En Sıcak Konular

Devlete düşman oldular!

10 Eylül 2010 19:56 tsi
12 Eylül'de yapılacak referandum öncesi Türkiye'nin yakın tarihi ile ilgili gerçekler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor...

Darbe anayasasına hayır dedikleri için topluca işkence gören Güneydoğu'daki yüzlerce köyden sadece biri Zilan. 12 Eylül 1982 tarihinde Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Yeniçağlar (Zilan) köyünde yaşananlar, cuntanın bölge halkını devletten nasıl uzaklaştırdığının en somut örneklerinden biri. Köyde yaşayan bölgenin tanınmış âlimlerinden Molla Ali Yaz ve 28 talebesi, karakolda günlerce işkence gördü.

Köy imamı Abdulvasi Yaz, 'hayır'a öncülük ettiği gerekçesiyle camide yere yatırılarak dudaklarında sigara söndürüldü. Cunta bununla kalmadı; köy meydanına topladığı halkın önünde, köyün iki kanaat önderlerinin sakalını birbirine bağladı, sopayla sakallara vurarak yoldu.

Türkiye'de sık sık yaşanan darbelerde yaşanan acılar hale hafızalardaki tazeliğini koruyor. Bu acıların yaşandığı beldelerden biri de Güneydoğu'nun sakin ilçelerinden Kozluk'un Zilan köyü. Zilan'da 30 yıl önce yaşanan acılar bugünkü gibi taze. Dönemin tanıklarının gözyaşları içinde anlattıkları bugün bile insanın yüreğini burkuyor.

Buna göre köyde ilim ve irfan faaliyetleri yürüten Şeyh Muhammedê Zîlî'nin de etkisiyle halk İslam'a hizmet ediyor, siyasi hareketlerden uzak durmaya gayret gösteriyordu. 1980 darbesinden hemen sonra köyde bulunan ve bölgenin en büyük İslam âlimlerinden Molla Ali Yaz, gözaltına alınıp iki gece Bekirhan Jandarma Karakol Komutanlığı'nda 28 talebesi ile birlikte işkence gördü. Onlarca talebenin eğitim aldığı medrese cunta tarafından kapatıldı. 12 Eylül anayasa referandumu halkın iradesine sunuldu. Medresesi kapatılan, âlim ve talebeleri gözaltına alınan köy halkı referandumda hayır oyu kullanma kararı aldı. Ancak bu karar Zilan'a pahalıya mal oldu. Köyün etrafı jandarma birlikleri tarafından sarıldı. Camiden köy halkının meydanda toplanması için duyuru yapıldı. Bu sırada evde hasta bulunan köy imamı ve medrese âlimi Molla Ali Yaz, rütbeli subaylar tarafından emir verilerek köy meydanına getirilmesini istediler. Hocanın bir haftalık evli olan oğlu Abdulvasi Yaz, kendisinin hasta olduğunu ve kalkamayacağını ısrarla söylemesine rağmen rütbeli subay tarafından yumruklanarak susturuldu.

"KANAAT ÖNDERLERİNİN SAKALINI BİRBİRİNE BAĞLAYIP YOLDULAR"

Bunun üzerine Abdulvasi Yaz, babasını sırtına alıp askerler ile beraber okul meydanına getirdi. Meydanda yine babasının ayakta duramayacağını bu nedenle oturtulması gerektiğini söylemesi üzerine orada bulunan başka bir sorumlu subay kendisine " Sen kim oluyorsun sen çok konuşuyorsun" dedi. Kendisi de babasına eziyet verileceğini bildiğinden kendini köy imamı olarak tanıttı. Bunun üzerine sorumlu subay " Biz zaten seni arıyorduk." dedi. Ve onu okulun içine götürdüler. Ayaklarını tüfeğinin kemerine bağladılar. İki asker göğsünün üzerinde oturdu. Başucunda duran subay da "Referandumda hayır çıkması için neden propaganda yaptın" diye sigarayı yakıp "Senin propaganda yapan dudaklarını yakacağım." dedi. Ve defalarca sigarayı dudaklarında söndürdü. İmam Yaz'ın dudakları tamamen yanmıştı. Ayaklarına sopa ile vurmaya başladılar.

Ayaklarının altı yara olmuş su toplamış, darbelerden dolayı sağ ayak serçe parmağı kırılmıştı. Bağırmaları dışarıdaki köylüler duysun diye bayılıncaya kadar dövmeye devam ediyorlardı. Dışarıya çıkarılırken köyün en yaşlılarından Hasan Öztürk ile Hüseyin Kaya'nın sakallarının birbirine bağlandığını gördü. Ve değnek ile sakallarının arasına vurarak kopartıyordu. Defalarca tekrarladılar bu durumu.

Sakalları bir birine bağlanan iki kişiden Hasan Öztürk geçtiğimiz yıl vefat etti. Hüseyin Kaya ise referandumda oy kullanmayı bekliyor. Kaya, darbe anayasasına 30 yıl önce olduğu gibi bir kez daha hayır diyeceğini belirtiyor.

cihan



Bu haber 697 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,627 µs