En Sıcak Konular

ÖNDER, Çiçek'e Anayasa raporunu sundu

2 Ocak 2012 10:57 tsi
Temsil ettiği geniş bir kitlenin sesi olan ve kurulduğu günden bu yana sivil toplum alanında önemli hizmetlere imza atan İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği(ÖNDER), yeni Anayasa konusunda hazırladığı raporu meclis başkanı Cemil Çiçek’e sun

ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut’u beraberindeki heyetle birlikte kabul eden Cemil Çiçek sunulan raporun önemine değinerek: “Önder bugün hazırladığı raporla çok önemli bir iş yapmıştır. Yeni Anayasa Türkiye’nin çözmesi gereken önemli bir durumdur. Bu konuda kimsenin ağır davranmaması gerekiyor. Yeni Anayasayı çıkarmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Aynı gayreti toplumun tüm kesimlerinden de bekliyoruz. Önder temsil ettiği camianın ve Türkiye’nin en önemli kurumlarından bir tanesidir ve bu zamana kadar önemli hizmetler yapmıştır.” dedi.

ÖNDER Genel Başkanı Korkut ise hazırladıkları Anayasa raporuyla ilgili olarak şunları kaydetti: “Biz iki yıllık bir çalışma sonucunda bu raporu hazırladık ve bugün size sunuyoruz. Yeni Anayasanın Türkiye için çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve meclis başkanı olarak sizin gayretlerinizi takdirle izliyoruz.”

Korkut ayrıca meclis başkanı Cemil Çiçek’ten kesintisiz eğitimin de kaldırılması gerektiğini söyledi.

Korkut, “Biz, kısaca, milletin beklentilerini karşılayan ve değerlerine yaslanan, inanç derleriyle çatışmayan, devleti topluma hizmet eden bir araç olarak gören, Kişisel ve siyasal hak ve özgürlüklerini genişleten, insan hakları sözleşmelerine uygun, katılımcı ve demokratik bir Anayasa talebimi her platformda dile getiriyoruz. İnşallah Türkiye kısa zamanda bunu başaracaktır” ifadelerini kullandı.

Korkut ayrıca Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Has Parti Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç’a da hazırladıkları anayasa raporunu sundu.

ÖNDER tarafından, geniş kesimlerin katılımıyla hazırlanan yeni Anayasa raporunda, Özgürlükler, Ekonomik sosyal ve kültürel konular, eğitim hakları gibi çok sayıda önemli öneriler ve talepler yer alıyor. 

Korkut tarafından Meclis başkanı Çiçek’e sunulan Anayasanın bütününe ilişkin genel görüş ve öneriler aşağıda yer almaktadır:


• Anayasa, tüm toplum kesimlerinin katılımı ile toplumsal uzlaşma zemininde hazırlanmalı;

• Mevcut Parlamentonun, tüm partilerin uzlaşması üzerine bir anayasa yapması tercih edilmeli; bunun mümkün olmaması halinde Anayasa’nın 175. maddesinde yapılacak bir değişiklikle, Mevcut Parlamento Anayasayı tümden değiştirecek asli kurucu iktidar haline getirilmeli;

• Cumhuriyetin nitelikleri arasında evrensel ilkeler haline gelen, insan haklarına saygı, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri muhafaza edilmeli;

• Bayrak, milli marş, başkent ve resmi dil, Devletin ortak sembolleri olarak kabul edilmeli;

• Anayasa’da mutlak manada değiştirilemez maddeler bulunmamalı;

• Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Egemenliğin milletvekilleri tarafından temsil edildiği; kullanacak organların ise, yasama, yürütme ve yargı organları olduğu belirtilmeli;

• Egemenliğin devrini ya da paylaşılmasını gerektiren uluslararası örgütlere üyeliğe ilişkin antlaşmalar, zorunlu halk oylamasına tabi tutulmalı;

• Eşitlik ilkesi, hiç kimsenin din ve vicdan özgürlüğünden dolayı ayrımcı bir uygulamaya sebep olmayacağı şekilde formüle edilmeli; 

• Tabi hak anlayışına uygun olarak insan haklarının, doğuştan ve insan onurundan kaynaklandığı açıkça belirtilmeli;

• Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin güvenceler aynen korunurken, hiçbir uluslararası belgede yer almayan “laik cumhuriyetin gerekleri” ifadesi Anayasa’da yer almamalı;

• Genel sınırlama maddesi olarak uygulandığından, kötüye kullanma maddesi olmamalı;

• Olağanüstü hallerin bir hukuk rejimi olduğu vurgulanarak, olağanüstü hal kanun hükmünde kararname uygulamasına son verilmeli;

• Kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler, insan hakları sözleşmelerine uygun bir içerikle düzenlenmeli;

• Vatandaşlık tanımı, objektif kriterlere bağlanmalı, etnik kimlik vurgusu yapılmamalı;

• Siyasi partilerin kapatılmasında, terör ve teröre çağrı, şiddet unsurları esas alınmalı; kapatma davası açılmadan önce ihtar ve Meclis’ten ön izin alınması koşulları getirilmeli; kapatma yaptırımından önce, yardım kesme, seçime katılmama gibi ara tedbirler uygulanmalı;

• Ekonomik, Sosyal ve Kültürel haklar kapsamına, çocuk hakları, engelli hakları, kadın hakları, yaşlıların hakları, çevre hakkı, tüketici hakları, ayrı bir madde ile dahil edilmeli;

• Anneliğin ve ailenin korunması, nesillerin ve gençlerin korunması bakımından özel tedbirler öngörülmeli; din ve inançlara göre her ailenin aile yaşamını düzenleme hakkına saygı vurgulanmalı;

• Engellilerin, kendi durumlarına uyarlanmış bir şekilde, din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını sağlayacak, her türlü imkâna kavuşturacak tedbirlerin alınmalı;

• Çalışma hayatına ilişkin haklar bakımından, işçi ve memur ayrımı yapmadan toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmalı; çalışma hayatında çalışanların din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını engelleyen uygulamalara imkân verilmemeli;

• Milletvekillerinin seçiminde yüz Türkiye Milletvekilliği uygulamasına geçilerek, temsilde adalet sorunu giderilmeli; seçilme koşulları, seçme ve seçilme hakkının özüne zarar verecek derecede zorlaştırılmamalı;

• Türkiye Büyük Millet Meclisi, “tek meclisli” yapısını sürdürmeli, 1961 Anayasasında yasama faaliyetini yavaşlatan iki meclisli sisteme geri dönülmemeli;

• Yasama sorumsuzluğu mutlak bir şekilde tanınırken, dokunulmazlığın kapsamından yargılama çıkarılmalı; 

• Kanunların teklif edilmesi sürecine halk da dâhil edilmeli, kanunlar bakımından da referandum tanınmalı;

• İnsan hakları antlaşmaları kanunlardan üstün hale getirilmeli ve kanunların insan hakları sözleşmelerine uygunluğunun denetiminin önü açılmalı;

• Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmeli ve Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlandırılmalı;

• Bakanlar Kurulunun kuruluşunda, en fazla sandalyeye sahip partinin genel başkanı Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilmeli; Bakanlar Kurulu listesinin oluşumuna Cumhurbaşkanının müdahalesinin önüne geçilmeli;

• Milli Güvenlik Kurulu, Anayasal bir kuruluş olmaktan çıkarılmalı; Genel Kurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanına bağlanmalı; Kuvvet Komutanlarının atanmasında Milli Savunma Bakanı da müdahil olmalı;

• İdarenin bütünlüğü ilkesi korunmalı, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmeli;

• Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı en üst düzeyde yer almalı; iddia ve savunma makamı eşit hale getirilmeli; Askeri yargı ve Askeri Yüksek Mahkemeler kapatılmalı; Yüksek Seçim Kurulu yargı bölümünde bir yargı organı olarak düzenlenmeli;

• Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna, TBMM tarafından daha fazla üye seçilmesine imkân tanınmalı; Adalet Bakanı’nın Kurul üyeliğine son verilmeli;

• Anayasa Mahkemesinin üye sayısı, bireysel başvurulara cevap verecek kadar artırılmalı; Mahkemeye TBMM’den üye seçilme yöntemi benimsenmeli; Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin bağlayıcı olmadığı açıklığa kavuşturulmalı;

• Anayasa’nın tümden ve kısmen değiştirilme yöntemi açıkça düzenlenmeli; halkın da anayasa değişikliği teklifi verebilmesinin önü açılmalıdır.

Din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde görüş ve öneriler:

• Anayasa’nın Başlangıcı’nın yazımında, inançlara saygı vurgulanmalı; dini dışlayıcı anlayıştan uzaklaşılmalı;

• Milletin birliği ve ülkenin bütünlüğünü bozacak, insanlar arasında ayrışmaya ve ötekileştirmeye yol açacak ifadeler terk edilmeli; inancın birleştirici ve bütünleştirici gücünden yararlanılmalı;

• Türkiye’de çoğulcu demokratik toplumun oluşmasını engelleyen, milliyetçilik ve laiklik ilkeleri Cumhuriyetin nitelikleri arasından çıkarılmalı;

• Avrupa’da yaygın olduğu şekliyle, din ve devlet ilişkileri ayrı bir maddede açıkça düzenlenmeli;

• Diyanet İşleri Başkanlığı, özerk bir kuruluş haline getirilmeli; çoğulcu bir yapıya kavuşturularak, farklı inançların temsiline imkân tanınmalı;

• Din ve vicdan özgürlüğü her boyutuyla Anayasada güvence altına alınmalı;

• Objektif ve tarafsızlık ilkelerine uygun, belli bir din ve inanca dayanmayan, din kültürü ve ahlak dersi, eğitimin her kademesinde, herkes bakımından zorunlu hale getirilmeli;

• Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri eğitimin tüm kademelerinde zorunlu dersler arasında yer almalıdır. 

• Belli bir din ve inanca dayalı din dersleri, küçüklerin velisi, büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak seçmeli ders haline getirilmeli;

• Din eğitimi ve öğretimi dersleri küçüklerin velisi büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak eğitimin her kademesinde verilmelidir. 
• Her anne ve babaya, kendi inançları doğrultusunda çocuklarına dini eğitim sağlayabileceği özel okulların açılmasına imkân tanınmalı;

• Din ve inanca dayalı kılık ve kıyafet her bakımından bir hak olarak tanınmalı ve hayatın her sayfasında serbest olmalı; kamu görevlileri ve öğrenciler için kılık ve kıyafet uygulamaları, inançların gereğini yerine getirmeye engel olmayacak şekilde düzenlenmeli;

• İnançları ya da felsefi düşünceleri gereği askerlik yapmak istemeyen vicdani retçiler için, alternatif hizmet öngörülmeli;

• İnançları gereği askerlik yapmak istemeyenlere alternatif hizmet öngörülmeli;

• Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri için isteklerine bağlı olarak dini yemin tanınmalı;

• Zorunlu ilk ve orta öğretim kesintili olmalı; ortaokuldan itibaren mesleğe yönelme getirilmeli;

• Ailelerin çocuğuna özel okulda ya da evde eğitim verebilmesi imkânları tanınmalı;

• Yüksek öğretimde özerklik ilkesi, hem kurumlar bakımından hem de öğretim üyeleri ve öğrenciler için en geniş bir şekilde tanınmalı; özel üniversitelere kendi müfredatlarını belirleme konusunda daha fazla yetki verilmeli; YÖK bir koordinasyon kurulu haline getirilmeli;

• Eğitimin her aşamasında isteğe bağlı olarak ve yeterli talebin olması şartıyla, anadilde eğitim imkânı tanınmalı; anadilde eğitim konusunda özel okul açma hakkı verilmelidir.



Bu haber 664 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,044 µs