En Sıcak Konular

Orası karanlık korkuyorum...

0 0 0000 00:00 tsi
Orası karanlık korkuyorum... 28 Şubat'ın yıl dönümünde konuşan, 28 Şubat mahkumu Hasan Celal Güzel çok ilginç röportaj verdi. 28 Şubat döneminde, şu anki hükümet görevlileri ve bürokratların jandarma istihbaratınca fişlendiğini ve bu belgelerin kendisinde de bulunduğunu anlattı

28 Şubat bilmediğiniz neyi öğretti size?

Yeni bir şey öğrendiğimi doğrusu söyleyemem. Darbecisiyle, medyasıyla her şey bildiğimiz gibiydi. Yeni olan belki de şuydu: 28 Şubat’ta diğer sıcak darbeler gibi ortada tanklar, toplar olmamıştır. Tabii Sincan’da tank yürüdü. Ama onun dışında çok sayıda tank, top vardı. Darbeciler ülkedeki savcı ve hakimlerin bir kısmını tank ve top gibi kullandı.


Sizce 28 Şubat’ın muhasebesini tamamladık mı?

Hayır. Bir işin muhasebesini yapmak için incelemek onun üzerinde araştırma komisyonları kurmak gerek. Gerçekten bu bir darbeyse ve anayasal düzene aykırı bir iş yapılmışsa bunu yapanları yargılayıp suçlu görüldükleri takdirde de mahkum ettirmek lazım. Bir hesap böyle kapanır. Ama Türkiye’de darbeler döneminin hiçbir zaman muhasebesi yapılmadı ki.


28 Şubat ne zaman bitti?

Bana göre 28 Şubat evvela 1999 seçimlerinde tasfiye oldu. Çünkü illegal bir cunta örgütü olan Batı Çalışma Grubu ortadan kalktı. 2002 seçimlerinden sonra ise 28 Şubat ekibi tamamen tasfiye edildi. Fakat BÇG’nin zihniyet olarak kalıntıları zaman zaman devam etmiştir. 2003 yılında aktif halde bulunan adeta 28 Şubat uzantısı gibi bir grup bulunmuştur. Buna kendi aralarında ‘Erenler grubu’ demişlerdir. Ben bunu birkaç defa televizyonlarda söyledim, yazılarımda da yazdım. Şimdiye kadar ‘böyle bir grup yoktur’ gibi bir yalanlama da gelmedi.


Geçen hafta katıldığınız bir TV programında yeni bir iddiada daha bulundunuz.

Evet, Jandarma İstihbaratı’nın fişlemesinden bahsettim.


Böyle bir iddiada bulunmanız için dayanağınız nedir?

Dayanağım elimdeki bu konudaki rapordur. Bu rapor bir senedir bende.


İddia ettiğiniz raporun içinde ne var?

Şu anda Bakanlar Kurulu’ndaki çeşitli bakanların, parlamentodaki çok sayıda milletvekilinin ve Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki yönetici seviyesindeki bürokratların fişlenmesi bu. ‘Şunu yapmıştır, çocuğu filanca koleje gitmiştir’ gibi şimdiye kadar bildiğimiz şeyler. Peki ben bunu niye 28 Şubat’taki gibi bir basın toplantısında açıklamadım? Bir kere, ismi geçen kişilerin üzerinde lüzumsuz tartışma yapılmasını istemiyorum. Bunlar benim için son derece değerli insanlar. İkincisi, Jandarma Genel Komutanlığı şu anda gerçekten bu tip illegal fişlemelerin yapılmadığı iyi bir dönemden geçiyor. Genel komutan son derece dikkatli, demokrasiye son derece bağlı bir insan. Ekibi de öyle. Dolayısıyla onları yıpratmak hoşuma gitmiyor. Üçüncüsü, ben bunu ilan ettim. Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e ‘Hasan Celal böyle diyor. Ne diyeceksiniz’ diye sordular. O da ‘Herhalde savcılar kendisinden bilgi alacaktır’ dedi. Sayın Bakan bunu söyleyeli bir hafta oldu. Hiçbir savcının geldiği, benden bilgi aldığı yok. Bu zaten bir parça yürek ister. Çünkü böyle işi yapan hukukçular meslekten atılıyor.


Sizin iddialarınız ciddiye mi alınmıyor? Köşe yazarlığı yaptığınız gazetede dahi haber olmadı. Nasıl açıklıyorsunuz?

Açıklaması çok kolay. Bunu bir fıkrayla izah edeyim. Nasrettin Hoca evinin bodrumunda anahtarını kaybeder ama anahtarı aydınlık odasında arar. Hocaya karısı ‘ne arıyorsun’ diye sorar. Hoca ‘Bodrumda anahtarımı kaybettim, onu arıyorum’ deyince karısı ‘o zaman neden burada arıyorsun’ deyivermiş. Hoca da ‘Orası karanlık korkuyorum. O yüzden burada arıyorum’ demiş. Mesele bu. Basın mensupları bu konuda ciddiyetime inanmadıkları için değil başlarına problem almamak için yapmıyorlar.


Peki böyle bir iddia karşısında sizi karşı taraftan arayan oldu mu?

Hayır. Şimdiye kadar herhangi bir tekzip de olmadı.


Peki hükümette ilgili kişilere bu son bilgileri ilettiniz mi?

Bunu size söyleyemem.


Erbakan size teşekkür etti mi?

Hayır. O zaman Necmettin Erbakan’a Jandarma Tuğgeneral Osman Özbek küfretti. Ben de ‘Bir general ülkenin başbakanı hakkında nasıl bu derece ağzını bozabilir. Bu ne rezalet’ filan dedim. Oysa Sayın Erbakan en ufak bir şekilde hakkını koruyamadı. Ben bu söylediklerim nedeniyle 159’ncu maddeden iki sene yargılandım, beraat ettim. Bakın bir gün Erbakan’la karşılaştık. ‘Mahkemeden geliyorum’ deyince ‘Ne mahkemesi?’ dedi. Güldüm, ‘Haberiniz yok mu; size küfreden generale karşı şöyle demiştim. Onun davası devam ediyor’ dedim. O da ‘Hiç bilmiyordum’ dedi.

star- Selin Ongun



Bu haber 149 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,457 µs