En Sıcak Konular

Kutsal kitap satışları

0 0 0000 00:00 tsi


Atatürk’ün “Nutuk”u satış patlaması yapmış, iki yılda üç yüz bini bulmuş... Harry Potter’ı geçti mi, bilmem.

Nutuk’un çeşitli yayınevlerinden çeşitli baskıları var (bendenizde eski Türk Dil Kurumu’nun “resmi” baskısı mevcuttur), hatta bir ara Hıfzı Veldet Velidedeoğlu onu “Söylev” adıyla yeniden yayınlamıştı...

Atatürk’ün kullandığı dili “Türkçeleştirmişti” yani.

Çünkü Atatürk, henüz Atatürk değil, Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa olduğu 1927 yılında ünlü nutkunu Osmanlıca okumuştu!

Bu nasıl bir “Türk devrimcisinin el kitabıdır” ki Türk diline tercüme edilmesi gerekiyor?

Tercüme dedim de aklıma geldi... Nutuk’u basan yayınevlerinden biri Hitler’in “Kavgam” adlı ölümsüz eserini (!) de yayınlamış, onu da yetmiş bin sattığını açıkladı... Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Örgütü de on bin Nutuk bastırıp dağıtmış! Yanında poster de veriyorlar. Anahtarlık, T-Shirt, şapka ve kahve fincanı da veriyorlar mı acaba?

Böylece “Hitler, Mussolini, Lenin, Stalin, Mao gider, Atatürk kalır” diyen Kemalistler haklı çıktılar.

Nutuk satışlarında gözlenen patlama memnunluk vericidir. Yıllardır ısrarla yazarım: Her Türk vatandaşının Nutuk’u mutlaka ve mutlaka okuması gerekir. (Turgut Özakman’ın fotoromanıyla yetinmeyiniz, ayrıca Hasan İzzettin Dinamo’nun “Kutsal İsyan” ve “Kutsal Barış” adlı dizi eserlerini de okuyunuz, Sabahattin Selek’in “Anadolu İhtilali”ni de ihmal etmeyiniz. Sonra meseleye bir başka açıdan bakıp İdris Küçükömer’e de bir göz atınız... İşi ilerletince Alptekin Müderrisoğlu’na falan da geçiniz, önce bütünü kavrayıp sonra ayrıntılara da giriniz.)

Ancak bunun için okuma bilmek şarttır, bir, okuduğunu anlamaya gerekli ve yeterli bir zekâ katsayısına sahip olmak şarttır, iki.

O zaman da ne yazık ki satışlar belli bir rakamı geçemez.

Geliniz, Nutuk’un ne olup ne olmadığını bir kere daha hatırlayalım:

Nutuk, Atatürk’ün, kurtuluş savaşımızı nasıl yönetip kazandığını ayrıntılarıyla ve belgeleriyle anlattığı bir “rapordur”... Bu rapor mecliste okunmuş, ancak TBMM üyelerine değil, CHP grubuna verilmiştir... Hem hukuk açısından hem de teknik açıdan ikisi ayrı şeylerdir. Eğer Terakkiperver Fırka kapatılmamış olsaydı, bu partinin milletvekilleri oturuma katılamayacaklar, Nutuk’u ancak gazetelerdeki haberlerden ve sonra tamamı kitap halinde çıkınca okuyup öğrenebileceklerdi (radyo yeni kurulmaktaydı ve canlı yayın sözkonusu değildi)...

Nutuk, Atatürk devrimlerini topluca özetleyen bir başvuru kitabı, bir doktrin eseri değildir. Bir kutsal kitap hiç değildir. Bir “savaş anıları” toplamı ve bir “savunma metnidir”. Fransızca’da buna “plaidoyer” derler. General de Gaulle’ün de böyle savaş anıları vardır, General Eisenhower’ın da, Sir Winston Churchill’in de (hatta bu üçüncüsü o eseriyle 1953 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştı!)... Julius Caesar’ın bile vardır savaş anıları...

Çünkü Atatürk nutkunda son derece yanlı ve taraflıdır. Önemli bir bölümünü, sonradan ters düştüğü bazı arkadaşlarını, diğer bazı komutanları şiddetle eleştirmeye ve hatta suçlamaya, yerden yere vurmaya, yerin dibine batırmaya ayırmıştır.

Böylece, aynı zamanda siyasi bir risale (pamphlet) kimliğini taşır.

Nutuk, tarihçiler için son derece önemli, vazgeçilmez bir hammadde kaynağıdır. Budur ve yalnızca budur.

Hani “Das Kapital”in ya da “Komünist Manifesto”nun Marksizm’e temel teşkil etmesi, ya da “Kavgam”ın Nasyonal Sosyalizm’in teorisini ortaya koyması gibi, “Atatürkçülük’ün amentüsü ya da ilmihali” değildir. Okumayan birçok kişi öyle sanıyor.

Nutkunda, Atatürk, Samsun’a çıkışından, yani 19 Mayıs 1919 gününden önce olup biten hiçbirşeyi anlatmamıştır. O gün gördüğü “durum ve genel görünüşü” (vaziyet ve manzara-i umumiye) anlatarak sözüne başlar... Oysa, Mondros Mütarekesi’nden o güne kadar olup bitenler (30 Ekim 1918’den 19 Mayıs 1919’a tam altı buçuk ay) bilinmezse, değerlendirme eksik kalır.

Örneğin Atatürk’ün İstanbul’da o altı buçuk ay içinde... Bir gazete çıkarmayı... Yeni hükümette Harbiye Nazırı olmayı... Olamayınca o hükümetin güvenoyu almaması için çaba gösterdiğini biliyor muydunuz?

Bilmiyordunuz. Ama bize küfür etmeyi biliyorsunuz, değil mi?



Bu haber 225 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,310 µs