En Sıcak Konular

"Duygusal kopuş, fiziki kopuş da olur"

19 Eylül 2010 20:05 tsi
Aralarında BDP'nin de bulunduğu birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanması için Kadıköy'de miting düzenledi.

BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak: "Herkes şunu çok iyi bilsin ki, birileri 12 Eylül defterini kapatacak. 15 maddeyi kaldırarak, bu dönemi kapatacak. Oysa biz biliyoruz, bu Anayasa kaldığı sürece bitmeyecek"

"Şunu çok iyi bilin ki, kimse 12 Eylül'ün darbe anayasasını tarihin çöp tenekesine atmayacak. Onaracaklar, sıvayacaklar, yamalayacaklar ve takviye edecekler ve yollara devam edecekler"

"Hakkari'de yaşananı herhangi bir olay olarak görmüyoruz. Bir duygu kırılmasından, bir duygu ayrışmasından bahsediliyor. Ama şunu bilmek gerekiyor ki, Başbakan'ın her söylemi, Cumhurbaşkanı'nın her söylemi, medyanın her tutumu, oradaki duygu kırılmasını bir parça daha güçlendirdi"

"Daha olayın üzerinden 1 saat bile geçmeden, kendilerini hakim yerine koydular, savcı yerine koydular, mahkeme yerine koydular, soruşturmayı bitirdiler, kararlarını verdiler, hükümlerini verip, açıkladılar. Böyle bir ortamda nasıl adalet arayacağız biz?"

"Eğer hükümet bu işin içinde değilse, eğer Başbakan bu işin arkasında değilse, eğer Cumhurbaşkanı bu işin arkasında değilse, yapması gereken bir tek şey vardı, yurttaşlarına seslenmek, başsağlığı dilemek, 'Acınızı, üzüntünüzü paylaşıyorum' demekti ve 'Emin olun, bize güvenin, sonuna kadar araştıracağız, kim bunun arkasındaysa ortaya çıkaracağız' demesi lazımdı"

"İnsanlar Hakkari'de niye jandarmayla başbaşa bırakıldı? Niye bu provakasyonu yapanlarla başbaşa bırakıldı? Niye bağımsız heyetler ilk gün atlayıp oraya gitmedi?"

"Biz orada olmazsak, o halkı şiddetle başbaşa bırakırsak, bu duygusal kopuş değil duygusal kopuş, fiziki kopuş da olur. Bunu herkes görsün"

Aralarında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), İstanbul Tabip Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu'nun da bulunduğu birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü, 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanması için Kadıköy'de miting düzenledi. Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan yaklaşık 2 bin 500 kişi "Darbenin 30 yılı, 12 eylül darbecileri yargılansın" yazılı pankartla Kadıköy İskele Meydanı'na yürüdü. "Paşa paşa hesap vereceksiniz", "Netekim yargılanacaksınız" sloganları eşliğinde yürüyen gruplar arasında Türkiye Barış Meclisi adlı grubun "Operasyonlar durdurulsun müzakere başlatılsın" pankartı da dikkat çekti. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) üyelerinin de "Operasyon değil müzakere" sloganı ile eşilk ettiği mitingte polisin de yoğun güvenlik önlemi aldığı görüldü. Kadıköy İskele Meydanı'na yürüyen grup, burada oluşturulan polis arama noktalarından geçerek alana alındı.

"DİYARBAKIR CEZAEVİ İNSANLIK MÜZESİ OLMALI"

Mitingte konuşan BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, toplumların hayatında tarihsel dönüm noktaları olduğunu ve o tarihsel dönüm noktalarında gereken tarihsel duruş sergilenemediğinde gelecek bir yüzyılın kaybedebileceğini söyledi. Kışanak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Faşizme karşı Mamak'ta, Metris'te, Diyarbakır'daki direniş böylesine tarihsel bir önem içeriyor. Devrimci yoldaşlarımızın direnişi bugün bize 12 Eylül rejimini sorgulatan. Herkes şunu çok iyi bilsin ki, birileri 12 Eylül defterini kapatacak. 15 maddeyi kaldırarak, bu dönemi kapatacak. Oysa biz biliyoruz, bu Anayasa kaldığı sürece bitmeyecek. Özgürlükçü ve eşitlikçi yeni bir anayasayı 12 Eylül'ün gerçek mağdurları olarak kurmalıyız ve bunun için zorlamalıyız. Bunu yapmazsak şunu çok iyi bilin ki, kimse 12 Eylül'ün darbe anayasasını tarihin çöp tenekesine atmayacak. Onaracaklar, sıvayacaklar, yamalayacaklar ve takviye edecekler ve yollara devam edecekler. İşte buna karşı direnmemiz gerekiyor. Bunun için önemli duraklardan birisi de, Diyarbakır zindanını bir müzeye çevirmektir. Diyarbakır Cezaevi bir insanlık müzesi olmalı. Eğer Türkiye'de ortak bir yaşamdan, gelecekten bahsediyorsak, eşit yurttaşlık hakkından bahsediyorsak, yeni bir düzen istiyorsak, bunun sembolleşeceği yer Amed zindanının insanlık müzesi olmasıdır. Orayı müzeye çevirirsek Kürt halkına karşı dayatılan inkarı ve imhayı boşa çıkarabiliriz. Bu kadar önemlidir ve bu kadar semboliktir. Herkesi Amed zindanını müzeye dönüştürülmesi için kenetlenmeye çağırıyoruz. Orası Türkiye'nin aydınlık geleceği, yarınları barış ve kardeşliğin müzesi olacak. Türkiye'de bugün bizi götürmek istedikleri uçuruma belki bir adım daha yaklaşacağız. Bunu önlemek günümüzün demokrasi mücadelemizin en önemli mücadelesidir. Eğer İstanbul isterse, Edirne isterse, Ankara isterse bu savaş durdurulabilir. Eğer Başbakan isterse bu ülkede akan kan bir günde durur. Bizler STK'lar eller tetikten çekilsin dedik, PKK buna olumlu yanıt verdi ancak ölümler durmadı. Eller tetikten çekilmeli, operasyonlar durdurulmalıdır. Bunu sağlarsak ortak aklı ve çözümü sağlayabiliriz. Ankara'yı aktif bir tutum ve politika izlemeye çağırıyoruz."

"HALK, DELİLLERİ SAVCIYA TESLİM ETMEK İÇİN DİRENDİ"

Hakkari'de 3 gün önce sivilleri taşıyan bir minibüsün mayına çarptığı olaya da değinen Kışanak, "Son olarak Hakkari'de yaşanan bir katliam var, insanlık suçu var. Şiddetle ve nefretle kınıyor ve lanetliyoruz. Kim bunu organize ettiyse, kim tertiplediyse şunu çok iyi bilsin ki, barış ve özgürlük isteyen Kürt halkı, demokrasi isteyen Kürt halkı bu komplolaların, provakasyonların karşısında yek vücut olacaktır, boşa çıkaracaktır bunu. Hakkari'de yaşananı herhangi bir olay olarak görmüyoruz. İki gün boyunca Hakkari'de, Yüksekova'da, Şemdinli'de olduk. Yaşamını yitiren vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte olduk. Acılarına ortak olduk. Orada gördüğümüz durum şu, bütün bir halkı gözden çıkartmış bir devlet gerçeğiyle karşı karşıya. Bir duygu kırılmasından, bir duygu ayrışmasından bahsediliyor. Ama şunu bilmek gerekiyor ki, Başbakan'ın her söylemi, Cumhurbaşkanı'nın her söylemi, medyanın her tutumu, oradaki duygu kırılmasını bir parça daha güçlendirdi. Oradaki insanlar her biri, çocuğunu yütürmiş baba, annesini, babasını yitirmiş çocuk, 'Bunlar ne söylüyorlar, niye bizi anlamıyorlar, niye bizim burada yaşadıklarımızı görmüyorlar?' diye feryat etti. Çünkü onlar katliamdan kısa bir süre sonra olay yerine gitmişlerdi halk. O köylüler, yakınlarını yitirenler oradaydı. O kanıtları kendileri buldu. O kanıtları, kaybolmasın, deliller karartılmasın, diye jandarmaya teslim etmedi. Savcı gelsin dedi. Oysa olması gereken buydu. Eğer oraya bir güvenlik kuvveti olayı aydınlatmak için gidiyorsa, savcı gelinceye kadar orada tertibat alınmalı, deliller karartılmasın diye önlem almalıydı. Oraya helikopterle gidenler o delilleri alıp gitmek istemiş. Halk orada çıplak yüreğiyle direnerek, o delilleri tutanakla savcıya teslim edilinceye kadar direnmiş. Ama bugün medya o delillerden hiç bahsetmiyor, Başbakan bunları gözardı ediyor, Cumhurbaşkanı bunları görmemezlikten geliyor ve daha olayın üzerinden 1 saat bile geçmeden, kendilerini hakim yerine koydular, savcı yerine koydular, mahkeme yerine koydular, soruşturmayı bitirdiler, kararlarını verdiler, hükümlerini verip, açıkladılar. Böyle bir ortamda nasıl adalet arayacağız biz? Gerçeklerin açığa çıkması için bu kadar bedenini ortaya koyup, mücadele eden bir halk var. Bu halkta duygu kırılması yaşanmaz mı? Bu halk Şemdinli'de olanları unutmadı. Şemdinli'de de ölümüne direndiler, canlarını ortaya koyup delilleri yakaladılar, suçluları devlete teslim ettiler. Ama ne oldu? Şemdinli davası nerede, sanıklar nerede, iyi çocuklar nerede? Bunları görmeyen bir yerden kalkıp özel savaş politikalarına hizmet etmek hükümetin işi değil. Eğer hükümet bu işin içinde değilse, eğer Başbakan bu işin arkasında değilse, eğer Cumhurbaşkanı bu işin arkasında değilse, yapması gereken bir tek şey vardı, yurttaşlarına seslenmek, başsağlığı dilemek, 'Acınızı, üzüntünüzü paylaşıyorum' demekti ve 'Emin olun, bize güvenin, sonuna kadar araştıracağız, kim bunun arkasındaysa ortaya çıkaracağız' demesi lazımdı. Bunu söyleyemeyen bir hükümete bu halk güvenmedi, güvenmeyecek. Bu halk nasıl hükümete güvenecek. Güvenmiyorlar bizde güvenmiyoruz" diye konuştu.

İnsan hakları savunucularına da seslenen Kışanak, "İnsanlar Hakkari'de niye jandarmayla başbaşa bırakıldı? Niye bu provakasyonu yapanlarla başbaşa bırakıldı? Niye bağımsız heyetler ilk gün atlayıp oraya gitmedi? Bunu geç kalmış bir tavır olarak ailen yerine getirmesi gerekiyor" dedi. Kışanak, "Biz orada olmazsak, o halkı şiddetle başbaşa bırakırsak, bu duygusal kopuş değil duygusal kopuş, fiziki kopuş da olur. Bunu herkes görsün. Çünkü o halk 30 yıldır şiddete, provakasyona teslim olmadı bundan sonra da olmayacak. Bir kez daha 12 Eylülden, faşizmden, darbecilerden, karanlık güçlerden, derin devletten hesaplaşma isteğimizi Hakkari şahsında ortaya koyabiliriz. Hakkari'deki kompla bu ülkenin karanlığının bir sonucudur. Bu hesaplaşmayı orada sembolleştirebiliriz" diye konuştu. Kışanak'ın konuşması sık sık "Hakkari halkı yalnız değildir", "Biji Serok Apo" sloganlarıyla kesildi.

milliyet



Bu haber 627 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,260 µs