En Sıcak Konular

"Demirel yolsuzluk dosyalarını sümenaltı etti"

0 0 0000 00:00 tsi
Eski Gümrükler Başmüfettişi Necati Can, 28 Şubat darbesinin insan hakları alanında yol açtığı mağduriyetler kadar, bunun perde arkasında Türkiye'nin nasıl soyulduğuna da dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Meclis Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu'na verdiği ifadede, "28 Şubat, en büyük yolsuzlukların yapıldığı dönemdir" diyen eski Gümrükler Başmüfettişi Necati Can, açıklamalarını derinleştirdi.

Zaman'a konuşan Can, 10. yılında postmodern darbeyi, "Artık 28 Şubat denince aklıma direkt yolsuzluk geliyor." cümlesiyle özetliyor. "28 Şubat'la birlikte ülkeye 'hırsızlar oligarşisi' yerleşti." diyen Can, bu oligarşinin sadece gümrüklerde milyarlarca dolarlık hayali ihracat yaptığını ifade ediyor. En büyük üzüntüsü ise bu yolsuzlukları belgeleriyle birlikte anlattığı raporların Cumhurbaşkanlığı raflarında çürümesi. 1998-99 yıllarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gönderdiği iki ayrı rapor hakkında hiçbir işlem yapılmamış.

Necati Can, gümrüklerdeki yolsuzlukları rapor haline getirerek 7 Temmuz 1998'de Cumhurbaşkanlığı'na iletti. İşlem yapılmaması üzerine 17 Ağustos 1999'da ikinci bir rapor daha gönderdi. Can, 28 Şubat döneminde yolsuzlukların neden arttığının iyi anlaşılabilmesi için, postmodern darbenin perde arkasının iyi bilinmesi gerektiği kanaatinde. Yolsuzlukların üzerine giderken istihbarat birimlerinin desteğini arkasına aldığını gizlemeyen Can, devletin birimleriyle paylaştığı bilgilere dayanarak, "28 Şubat'ın ardında bir ülkenin gizli servisi vardı. İkinci ayağı ise yerli destekçileriydi. Onlara rüşvet olarak yolsuzluk düzenini bıraktılar. 28 Şubat'tan sonra etnik ve mezhebe dayalı müthiş bir kadrolaşma başladı." şeklinde konuşuyor. Köşk'e gönderdiği raporda örnekleri sıralayan eski Başmüfettiş, hayali ihracatı adım adım anlatıyor. Can'a göre dönemin Bakanı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Başmüdürlük gibi makamlara kendi istediği şekilde atamalar yaparak hayali ihracaat çarkı kurdu. Raporda bu çarka örnek olarak, İzmir kökenli İTS Tekstil firmasının yaptığı hayali ihracat anlatıldı. İlgili vergi dairelerinden alınan belgelere göre, haksız vergi iadeleri, Anasol-D hükümetinin kurulmasından hemen bir ay sonra başlıyor. İzmir Gümrükler Başmüdürü M.K., İstanbul'daki İhracatçılar Birliği'nin yardımıyla İTS'nin de aralarında bulunduğu İzmir'deki çeşitli firmalara hayali ihracat yaptırdı. Yolsuzluklar Ege İhracatçılar Birliği tarafından ihbar edildiği halde hiçbir yasal işlem yapılmadı. Bu kez Başmüdür İstanbul'a tayin edildi ve aynı firmalar da peşinden İstanbul'a taşındı. Daha sonra yapılan operasyonla hayali ihracat ortaya çıkarıldı. Tespitlere göre bir yıl içerisinde 15 milyon dolarlık haksız vergi iadesi alınmıştı. Yolsuzluğu belgeleriyle ortaya koyduğunu ifade eden Can, raporunda Bakan'ın bu işlerden 2 milyon dolar pay aldığı iddiasına yer verdi. Ayrıca bakanın aldığı bu rüşvetle İzmir'de bir villa yaptırdığını öne sürerek, villanın fotoğraflarını delil olarak sundu. Can, raporunda şu iddialara yer veriyor: "Rüşvet ödemeyen firmalar, hukuksuz suçlamalarla mahkemeye verilip rüşvete zorlanıyor. Kaçakçı ve hayali ihracatçı firmalar ise belgelere rağmen mahkemeye verilmeyip bilinçli olarak devlet soyduruluyor. 'Beyaz Formül' atamaları adı verilen, rüşvetle memur ataması yapılıyor. Bakanın bu şekilde 265 civarında para karşılığı atama yaptığı ve yolsuzluklara göz yumduğu iddiaları var."

Eski Gümrükler Başmüfettişi Can, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, "İki duvar arasında olacaksınız. Birisi üniter devlet, diğeri laiklik." sözüne atfen 28 Şubat'la ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor: "Ben de diyorum ki, bu iki duvarın arasında istediğin kadar yolsuzluk, hırsızlık yap kimse bir şey demiyor. 28 Şubat'ın tarifi bu: Demokratik, laik bir şekilde soygun yapmak."

Suçlanan genel müdür sorgulanamadı

Gümrükler Başmüfettişi Necati Can, 28 Şubat sürecinde yapılan yolsuzlukların üstünün örtüldüğünü ve dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın olayı çözmesine müsaade edilmediğini vurguluyor. Yolsuzluğu organize eden bürokratlara dokundurtmadıklarını ifade eden Can, "Mesela bir Gümrükler Genel Müdürü var. Onun ifadesini ne DGM savcısı alabildi ne de başkası. Buffalo'da ismini iddianamaye dahi yazamadılar. Niye ifadesini alamadılar? Çünkü arkada çok önemli güçler var. Petrol kaçakçılığı, et kaçakçılığı, hayali ihracatta bu şahıs doğrudan doğruya görev almış. Balina'da da aynı şey oldu. Bunun belgeleri var fakat dosyaya koydurmuyorlar. Koysalar, bu çete gidecek." diyor. 
 
Zaman



Bu haber 1,447 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,308 µs