En Sıcak Konular

Öyle bir ağrı ki...

0 0 0000 00:00 tsi
Öyle bir ağrı ki... Migren, tarihin en eski hastalıklarından biri. Migren atakları sırasında mutluluk hormonu serotonin dramatik şekilde düşüyor. Migrenin görüldüğü kişilerin özelliklerini ortaya koyan çalışmalar da var. Peki migren kimleri seviyor?

Migren, mükkemmeliyetçi, ısrarcı, bağışlayıcı olmayan, kuralcı, hırslı kişilerde görülüyor. Çarpıcı bir bilgi de migren hastalarında depresyon görülme sıklığının normalden daha yüksek olması.

 İnceden bir ağrı belirir ensede. Bu, alarm işaretidir. Hasta şanslıysa aldığı ilaç onu 'kurtaracaktır.' Aksi halde ağrı önce başı, sonra tüm bedeni, hatta benliğinizi ele geçirir. Zonklayan, kafanızı sıkıştıran ağrıya çare yoktur. Kendinizi karanlık bir odaya kapatır, ışıktan, gürültüden kaçarsınız... Başlayan atağın esirisinizdir ve yapacak bir şey yoktur artık. Ağrının yarattığı bitkinlikle uyursunuz, daha doğrusu kendinizden geçersiniz. Tek çare, 'bilincini yitirmek'tir. Belki uyandığınızda ağrı hafiflemiş olacaktır.


Migren, yüzde 15-20 oranında görülüyor ve kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aksel Siva, bunun nedeninin bilinmediğini, hormonal faktörlerin etkili olabileceğini söylüyor.


Baş ağrısı çok yaygın mı?
Çok yaygın. Türkiye'de migren üzerine yapılan bir çalışmaya göre migren
erişkin toplumda yüz- de 16 oranında görülüyor. Bu, kadınlar ile erkekler arasında fark ediyor. Kadınlarda yüzde 20'ye çıkıyor görülme sıklığı. Erkeklerde ise yüzde 10. 15-55 yaşındaki kadınların beşinden birinde migren görülüyor. Migrenlilerin yaklaşık yüzde 25'inde ayda üç-dört veya daha fazla atak gelebiliyor. Migrenin bir düzeninin olması şart değil. Araya giren bazı dönemler sıklığını artırıyor veya azaltılıyor. Her iki kişiden birinde ya migren ya da gerilim tipi baş ağrısı görülüyor. Bazen ikisi bir arada oluyor.

Baş ağrısını kaça ayırıyorsunuz?

Baş ağırısı iki ana gruba ayrılıyor. Migrenin ve gerilim tipi baş ağrısının içinde yer aldığı gruba 'birincil baş ağrıları' deniyor. Bunların altında insanın hayatını tehdit eden bir hastalık yok. Migren, yüzde 10-15, gerilim tipi baş ağrısı ise yüzde 30-40 oranında görülüyor. Bir de ikincil baş ağrıları var. Bunlar bir nedene bağlı olarak ortaya çıkıyor. Akut sinüzit, tümör, beyindeki damar olayı ve altta gribal enfeksiyonun olduğu baş ağrıları bu grupa giriyor. Bunların bir kısmı çok tehlikeli değil, ama bir kısmı var ki beyin tümörü ve beyin kanaması gibi hayatı tehdit ediyor. Ancak bunlar çok çok nadir görülüyor.

Migren neden kadınlarda daha fazla?
Nedenini bilmiyoruz. Sanıldığı gibi kadınların detaycı, hassas olmaları, yani kişilik yapısıyla ilgili değil. İlk akla gelen şey hormonların etkisi ama bunu da net olarak bilmiyoruz. Migrende genetik yatkınlık var. Şu anda araştırmacılar bir migren geni bulmak için çalışıyor. Çok özel bazı migren türlerinde bulunmuş genler var ama bunlar ne kadar saf migren bilmiyoruz. Ama bu genetik yatkınlığın kadınlarda erkeklere göre daha baskın durumda olduğunu söyleyebiliriz.

Migreni nasıl tanımlıyorsunuz?
Tanı kriterlerini de göz önüne alırsak, zaman zaman gelen, düzen içinde olması gerekmeyen, başın bir tarafını tutan, zonklayıcı, genellikle çok şiddetli, beraberinde bulantı ve kusmanın olduğu, kişinin ışık ve gürültüden rahatsız olduğu ağrılardır migren. Atak sırasında hareket etmeyle artan bir ağrı söz konusudur. Migrende genelde ağrının başın bir tarafını tuttuğunu söylüyoruz ama bu herkeste aynı olmak zorunda değil. Aslında migrenlilerin en az yarısında başın iki tarafı da etkilenir. Enseden gelen baş ağrısı daha çok gerilim tipi ağrı olarak nitelendirilir. Ama migrenlilerin yüzde 90'ında ya ağrı enseden başlar veya atak sırasında ensede ağrı olur.
Ensedeki baş ağrısının tansiyon kaynaklı olduğu da söylenir...
Bu da yanlış. Sık baş ağrısı olan kişiler boyunda kireçlenme veya sinüzit olduğundan şikâyet eder. Her ikisi de kronik baş ağrısının nedeni değildir. Kişinin baş boyun hareketlerinin kısıtlandığı, ağrının hareketle ortaya çıktığı, kola ve başa doğru yayıldığını görürüz.
Bunlar çok nadirdir. Bu arada tansiyon baş ağrısına yol açabilir, ama bu, ya çok ani yükselmelerle ya da küçük tansiyonun 12'yi geçtiği durumda olur. Tansiyon, sinüzit, kireçlenme sanıldığı kadar baş ağrısında etkili değildir.

Başka migren tipleri var mı?
Auralı ve aurasız migren vardır. Auralı migrende her atak, auralı olmak zorunda değil. İginç ve az görülen bir migren tipi de baş ağrısının olmadığıdır. Sadece uyuşma, ışık parlamaları olur, ama ağrı yoktur. Sınıflandırmada 'baş ağrısız aura' diye geçer. Aslında çeşitliliği de olan bir tür baş ağrısı migren.



Migren ağrısı nasıldır?
Migren zonklayıcıdır. Ama her migrende bu olmayabilir. Basınç, kafada
bir şey genişliyormuş hissi olabilir.
Migren eşittir baş ağrısı da demek değil. Başağrısı sadece bir bölümüdür. Baş ağrısı migrenin belirtilerinden sadece biri ve kişiyi en çok rahatsız eden bölümü olduğu için herkes bunu dile getirir.
Migrenlilerin yarıya yakınında 'prodrom' adını verdiğimiz bir ön dönem olur. Bu dönemde kişi kendini daha sinirli, huzursuz hissedebiliyor, başa ağırlık çöküyor, sık sık esneyebiliyor, uykusu geliyor.
O sırada ışık, gürültü ve kokudan rahatsız oluyor, iş yapıyorsa konsantrasyonunu sağlayamıyor. Bu dönem bazen bir-iki saat sürüyor bazen çok daha kısa olabiliyor. Bunun arkasından migrenlilerin yüzde 15 -20'sinde 'aura' dediğimiz görüntünün hafif bulanıklaşması, kırık çizgiler, parlak çizgiler, uçuşan parlak noktalar gibi görsel şikâyetler olabiliyor, ağzın etrafında veya bir kolda uyuşmalar da görülebiliyor. Bunlar 20-30 dakika sürer ve ardından migren gelir. Ağrının dışında migrenin sönme dönemi vardır. Bu, atağı atlatan kişinin yeniden dünyaya gelmesi gibi bir dönemdir.

radikal



Bu haber 180 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,313 µs