyorlar" diye konuştu.

Sarin ve Vx gazlarının ise çok daha güçlü türler olduğu bilgisini paylaşan Üzümcü, bu gazların doğrudan sinirleri etkilediğini ve saldırı sonucunda ölüm ihtimalinin çok yüksek olduğuna dikkati çekti. Acil müdahalede kişinin kurtarılabilme ihtimalinin bulunduğunu belirten Üzümcü, ancak bu gazların bütün vücudu felç edip çok kısa sürede kişiyi öldürebileceğini kaydetti.

"Hepsi bizim denetimimizde imha ediliyor"

Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin 1992'de Cenevre'de nihai halini aldığını anımsatan Üzümcü, sözleşmenin çok kapsamlı ve denetim mekanizmaları olduğunu aktardı. 1993'te imzaya açılan sözleşmenin 4 yıl sonra yürürlüğe girdiğini hatırlatan Üzümcü, şu anda sözleşmeye 188 ülkenin taraf olduğunu, 8 ülkenin ise sözleşme dışında kaldığını anlattı.

Sözleşmenin kimyasal silahların üretilmesini, gelişmesini, stoklanmasını ve kullanımını tamamen yasaklayan özellikte olduğunu aktaran Üzümcü, hiçbir ülkeye ayrıcalık tanınmadığını kaydetti. Üzümcü, "Mesela hiçbir ülkenin kimyasal silah bulundurmaya hakkı yok. Dolayısıyla tam bir yasak söz konusu. Mevcut stokları bulunan ülkeler de bildirimlerde bulunmak zorunda. Bu zamanında yapıldı. En son Irak dahil olduğunda, Saddam rejiminden kalan bir miktar silahlar vardı, onları da bildirdiler. Bunların hepsi bizim denetimimizde imha ediliyor" diye konuştu.

"ABD'de stokların imha çalışmalarında yüzde 90'a yaklaşıldı"

Dünya üzerindeki kimyasal silah stoklarının tamamen imha edilmesi için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Üzümcü, en büyük stoku olan ülkelerin Rusya Federasyonu ve ABD olduğunu söyledi. Üzümcü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD'de stokların imha çalışmalarında yüzde 90'a yaklaşıldı. Rusya'da ise yüzde 70'e yaklaşıldı. Önümüzdeki 4-5 yıl içinde bu stokların tamamen imha edilmesi bekleniyor. Irak'ta az bir miktar var, onlar imha edilecek. Libya'da da kimyasal silah var. Kimyasal silahların imha çalışması oldukça istikrarlı ve tatminkar bir şekilde ilerleyen bir süreç. Bunların tekrar yapılmaması için de denetim mekanizmaları var. Biz kimya sanayinin tamamını değil ama bizi ilgilendiren bölümünü denetliyoruz."

"5 bin kimya sanayi tesisi bize deklare edildi"

Yılda yaklaşık 240 denetimin yapıldığını belirten Üzümcü, dünyada 5 bin kimya sanayi tesisinin kendilerine deklare edildiğini paylaştı. Üzümcü, söz konusu tesislerin sadece belirli kimyasal maddeleri ürettiğini veya kullandığını kaydetti.

Tesislerin denetiminin sürekli yapıldığına değinen Üzümcü, kimya sanayi tesislerinin ithalat ve ihracatlarının da kendilerine bildirildiğini, uzmanlar tarafından rakamların tutup tutulmadığına bakıldığını aktardı.

(AA)

Bu haber 921 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,481 µs